1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İlişkinin Tatil Zamanı...
İlişkinin Tatil Zamanı...

İlişkinin Tatil Zamanı...

Bazen neyin nerede olduğunu bulmakta şaşırırız. Hayatımız da önemli diye adlandırdığımız taşların ister istemez sarsıldığını görünce boşluğa düşebiliriz. Hem boşluğa, hem de şaşkınlığa... Bizim için değer ifade eden bir insan, bir de bakarsınız ki, gö

A+A-

 

 

Bazen neyin nerede olduğunu bulmakta şaşırırız.

Hayatımız da önemli diye adlandırdığımız taşların ister istemez sarsıldığını görünce boşluğa düşebiliriz.

Hem boşluğa, hem de şaşkınlığa...

Bizim için değer ifade eden bir insan, bir de bakarsınız ki, gözümüzde o kadar da büyüttüğümüz gibi değilmiş.

Biz de mi bir hata var?

Yoksa karşımızdakinde mi?

Yoksa şartlarda mı?

 

Bunu merak ederim ben, merak ettiğim diğer pek çok şey gibi.

Yıllardır insanları gözlemlemekten anladım ki, anlam ve değeri bizler yüklüyoruz karşımızdakine ve olmayınca da hayal kırıklığına uğruyoruz.

O yüzden size diyorum ki, ne bir eşyaya, ne de bir insana, anlam ve değer yükleyin.

Günü ve vakti geldiği zaman zaten herşey olması gerektiği gibi olur...

Yürekte her ne varsa, zaten tam zamanında damlayacaktır...

 

İnsanlar artık ilişkilerinin ışık hızıyle başlamasını istiyor, aynı şekilde yıldırım hızıyle de bitmesini...

Bu cümleyi yazarken gülümsedim, bunun aksini henüz etrafta gözlemlediğim kadarıyle göremedim.

Yine çok komik bir şey yazacağım ama marketlerde satılan ürünlerin üretim ve son kullanma tarihleri bile daha uzun Sevgili Okuyucularım.

Aslında komik olmasına komik ama bir o kadar da trajik.

Yakında insanlardan "markette satılan bir kavanoz kadar, bile değerim yokmuş" diye sitemler duyarız...

Bu kadar tüketimin olduğu bir yerde ilişkilerin günün sonunda nereye gidecek olmasını merak ederim...

 

Hayatımıza baktığımızda kim bilir kaç arkadaşımızı anılarımızdan bile silmişizdir.

Bir olay olduğunda veya birisi çıkıp da  "filan tarihte..." diye bahsettiğinde belki o zaman hatırlarız o unutulanları.

 

Hatta bazen "Neden bitti ki dostluğumuz" bile dediğimiz olur.

Hemen ardından "oysa iyi insandır... Hatta "İyi de bir dosttur" diye düşündüğümüz de olur.

Ama bugüne baktığımızda bırakın ilişkinin sürmesini hatıralarımızda bile çok arkalara atmışızdır bu kişileri. Neden?

 

Neden bir zamanlar çok ama çok vazgeçilmez arkadaşlarımızı ve dostlarımızı bir kenara atarız?

Neden yerlerini belki eskilerden daha kötü olsa da yenilerini barındırırız yanımızda?

Her ilişkinin bir kullanma tarihi mi vardır?

İlişkin türüne ve içeriğine göre kullanma tarihi mi oluşmaktadır?

 

Bugün bir zamanlar en fazla ilişki içerisinde bulunduğumuz nice dostlarımız artık yanımızda değiller.

Bir kısmı ile nerede ise önemli bir olay olduğunda ilişki kuruyoruz. Ama yenilerin durumundan nerede ise her an haberdarız. Onları gözümüzün önünden ayırmıyoruz.

 

Hemen hemen herkesin en sık yaşadığı sorunlardan biri aslında bu yaşananlar...

Bunların sebebi ise, bir daldan bir dala atlamaları...

Tüketim toplumu olmaya itildiğimiz ve bunu bir alışkanlık haline getirdiğimiz için, ilişkilerinizi de aynı sıklıkla tüketiyorsunuz.

 

Marketten aldığımız ürünler gibi davranıyoruz ilişkilerimize, son kullanma tarihleri varmış gibi.. .

Hal böyle olunca mutsuz ve madde üzerinde mutlu olmayı beceren bir toplum oluyoruz. Pahalı arabalar, güzel kıyafetler gibi...

Bu durumdan hoşnut değilseniz, eğer biraz kendinizi farkındaysanız, ilk olarak hayatını biraz sadeleştirin. Uzun bir süre kimseyi yaşamınıza sokmayın. Sadece kendinize ait olun. İçinizdeki ışığı keşfetmeye çalışın.

 

Kendine dışarıdan bak, gözlemle. 

Aslında sen kimsin ve neyle mutlu oluyorsun?

Hangi ilişki biçimi gerçekten senin ruhuna iyi geliyor?

Hepsinden de önemlisi sen nasıl bir ilişki istiyorsun?

Bu soruların cevaplarını şimdi verdiğinde alacaklarınla, hayatında biri yokken, ruhun dingin ve dinlemişken alacağın yanıtlar birbirinden farklı olacaktır.

 

Doğru cevap elbette huzur ve sakinken aldıkların olacaktır. İnsan her kaç yaşta olursa olsun, ruhunu, yüreğini her gün yeniden keşfedebilir.

 

O yüzden zaman zaman yaşamlarımızda biraz frene basmak ve durmak iyidir.

Kendimizle ilgili neler yapmak istediklerimize yoğunlaşıp, hayatın içinde tek başına varolmanın dayanılmaz gücünü ve büyüsünü bulmalıyız.

Aşk, ilişki, sevgili beklesin...

Bunu bir çeşit tatil olarak düşün ve kendine zaman tanı. Eminim ondan sonra daha farklı düşüneceksiniz...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1551 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler