1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘İlaç kalıntısı’ ve affedilmez duyarsızlık
‘İlaç kalıntısı’ ve affedilmez duyarsızlık

‘İlaç kalıntısı’ ve affedilmez duyarsızlık

Kıbrıs’ın güneyine gönderilen tarımsal ürünlerde, normal değerlerin yüzde 600 üzerinde, kimyasal ilaç kalıntısı olduğu konuşuluyor. Bu korkunç bir iddia!.. Tam anlamıyla “zehirleniyoruz” demektir... Eğer doğruysa, “Bu ülkede niy

A+A-

 

 

Kıbrıs’ın güneyine gönderilen tarımsal ürünlerde, normal değerlerin yüzde 600 üzerinde, kimyasal ilaç kalıntısı olduğu konuşuluyor.

Bu korkunç bir iddia!..

Tam anlamıyla “zehirleniyoruz” demektir...

Eğer doğruysa, “Bu ülkede niye bu kadar çok kanser vakası var” sorusunun, yanıta ihtiyacı kalmamıştır.

 

***

 

Bu bir iddia!..

Öncelikle, konuyu gündeme getiren KIBRIS gazetesi, önemli bir toplumsal habere imza atmıştır, tebrik edelim…

Ve bu iddiayı biraz daha eşeleyelim, birlikte...

 

Başbakan’ın ‘duyarsızlığı’

 

En başta söyleyelim, Başbakan’ın “duyarsızlığı”nın affedilir tarafı yoktur.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası, “korkunç tehlike”ye dair bu iddiayı bir mektupla Başbakan İrsen Küçük’e iletmiş, günler öncesinden…

Kimse kılını kıpırdatmamış, anlaşılan…

Ne de olsa çok daha “mühim” gündemler var önlerinde (!)

 

Tahlilleri görmedik

 

Öncelikle, güneye giden tarımsal ürünlere dair Kıbrıs’ın kuzeyinde bir kontrol yapılıyor mu, öğrenemedik.

Kimse bilmiyor ?!

Tarım Dairesi Müdürü’ne, dün, gün boyu aramalarımıza rağmen “toplantıda” olduğu için ulaşamadık.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez’le konuştuk, şunu söyledi:

“Avrupa Birliği temsilcisi, toplantı sırasında bizi bu yönde uyardı, biz de hemen hükümete bir mektup yazarak, konuyu ilettik. Tabii, ortada bize ulaşan bir tahlil sonucu yok. Bunu biz talep ettik, ancak gönderilmedi. Bu nedenle sonuçları görmeden de, kesinlikle tarımsal ürünlerimizde normal değerlerin üzerinde ilaç kalıntısı vardır demek, mümkün değil. Bu bir iddia…”

 

Devlet Laboratuarı

 

Devlet Laboratuarı Müdürü Yeşim Andıroğlu ile de konuştum.

Diyor ki, “Son dönemlerde yaptığımız kontrollerde domates ya da salatalıkta, hiçbir şekilde normal değerlerin üzerinde bir ilaç kalıntısı saptamadık. Havuç hiç yok!.. Bu ürünler, eğer söylenen sonuçlar doğruysa, nasıl güneye gönderilmiş, bilemiyoruz.”

“Temmuz ve Ağustos aylarında bize gelen ve kimyasal analizi yüksek çıkan, limit üstü bulgu yok” diyor ısrarla, Devlet Laboratuarı Müdürü…

Ayrıca, “ihraç” ürünleri olarak portakal, enginar ve patatese yapılan kontrollerin de “temiz” olduğunu söylüyor.

Demek ki sorun “numune” alma sürecinde…

Ya numuneler sağlıklı olarak alınmıyor.

Ya da kimi ürünler, hiçbir denetim olmadan soframıza geliyor, güneye gönderiliyor, uyuyoruz birlikte.

 


 

Ufukta ‘erken seçim’ var

 

Ulusal Birlik Partisi Kurultayı öncesinde, her iki adayın da “gizli ajandası” çok açık ve net ortada:

“Erken seçim..”

İrsen Küçük de...

Ahmet Kaşif de bu noktadan sonra çok iyi biliyorlar ki, “böyle git-me-ye-cek...”

Yemeğin tadı kaçtı...

“Sürdürülebilir” bir hükümet olmayacak, hele de onca sözden, eylemden ve en önemlisi ülkedeki manzaradan sonra...

İrsen Küçük’le en son birlikte yediğimiz yemekte, bunun mesajını vermişti zaten...

Şimdi önemli olan, bir an önce, yeni bir SİYASİ PARTİLER ve Seçim Yasası hazırlamak, ayrıca ANAYASA’daki değişiklikleri de tamamlayarak, seçime öyle gitmek...

Her gün, zaman kaybıdır..

Siyasi partiler, MECLİS’in açılmasını beklemeden bir araya gelmeli, ANAYASA değişiklikleri, seçim, siyasi partiler yasasındaki düzenlemeler için uzlaşmalıdır...

 

 


 

Oh be!..

 

Ve “Kıbrıs Türk Basın Tarihi” kitabı tamamlandı...

Kendime sözümdü.

Tüm emek verenlere, destek olanlara teşekkürler...

Nice üretimlere...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 712 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler