1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İKİTEKER DÜNYASI 'MOTO-KAMP'2012'…
İKİTEKER DÜNYASI MOTO-KAMP2012…

İKİTEKER DÜNYASI 'MOTO-KAMP'2012'…

Uzunca bir süredir çeşitli organizasyonlar yapmaktayız. Bunların en önemlileri Camelot Beach’de iki yıl üst üste gerçekleştirdiğimiz motosiklet festivalleri oldu

A+A-

   

 

Jawa Ali

    Uzunca bir süredir çeşitli organizasyonlar yapmaktayız. Bunların en önemlileri Camelot Beach’de iki yıl üst üste gerçekleştirdiğimiz motosiklet festivalleri oldu...

    Kampçılık, çeşitli yarışmalar, gezi ve canlı müzik performanslarıyla bir ilk olan ve her biri üç gün süren bu organizasyonlarda tüm motorcuları bir araya getirip tanıştırıp kaynaştırmak, kamp yaşamını tanıtmak, En’ler yarışması ve yavaş gitme gibi yarışmalar ile grup sürüşü yaparak motosiklet kültürüne katkı koymayı amaçlamıştık. Bu arada Festival programı içerisinde 112 Acil servisinin motosiklet kazalarında yapılacak ilk yardım seminerini de İngiliz Dr. Terry önderliğinde izleme olanağı bulmuştuk…

KAMP VE KARPAZ’A SÜRÜŞ

    Bu yıl ise, 30 Haziran 2012 cumartesi günü yaklaşık 60 motorsever arkadaşın bir araya gelmesiyle gerçekleştirdiğimiz Moto-Kamp, müzikli ve eğlenceli bir ortamda yenilen akşam yemeği ile ertesi gün 1 Temmuz pazar günü Karpaz’a yaptığımız grup sürüşü ile sona erdi…

    Kıbrıs’ın çeşitli bölgelerinden Kamp için bir araya gelen motorcular mükemmel denizi ile katılımcıların deniz sefası yapmasına imkân tanıyan Tatlısu Zambak tesislerinde buluştular. Bazı arkadaşlar kendi çadırlarını kurarak konaklarken bazı arkadaşlar da ahşaptan yapılmış son derece güzel bungalowlarda konaklama imkânı buldular.

    Haftasonu olması dolayısıyla bazı arkadaşların çocuk ve aileleriyle birlikte katılması Moto-Kamp’a daha eğlenceli bir hava katarken genç kuşakların da bir şekilde bu kültürle tanışmalarına vesile oldu…

    İbrahim Öztürk ve Çetin Uzun arkadaşımızın gitarla yaptıkları canlı müzik zaman zaman katılımcıların da coşmasıyla eğlenceli bir havaya büründü… Denizin içinde bulunan platformda yenilen yemeğin ardından sohbet geç saatlere kadar sürdü…

DEMİRATLARLA DİPKARPAZ  

 Ertesi sabah kahvaltıda bir araya geldiğimiz katılımcı arkadaşlarla Karpaz’ın vahşi doğasına doğru gitmek üzere hazırlandık… Kısa bir hazırlık devresinden sonra havanın sıcak olmasına aldırış etmeden Karpaz’ın yolunu tuttuk… Meraklı bakışlar altında Dipkarpaz köyünde bulunan bir kahvehanede kahve molası verip günün anısına birkaç resim çektik…

    Dipkarpaz köyünden ayrılıp vahşi tabiatın içine doğru akarken, hiçbir aracın veremeyeceği bir haz yaşıyorduk demiratlarımızın üzerinde... Etraftaki kekik kokusu ile birbirine karışmış çeşitli bitki kokularını, ayrıca uzaktan gelen yosun ve deniz kokusunu içimize çekiyorduk. Rüzgârın yüzümüze vuran tatlı serinliği ile Altın Kumsal’ı yukarıdan seyredebileceğimiz yere varıp motorlarımızı park ettik. Bir çok ziyaretçi ile birlikte el değmemiş vahşi güzellikleri ile Altın Kumsal’ı seyre koyulup bol bol resim çektik.

KARPAZ EŞEĞİNİN ÇİKOLATA KEYFİ  

 Bir süre sonra yola devam edip bölgenin simgesi haline gelmiş özgür eşeklere rastladık. Birkaç arkadaşımızın durup eşeklerle iletişim kurmasına şahit olduk… Bir arabanın durup içinden çıkan birkaç kişinin  eşeklere yaptığı ikram görülmeye değerdi… Birkaç yeşillikten sonra ikram edilen çikolatayı zevkle yiyen eşeği görüntülemek için yanına kadar sokulduk ancak vahşi sandığımız eşek hiçbir tepki vermeden çikolatasını yemeye devam etti.

    Son derece evcil olduklarını gözlemlediğimiz eşeklerden ayrılıp bölgenin en önemli yapısı olan Apostolos Andreas Manastırı’na doğru yola koyulduk. Bu gezide Ada’nın en uç kısmı olan Zafer Burnu’na kadar gitmeyi planlamış olsak da, bazı arkadaşların motorlarının toprak yola uygun olmaması nedeniyle gezi, Manastır civarında bulunan bir Restaurant’a kadar sürdü. Her zaman gelme imkânı bulamayız diyerek biz üç arkadaş Said Sonat ve Türkay Ilıcak ile beraber Zafer Burnu’na doğru yola koyulduk… Bizim motorlarımız  Chopper ve Touring tarzı olduğu için stabilize yolun son beş kilometresinde biraz zorlandık ancak  Said arkadaşımız Enduro’suyla hiç zorlanmadı..

KEYİF İÇİN MOTOSİKLET  

 Zafer burnunda bir süre sohbet edip birkaç resim çektikten sonra oraya kadar soğuk saklama kabında getirdiğimiz içeceklerimizi yudumladık. Daha sonra arkadaşları bıraktığımız restaurant’a gelip bir şeyler atıştırdıktan sonra geri dönüş için yola koyulduk… Böylece yılın ilk yarısı için son gezimizi kazasız belasız gerçekleştirmiş olduk.

    Çok uzak sayılmasa da, grup gezilerinde fazla uğrayamadığımız bu bölgeyi senede birkaç kez ancak ziyaret edebiliyoruz. Devasa boyutlarda olmasa da el değmemiş doğası ve farklı yapısıyla Dipkarpaz bölgesi yolları dışında ziyaretçilerine güzel dakikalar geçirmek için tüm cömertliğini sunmaktadır… Özellikle bu ziyaretleri iki tekerli demiratların üzerinde gerçekleştirmek de ayrı bir zevk… Herkese nasip olması dileğiyle…

   

 

   

   

   

 

Bu haber toplam 512 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler