1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İkinci ‘Olgun Paşalar’ vakası mı?
İkinci ‘Olgun Paşalar’ vakası mı?

İkinci ‘Olgun Paşalar’ vakası mı?

Rauf Denktaş ile Derviş Eroğlu arasında 1990’lı yıllarda patlak veren siyasi rekabet, ‘Olgun Paşalar vakası’nı doğurmuştu. Dönemin Cumhurbaşkanı Denktaş, hükümeti kurma görevini ‘parti başkanı’ Eroğlu yerine, UBP milletvekil

A+A-

 

 

Rauf Denktaş ile Derviş Eroğlu arasında 1990’lı yıllarda patlak veren siyasi rekabet, ‘Olgun Paşalar vakası’nı doğurmuştu.

Dönemin Cumhurbaşkanı Denktaş, hükümeti kurma görevini ‘parti başkanı’ Eroğlu yerine, UBP milletvekili Olgun Paşalar’a vermişti.

Anayasaya göre bu mümkündü. Zira Cumhurbaşkanı görevi  “hükümeti kurabileceğine inandığı bir milletvekiline” vermekle yükümlü.

Hukuki bakımdan bir sorun yoktu, ancak siyasi etik bakımından bu ilk kez yaşanıyordu.

Neyse…

Sonuçta Paşalar görevi alı, kabul etti. Ancak partisinden hükümeti çıkarabilecek bir reaksiyon göremedi. Döndü ve görevi Denktaş’a iade etti.

Görevi yeniden Eroğlu aldı ve hükümetini kurdu.

**

Şimdi kulislerde ‘ikinci Paşalar vakası’ konuşuluyor.

Daha önce de yazdım: UBP’deki ‘isyancı’ milletvekillerinin elinde çok önemli bir koz var. Eğer isterlerse, İrsen Küçük’ü derhal Başbakanlık görevinden alabilirler.

Bugün açılacak meclis genel kurulunda ‘nisap krizi’ yaratabilirler.

Muhalefetle beraber ‘güvensizlik önergesi’ kartını oynayabilirler.

21 Ekim’e giderken, İrsen Küçük’ün elindeki gücü ters-yüz edebilirler.

Böylelikle ‘baskı’, ‘vaat’, ‘tehdit’ yöntemlerini kullanmakla suçladıkları İrsen Bey’i kurultaya ‘güçsüz’, ‘sıradan bir milletvekili’ olarak sokabilirler.

**

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun kafasından da bu senaryonun geçtiği anlaşılıyor.

Ancak siyaseten geçmişte yaşananlar nedeniyle Eroğlu bu hamleyi ‘en son koz’ olarak görüyor.

Nedeni ise yukarıda anımsattığım ‘Olgun Paşalar vakası’…

Bizzat Eroğlu’nun başına gelen ve o dönemde kendisinin çok sert tepki gösterdiği olayın benzerine nasıl imza atacak?

İrsen Küçük meclis tarafından Başbakanlık’tan indirilmesi işin kolay tarafı…

Peki ya sonrası?

Eroğlu ne yapacak?

İki seçeneği olur: Ya görevi yeniden Küçük’e verir…

Ya da ‘en çok vekile sahip parti’den, yani UBP’den bir milletvekiline…

İkinci senaryo, ‘Paşalar vakası’nı dejavusu olur.

**

Henüz dillendirilmiyor ama bir başka seçenek de şu: İsyancı vekiller, muhalefet partileriyle ‘koalisyon’u düşünebilir.

Mesela Eroğlu Ahmet Kaşif’e hükümeti kurma görevi verir. Kaşif UBP’de kendisine destek veren vekilleri arkasına alır. Bu sayı 9 mudur, 10 mudur, 11 midir? Kurultay öncesi ‘borsa’ sürekli değiştiğinden kesin rakam bilinmiyor.

Neyse… Kaç vekili varsa, onlarla beraber gider ve muhalefet partilerine ‘geçiş hükümeti’ önerir.

Ne geçişi?

Kurultay geçişi olmaz.

Olsa olsa ‘erken seçim geçişi’ olur.

Meclis aritmetiğine göre 26’lık bir ‘erken seçim hükümeti’ kurulur.

Böylece İrsen Küçük ekarte edilir.

Kaşif Kurultaya Başbakan gider.

Ancak bu senaryo uygulanabilir değil. Zira Kaşif her ne kadar ‘en büyük parti’den bir vekil olsa da, birlikte hareket ettiği vekil sayısı 10 civarındadır. Bu durumda Başbakan olunmaz. Muhalefet, hele 15 vekil sahibi CTP bunu konuşmaz bile.

**

“İrsen Küçük’ü başbakanlıktan almak isteyenler, ‘CTP’nin öncülüğünde bir hükümet’ bile gündeme gelebilir” diyenler bile var.

UBP tavanından emin değilim, ama tabanı böyle bir seçeneği kabul etmez.

Dolayısıyla İrsen Küçük’ü ekarte etmek isteyen Derviş Eroğlu, Ahmet Kaşif ve diğerlerinin meclis içinde ‘hükümeti düşürme’ seçeneği teorik olarak orada dursa da, pratikte ‘kolay lokma’ değil.

Yine de hiç belli olmaz.

Meclis bugün ‘teorik olarak’ açılıyor.

Belki de ‘pratikte’ açıl(a)mayacak!

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1107 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler