Tümay Tuğyan

Tümay Tuğyan

Yazarın Tüm Yazıları >

İkinci el

A+A-

Birkaç ay önce, Birleşik Krallık sınırları dahilindeki 4 ülkeden biri olan Galler’e gittik.

Galler gezimizin duraklarından biri de, 1500 kişilik nüfusuyla küçük bir köy olan Hay-on-Wye oldu.
İngiltere-Galler sınırındaki bu köyün dünyaca ünlü, çok önemli bir özelliği var.
Burası bir kitap ve kitapçı cenneti.
Yürüyerek 10-15 dakikada turlayabileceğiniz köy merkezinde yaklaşık 30 tane kitapçı var.
Ve bu kitapçıların büyük bir çoğunluğu, ikinci el kitap satıyor.
Zaten köyü dünyaca ünlü kılan yanı da bu; ikinci el kitaplar.
Ve tabii antika değeri taşımakta olanlar...
Köyün önde gelen kitapçılarından bir tanesinin girişinde; ‘dünyanın en büyük ikinci el kitapçısı’ yazıyor.
1800’lü yıllarda açılan bu kitapçı bugün hâlâ o özelliğini koruyor mu bilmiyorum ama en azından başlangıçta öyleymiş.
İrili ufaklı onlarca kitapçı dükkanında, hiçbir yerde bulamama ihtimaliniz yüksek olan kitaplara ya da özel baskılara rastlamanız işten bile değil.
Aklınıza gelen her konuda, ucu bucağı olmayan bir bilgi deryası.
Özellikle de dünyaca ünlü edebi eserlerin çok çok eski baskıları var ki bu baskılar, edebiyatseverler için paha biçilmez olsa gerek.
Bazı kitapçılarda her konuda kitap bulmanız mümkünken, bazıları belli konulara uzmanlaşmış.
Örneğin tarih...
Çocuk kitapları...
Korku ve polisiye...
Veya bahçecilik...
Kitaplar ağırlıklı olarak  ikinci el olduğundan, fiyatları da çok düşük.
Örneğin büyük şehirlerdeki gösterişli kitapçılarda 20 pound vererek alabileceğiniz bir kitabı, bu köyde sadece 2 pound vererek alabiliyorsunuz.
Yalnız ikinci el dedimse, gözünüzde yıpranmış kitaplar canlanmasın hemen.
Hemen hepsi pırıl pırıl, tertemiz.
Hepsi, kitabın değerini bilen insanlarca okunmuş.
Okunurken ortadan ikiye katlanıp da kökü ayrılmamış, ayraç niyetine sayfaları katlanıp ezilmemiş, içleri tükenmez kalemle yazılıp çizilip de helak edilmemiş...
Bu kitapları değerli kılan bir diğer özellikleri ise, tanımadığımız, bilmediğimiz insanların hayatlarına dokunmuş olmaları.
Girdiğimiz kitapçının birinde elime alıp karıştırdığım pek çok romanın içerisinde, 100-150 yıl öncesinin tarihini taşıyan ve sevgililere ya da tanıdıklara yazılmış özel notlar buldum.
Düşünsenize, 1900’lü yılların başında, sevdiği kadına aşk ilan eden bir adamın utangaç satırlarına dokunuyorsunuz.
Ve hayal etmeden duramıyorsunuz, acaba nasıl bir aşkmış diye!
Merak ediyorsunuz, o satırlar karşılık bulmuş mu bulmamış mı?
Ve kullanılan mürekkebe, yazılan her bir harfe gösterilen özel itinaya bakarak ve şimdilerde aşk ilanlarının cep telefonlarından atılan kısa mesajlar aracılığıyla yapıldığını üzüntüyle anımsayarak, hafiften özeniyorsunuz eski çağlara.
Eğer bir gün yolunuz Galler’e düşerse, İngiltere sınırındaki bu küçük kitapçı köyüne uğramayı ihmal etmeyin.
Çünkü eğer bir kitapseverseniz, pişman olmayacaksınız!

Bu yazı toplam 2198 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar