1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İKİ YIL ÖNCE, İKİ YIL SONRA
İKİ YIL ÖNCE, İKİ YIL SONRA

İKİ YIL ÖNCE, İKİ YIL SONRA

Yıl 2010. Atletizm kafilesi ile Bursa’da gerçekleştirilen 23 yaş altı, gençler ve büyükler kategorilerinde düzenlenen yarışlar için Bursa’ya gitmiştik. Orada gerçekleşen yarışlarda, 400 metrede bitiş çizgisini en önge geçen Meliz, birincilik k

A+A-

 

 

Yıl 2010. Atletizm kafilesi ile Bursa’da gerçekleştirilen 23 yaş altı, gençler ve büyükler kategorilerinde düzenlenen yarışlar için Bursa’ya gitmiştik. Orada gerçekleşen yarışlarda, 400 metrede bitiş çizgisini en önge geçen Meliz, birincilik kürsüsündeydi.

O zamandan bu zamana kadar 2 yıl geçti. Yine bir şampiyona için yollara düştük. Pistte yine Meliz olacaktı. Ama bu sefer daha büyük bir organizasyonda, İstanbul’da, Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda.

2020 Olimpiyatları için aday ülkeler arasında Türkiye de var. Bu olimpiyatlar yolunda böylesi büyük bir organizasyonu düzenlemesi gerekiyordu. Sadece 3 aylık bir zaman diliminde yapılan Ataköy Atletizm Salonu bakıldığında sanki bu kadar az bir zamanda değil de daha uzun bir süredir, üzerinde bayağı çalışılarak yapılmış izlenimi verdi.

İşte iki yıllık zaman diliminden nereden nereye dedirten bir ivme yakaldı Meliz ve Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda 400 metrede yarı finale kalma başarısı gösterdi. Bunu bazı kesimler başarı olarak nitelendirmeyebilir ancak onun böyle bir ortamda yarışıyor olması bile önemli. Yarı finalde Sanya Richard Ross gibi dünya çapında bir atlet ve yine dünyanın en iyi 3 zamanına sahip sporcularla mücadele etmesi de önemlidir. Finale kalsa çok güzel olurdu ancak bu gibi atletlerle yarışması, tecrübe açısından önemlidir diye düşünüyorum. Meliz’i iki yıl önceki gibi kürsüde göremedik belki ama kim bilir, iki yıl sonra belki de dünyanın başka bir ucunda, başka bir yerde Meliz’i madalya seremonisinde görebiliriz, bence güzel olur...

 

***

 

Amerika’nın Türkiye keşfi

 

Yakından takip edenler bilirler, Amerika Birleşik Devletleri şampiyonaya en fazla atlet ile katılan ülke oldu. Aynı zamanda en fazla madalya kazanan ülke de. Hani bir tabir vardır ya “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok” diye, bunun tersine Amerika Türkiye’yi keşfetti. 10 tanesi altın olmak üzere 18 madalyayı ülkelerine götürdüler. 400 metre bayanlar finalinde rüzgar gibi geçti Sanya Richard, erkekler heptatlonda Ashton Eaton’ın Dünya Rekoruna tanıklık ettik. 9 madalya ile ikinci sırada yer alan Büyük Britanya her ne kadar Amerika’nın gölgesinde kalsa da 4x400 bayanlar bayrak yarışında takım olarak Amerika’yı geride bıraktıkları yarış görülmeye değer yarışlardı.

 

***

 

 

 

Ve Isinbayeva...

 

Tabi birçok atletten öte bir atlet vardı, o da Yelena Isınbayeva.

Şampiyonaya seyircilerin ilgisi, final yarışlarının ağırlıkta olduğu ikinci ve üçüncü günde daha fazla oldu. Kapanışı da Isınbayeva yaptı. Rakipleri 4.30 metre atlayışlarından üst seviyelere gelebilmek için mücadele ederken görünmeyen Isinbayeva, 4.70’te ortaya çıktı. İlk atlayışında bu dereceyi rahat bir şekilde geçti. Rakipleri 4.75’i geçemeyince, 4.80’i bir defada geçen yıldız, şampiyonluğunu ilan etti. Her ne kadar Dünya Rekoru olan 5.02’yi geçemese de herkes tarafından ayakta alkışlandı, zafer turunu salonda ülke bayrağı ile atarken...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 762 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler