1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İki Tarafta Yaşamak
İki Tarafta Yaşamak

İki Tarafta Yaşamak

Eskiden Kıbrıs'ın her tarafında yaşamak hayallerimizle sınırlıydı. 2003 Nisan’ında, kapıların açılmasıyla hayaller gerçek oldu. Türkler güneye, Rumlar kuzeye geçmeye başladı. İki toplum da, yaşadıkları adanın diğer yarısını 29 yıl sonra görüp keş

A+A-

 

 

 

 

Eskiden Kıbrıs'ın her tarafında yaşamak hayallerimizle sınırlıydı.

2003 Nisan’ında, kapıların açılmasıyla hayaller gerçek oldu.

Türkler güneye, Rumlar kuzeye geçmeye başladı. İki toplum da, yaşadıkları adanın diğer yarısını 29 yıl sonra görüp keşfedebildi.

 Zaman içinde, Kıbrıslılar’ın yaşamı iki kesim arasında gezinmekle mi geçer, bölgeler bir bütün haline gelebilir mi, doğrusu bilinmiyor.

 

Haziran ayıında, Türk kesiminden bir arkadaşım, Rum kesiminde, Maria Faranduri'nin konseri olduğunu haber verdi. Kendisi gidemiyecekti, bana önerdi. Konsere davetiyesi olan ve bu taraftaki arkadaşıma teklif götüren Rum, ikimizin de ortak dostu. Onu aradım ve ''geliyorum'' dedim.

 

İşitmişsinizdir; ünlü müzisyen/ besteci Mikis Teodorakis bu yıl 80.yaşını kutluyor. Bu değerli kişiye saygı, sevgi sunmak, onu daha yakından tanıtmak  amacıyla, Yunanistan ve Kıbrıs'ta  çeşitli kutlamalar yapılıyor. Ne mutlu ona ki, sadece doğduğu, yakın olduğu ülke insanları tarafından değil, tüm dünya tarafından takdir ediliyor ve yaşarken bu sevgiyi görüyor.

Kıbrıs'taki etkinliklerin (konser, TV programları v.s) tümü RIK (Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu) tarafından destekleniyor.

 

Maria Faranduri Teodorakis’in 80.doğum günü konseri için davet edilmişti. Büyük müzisyen ile, gencecik bir kızken çalışmaya başlamıştı. Ortak konserler ve plaklar çıkarmışlardı. Maria, Teodorakis’in hem ruhunu hem de müzik tekniğini en iyi bilen ve şarkılarını en güzel okuyabilen şarkıcılardan birisidir. Faranduri bize, Aydemet belediyesinin mütevazi salonunda, Rus piyanist eşliğinde 3 saat boyunca Teodorakis şarkısı okudu. İzdihamsız, itişmesiz bir küçük kalabalığa, özel konser veriliyormuş gibiydi. Sine-vizyon ile yaşamı, müziği, siyasi, devrimci mücadelesi gösterildi. Yunanistan'ın Cuntası’nın koyduğu yasakları, Rum kesimindeki özgürlükle gideriyordu. O dönemde çıkardığı LP'sinin sponsorlüğü yine RIK'e aitti.

 

Çocukluğumdan beri Teodorakis hayranıyım. Faria Faranduri'yi de severim ama Mikis'in besteleri bambaşka. Müzik kalitesi kadar,  iliklerimize kadar aktardığı enerji, yaratıcılık, hümanizma, yurtseverlik akımından sarsılmamak elde değil.

 

Konser çıkışı beni gören bazı Rum tanıdıklar gözlerine inanamadı. ''Sen burda ha!'' diyorlardı. Birkaç gece sonra Vasiliu'nun partisinin yemeği vardı. Oraya da başka arkadaşlarla gittik. Yine pekçok tanıdık Rum'a (3-5 de Türk vardı) rastladık. Birisi dayanamayıp ''Fatma sen iki tarafta da yaşıyorsun'' dedi.

Gerçekten, artık  düğünlere, cenazelere, başsağlığına,  doğum günü partilerine  gidiyoruz. Bir yerde gerçekten yaşıyor olmanın ölçüsü, gidilen yerlerde oralı tanıdıklarla/arkadaşlarla sıkı bir iletişim kurmaktan geçer.

 

2003 ve 2004 Eylül'ünde Baf Kalesi'nde düzenlenen ''Opera Festivali''nde de bizi gören Rum arkadaşlar şaşırıp kalmıştı. Bu yıl da gitmeyi planlıyoruz.

Eminim ki, aynı durumu başka Türkler de yaşıyor. İki tarafta da yaşayan Rumlar da vardır. Eski dostluklar, yeni kurulan arkadaşlıklar, eski/yeni ev sahibliliği tanışlığı, başka amaçlı ilişkiler, kumar/fuhuş, alış/veriş, ne şekilde olursa olsun,  Kıbrıs'ta ayrı kesimlerde sürdürüldüğü sanılan yaşamlar yavaş yavaş birbiri içine giriyor. Siyasetteki sertleşmeler, evetçi/hayırcı küskünlükleri, iki kesimli paralel yaşantıyı kesintiye uğratamıyor.

Peki neden oluyor bunlar?

İnsanlar nerede, nasıl, hangi kimlikle yaşarsa yaşasın, benzer özelliklere, ihtiyaçlara, duygulara sahiptir. Ve insanlar birbirine her zaman muhtaçtır. ''İnsan insana bulunur'' diye bir söz vardır. Yakınlaşma bundandır.

Bizler, çoğu konuda Rum tarafına ihtiyaç duyduğumuzu sanırdık. Yılarca, bizim tarafta bulunmayan hayati ilaçlar Rum tarafından bulunurdu.

Halbuki şimdi, bazı Rum’ların hayatları, bizim kesiminden alınan ilaçlarla  kurtuluyor.

 

Biz Kuzey'den sıkılırken, Rumlar da Güney'den sıkılmışlar.

Sosyal yaşam karışıyor. Rum/Türk, aradığını nerede bulursa oraya gidiyor.

Resmi işler zamanla diğer tarafa kayacak gibi görünüyor. Pasaport, kimlik kartı, doğum kağıdı için uzun Türk kuyrukları azalmıyor. Ticaret de öyle olacak. Belki de çok sürmez, şirketlerimiz gibi tapularımızı da diğer tarafta kayıt yaptıracağız.

Siyasetçilerin aksine, yaşam iki tarafın ilişkilerini gün be gün artırıyor.

 

                                                                               18 Ağustos 2005 Yenidüzen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2210 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler