1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İHTİYACIMIZ YOK
İHTİYACIMIZ YOK

İHTİYACIMIZ YOK

TBMM Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, ''Kuzey Kıbrıs'taki gençlerin İngiltere'ye ya da Rum kesimine özenti duymaması lazım. Onun için hükümetimiz yaşam kalitesi, bireysel hak ve özgürlüklerin kullanılması ve alt

A+A-

 

 

TBMM Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, ''Kuzey Kıbrıs'taki gençlerin İngiltere'ye ya da Rum kesimine özenti duymaması lazım. Onun için hükümetimiz yaşam kalitesi, bireysel hak ve özgürlüklerin kullanılması ve altyapı hizmetleri noktasında buradaki yaşam standardını yükseltmek istiyor'' dedi.

Kıbrıs Türk gençleri kimseye özenti duymaz. Kıbrıs Türk gençlerinin böyle bir özentisi yoktur. Kıbrıs Türk gençleri sizin gençleriniz gibi yaşamıyor. Öyle yaşamak da istemiyor.

Sizin anlamadığınız, algılayamadığınız asıl gerçeklik budur.

Bunun için Kıbrıs Türk gençliğine kendi yaşam biçiminizi dayatmak istiyorsunuz. Kuran kursları, ilahiyat koleji, ilahiyat fakültesi, bol bol cami, sanki çok camiye giden kişi varmış gibi her köye bir değil, iki imam tayini hep bu amaca yönelik adımlardır.

Vazgeçin, Kıbrıs Türk gençliğinin bunlara ihtiyacı yoktur. Gençlik kendi ülkesinde, kendisi olarak yaşamak istiyor.

Bu ülkenin 1974 yılında 100-120 bin olan nüfusunu önce 200 binlere, ardından da 350-400 binlere çıkarırsanız ve hedef olarak da 800-900 binden bahsederseniz elbette bu ülke gençlerini mutsuz edersiniz.

Kimse kusura bakmasın yüzlerce yıldır bu topraklarda yaşayan Kıbrıs Türk halkı, kendi yaşam biçiminden, gelenek ve göreneklerinden, dini inancından, kültüründen, sanatından, üretkenliğinden, yaratıcılığından, uysallığından, kısacası kimliğinden mutludur ve öyle yaşamaya devam etmek istiyor.

Sizin toplum mühendisliğinize hiç ama hiç ihtiyacı yoktur.

***

Son 2-3 yılda UBP iktidarı ile birlikte Kıbrıs’ın kuzeyinde Kıbrıslı Türkleri rahatsız eden gelişmeler var.

 Bu rahatsızlığın başında vatandaşlık konusu geliyor. UBP hükümeti her gün yeni yurttaş yazarak, önüne geleni vatandaş yaparak, Kıbrıs’ta, Kıbrıslı Türk nüfusunu azınlık duruma düşürecek adımlar atılıyor.

UBP iktidarının bu çabası gerçekten anlaşılır değildir. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun özel temsilcisi Kudret Özersay önceki gün yaptığı açıklamada “KKTC’de yaşayan herkesin Birleşik Kıbrıs’ın vatandaşı olmasını istediğimiz şeklinde yanlış algı yaratılıyor. Bizim önerimiz referandum günü KKTC vatandaşı olan herkesin, Birleşik Kıbrıs’ın vatandaşı olmasıdır” dedi.

Siz golifa gibi vatandaşlık dağıtacaksınız, sonra da referandum günü hepsi oy kullanacak ve hepsi de kurulacak yeni ortak devletin de yurttaşı olacak diyeceksiniz. Kusura bakmayın sayın Özersay bunların oy kullanmasına da, yeni kurulacak ortak devletin yurttaşı olmasına da ben karşıyım.

Nisan 2004 referandumunda oy kullananlar için bu kabul edilebilir. Nitekim kabul edilmişti. Ama özellikle Nisan 2009’dan sonra verilen, hem de bir günde verilen vatandaşlıklar için bunu biz de kabul etmeyiz. Üstelik durdurulacağına, her gün artarak devam eden bir süreç var.

İkinci rahatsızlık da iş sorunudur. Burada yaşayan herkesin işi varmış ve fazladan da işgücü gerekirmiş gibi bu ülkeye durmadan yeni işgücü gelmektedir. Bu durum işverenlere ucuz işgücü sağlamaktadır. Bu nedenle de burada yaşayan insanlar için özel sektör kapıları kapalıdır.

Gerekçesi de malum. “Kıbrıslı gençler bu işlerde işlemez, devlet işi isterler” . Elbette bu gerçek değil. Gerçek olan ucuz işgücünün varlığıdır. Bu varolduğu ve sürekli de yenilerin eklendiği bir ortamda kimse geleceğini patronun iki dudağı arasından çıkacak sözlere bırakmaz. O nedenle Kıbrıslı gençler devlet, ya da belediye gibi garantili iş istemekte, bu yönde siyasilere baskı yapmaktadır.

Son dönemde en büyük rahatsızlık ise Türkiye’den gelen, Kutlay arkadaşımın deyimi ile “hormonlanmış Türk sermayesi”dir. Üniversite sektörüne el atıldı. Turizm sektörüne çoktan el atıldı. Şimdilerde inşaat sektörüne de el atılıyor. Özelleştirme adı altında da kamu kurumlarımız birer birer Türkiye sermayesine peşkeş çekiliyor. 

Bu gidiş Kıbrıs Türk halkını ve özellikle de gençlerimizi elbette rahatsız etmektedir.

Siz bunu hala “Ruma, İngiliz’e özenti” olarak izah etmeye çalışırsanız kusura bakmayın siz Kıbrıs Türk gençliğini anlamadınız demektir.

Anlatmak istediğimiz biz böyle mutluyuz. Bırakın istediğimiz gibi yaşayalım. Bize kendi nüfus çoğunluğunuzu, kendi hormonlaşmış sermaye gücünüzü, kendi yaşam biçiminizi dayatmayın. Bu bünye onu kaldırmaz.

      

 

 

 

 

Bu haber toplam 1860 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler