1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İğrenç bir GAZETECİLİK
İğrenç bir GAZETECİLİK

İğrenç bir GAZETECİLİK

Sabah sabah aradı, çok sevdiğim bir kadın okurum, “tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum, yayınlamadınız...” Sonra dert yandı: “Peki, bu iğrenç ifadeleri, en küçük detayına kadar yayınlayanlar için ne yapabiliriz...” Tek kelimeyle y

A+A-

 

 

Sabah sabah aradı, çok sevdiğim bir kadın okurum, “tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum, yayınlamadınız...”

Sonra dert yandı: “Peki, bu iğrenç ifadeleri, en küçük detayına kadar yayınlayanlar için ne yapabiliriz...”

Tek kelimeyle yanıtladım bu soruyu:

“OKUMAYINIZ...”

 

***

 

Anlattı...

Gazete bayisi önünde, herkes, birbirine okuyormuş yüksek sesle..

“Öyle yaptı...”, “Böyle yaptı...”

Sonra da basıyorlarmış azarı:

“Vay ahlaksız...” “Vay alçak...”

- “Niye alıyorsunuz bu gazeteleri, niye evinize götürüyorsunuz, çocuklarınıza yazık değil mi” diyecek olmuş..

Yanıt hazır:

“Çok ayrıntılı yazdı, ne olmuş yani, bilmeyelim mi?

 

***

 

İğrenç tecavüzün detaylarını yazanlar, bol bol gazete sattılar dün...

Tirajlarıyla övünebilirler...

Bu “iğrençliğe” ortak olduklarını kabul etmediklerine göre, muhtemelen bu yaptıklarına da “gazetecilik” derler...

Sorumsuz... İlkesiz...

İğrenç bir gazetecilik bu!..

 

***

 

Yüzlerce tebrik aldık dün..

“Onlarca” demiyorum, abartmıyorum da... Yüzlerce..

Ama biliyorum ki, bu insanların bir kısmı, dönmüşler, o gazeteyi satın almışlar, okumuşlardır, bizi “tebrik” ederek, “sorumlu” görünürken...

Böyle kaybediyoruz işte...

Hep birlikte...

 

 


Sayın Nolan, bu dava ‘kapalı’ sürsün, ne olur!

 

Sayın Nevvar Nolan...

Mahkemelerde illa ki her oturum medyaya açık olmak zorunda değildir...

“Bu oturum toplumun ruh sağlığı ve kamu yararı düşünülerek, kapalı yapılacaktır” deme gücünüz var.

Geçmişte “kapalı oturum”la görülen davaları anımsıyorum.

Görüyorsunuz işte, medya “sorumlu” yayıncılık yönünde “birlik” olamıyor.

Çok geniş kalabalıklar da “iğrençlikleri” okumaktan ve birbirlerine anlatmaktan zevk duyuyor, ne acı...

Kimi özel durumlarda, kimi özel kararlar almak gerekiyor, Sayın başkan...

Bunun basın, fikir, anlatım özgürlüğü ile de ilgisi yok, inanın ki...

Evet, bu dava “kapalı” devam etmelidir, çünkü, yurttaşları “korumak” gibi bir görev vardır...

Diyeceksiniz ki, “bir gazeteci olarak yurttaşın haber alma hakkı engellensin mi istiyorsunuz?”

Yok!.. İlgisi yok...

Her duruşma sonunda basına bilgi verilir, ayrıntıya girmeden. Herkes de duruşmanın ne aşamada olduğunu öğrenmiş olur...

Evet, “yasaklar” çözüm değil, biliyorum...

Ama ne yapalım!..

Demek ki henüz, bu kadar “açıklığı” kaldıracak bir toplum değilmişiz...

 

* (Sevgili Hüseyin Ekmekçi, dün,  Havadis’te yapmıştı aynı çağrıyı, yerinde bir talep, destekliyorum.)

 

 


Kalem satan üniversiteli

 

Dün, akşam üzeri, gazeteye sürerken aracımı, bir genç trafik ışıklarında

bekleyenlere

kurşun kalem satıyordu.

“Bizim memlekette bir bu eksikti” dedim.

İnsanlar da yadırgadı, “isterim” diyen yoktu zaten...

Sonra gazeteye gelince, bir dosttan gelen mesajı gördüm:

<<... Lefke Avrupa Üniversitesi, okul öncesi öğretmenliği okuyor, dilenci değil, yani bitirebilirse öğretmen olacak. Kalem satan çocuk! Gidip konuştuk hikayesini dinledik. LAÜ rektörü söz vermiş burs sağlayacağına. Diyarbakır doğumlu, 10 çocuklu bir ailenin en büyüğü, 9 tane daha küçük kardeşi var. Babası ancak oradakilere bakabiliyor.

İlk yıl okul parasını 4 bin TL çalışarak lisede kazanmış, geriye kalan 4 bini ise daha ödememiş, kışın hem okumuş hem de saat 17.00 dan gece 2’ye kadar lokantada çalışmış. Türkiye başbakanlık ayda 275 TL eğitim bursu çıkarmış...>>

Telefon numarası da veriliyor arkadaşın, buradan paylaşmak doğru olmaz.

Sanırım, yolda gördüğüm gençti, anlatılan...

Yine de, sokak ortasında kalem satmak çözüm değil.

Pekçok kurum var, eğitim bursu veren, başvurabilir. Ya da “normal” bir iş bulur, çalışır...

Böylesi doğru değil, olmaz.

 

 


Güzel İşler

 

·        Yaşar Ersoy’un, “Sevdasıyla Kavgasıyla Bir Ülkenin Yaşamında Rol Almak – Yenilmek Ama Teslim Olmamak” kitabı yayınlandı

 

·        Bayram süresince pek çok otel % 100 dolu, çoğu da doluluk oranlarını artırdı...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 916 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler