1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İÇİMİZDEKİ MEVLANA
İÇİMİZDEKİ MEVLANA

İÇİMİZDEKİ MEVLANA

Tüge Dağaşan Şakiroğlu: MEVLANA! Birçok sözünde kendimizi bulduğumuz, içimizi huzurla dolduran o ilahi isim. Gelelim “İçimizdeki Mevlana”ya; Mevlana’nın görüş ve düşüncelerini yorumlayıp daha iyi anlamamızı sağlayacak olan kitaplardan bi

A+A-

 

 

 

Tüge Dağaşan Şakiroğlu

 

Şefkatte güneş gibi ol. Ayıp örtmede gece gibi ol.

Cömertlikte nehir gibi ol. Hiddette ölü gibi ol.

Affetmekte derya gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol.

Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol.

 

         MEVLANA! Birçok sözünde kendimizi bulduğumuz, içimizi huzurla dolduran o ilahi isim. Gelelim “İçimizdeki Mevlana”ya; Mevlana’nın görüş ve düşüncelerini yorumlayıp daha iyi anlamamızı sağlayacak olan kitaplardan biri. Cihan Okuyucu’nun kaleme aldığı romanda, bir kesim öğrencilerle öğretmenlerinin  kurduğu diyaloglar, sürükleyici bir biçimde anlatılmış. Öğretmenlerinin, her ders Mevlana’ya zaman ayırması ile hem öğrenciler kendilerini sorgulamaya başlamış, hem de okuyuculara Mevlana’nın görüşleri sade bir şekilde anlatılarak, hikayelerinin yorumlarına yer verilmiş ve onu daha iyi anlamamız sağlanmıştır. Onu anlayıp, onun gibi görebiliyorsak, ondan bir parça sıçramışsa benliğimize, huzura yaklaşmışız demektir.

          Birçok düşüncesi örneklerle ve hikayelerle somut hale getirilmiştir. Beğenerek ve merakla okunup, “başucu kitapları”na eklenecek olan kitaplardan biri daha İçimizdeki Mevlana. Umudun kesilmesine izin vermeyen düşünceler öyle güzel ifade edilmiş ki, insan olumlu düşünceden kendini alamıyor. Bakış açısı olumluya hedefleniyor ve orda kalıyor. Mevlana’nın ruh ve fikir dünyasını ne kadar bilsek de bu kitapla birlikte taşlar yerine oturuyor.

 

Kitaptan alıntılar :

 

J Çocuklar farzedin ki ben bir ebeyim. Ebe bildiğiniz gibi doğurmaz ama doğuma yardım eder. Benim de bu sınıftaki rolüm bundan ibarettir. Siz önceden çalışacak, hazırlanacaksınız. Sınıfta dersi siz anlatacaksınız, bense bilgilerinizin açığa çıkmasını sağlayacağım ve doğruluğunu kontrol edeceğim. Ama hazırlıksız gelirseniz size çok faydalı olamam. Zira bilirsiniz ki hiçbir ebe, hamile olmayan bir kadını doğurtamaz.

 

JMezarı gönüller olan insanlar asla ölmezler.

 

JDenilebilir ki, her bebek, dünyaya insan olarak değil, insan adayı olarak gelmektedir. Mevlana bunu kamış-insan benzetmesiyle ifade ediyor. Nasıl ki her kamış ney olmaz, her insan doğan da gerçek anlamıyla insan olamaz.

 

JHiçbir derya, bir ülkenin sınırları içinde kalamaz. Mevlana da her ülkenin sahillerine vuran böyle bir okyanustur.

 

JHerkes kendi İsa’sına gebe Meryem’dir.

 

JAsıl büyük başarı, gönüller arasında köprüler kurabilmekte.

JAslında ham iken yanan, pişen ve olgunlaşan bu ney motifiyle Hz. Mevlana kendisini ele vermiş oluyor. Nitekim o kendi hayat hikayesini bu üç kelimede özetler: Hamdım, piştim, yandım.

 

JAşkla ilgili bazı şiirlerinde, sevgilinin kim olduğunu kestirmek neredeyse imkansız. Bazı özellikleriyle o insan sevgili, bazı yönleriyle arkadaş ya da mürşid, bazı başka noktalarda ise Allah.

 

JBitkinin tohumundan fışkırması gibi, arzular da sevgiden doğar.

 

JGerçek zaman, içinde yaşadığımız andır.

 

JDemek ki bizim, asıl güzel tutmak ve bakımını yapmakla görevli olduğumuz husus bedenimizin dışı değil, içi.

 

JNice insanlar gördüm ki elbisesi yoktu, ne elbiseler de gördüm ki içinde insan yoktu.

 

JYüreğin de elbisen kadar şık mı?

 

JIşığın güneşten ayrı olmadığını, güneşi sevenin ışığı da sevmesi gerektiğini, insanlara senin aşkın öğretti. Yetmiş iki millete bir nazarla bakmayı bilen o göz, nurunu nasıl bir ışıktan almıştı. Bu nasıl bir bedendi ki sokaktaki çıplakla üşüyor, aç kalanla birlikte acıkıyordu. Sanki sen, büyük bir gövdenin uzvuydun; o bedene gelen her sıkıntıyı aynı şiddetle hisseden bir uzuv.

 

JEy içimdeki Meryemin ebesi! Sen çalkalantılarla, isyan, ümit ve kırıklıklarla dolu hayatıma bir huzur ve sükun meltemi gibi doldun.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1038 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler