1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Hüseyin Çakal: Ya fırıncı olur ekmek yapardım ya da bir vegan
Hüseyin Çakal: Ya fırıncı olur ekmek yapardım ya da bir vegan

Hüseyin Çakal: Ya fırıncı olur ekmek yapardım ya da bir vegan

Hüseyin Çakal: Ya fırıncı olur ekmek yapardım ya da bir vegan

A+A-

İçimizden çıkanlar/ Ülviye Akın Uysal

(Hüseyin Çakal: Sosyal Psikolog)


Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olsam… Değişim
Şu an yaptığım işi yapmasaydım… Ya fırıncı olur ekmek yapardım ya da bir vegan (tamamıyla bitkisel beslenmeye dayalı) restaurant işletirdim. Neden dersen...birincisi bu ikisi, bana hayatımın çok farklı döneminden kalmış şeyler, ikincisi ikiside hayatın temelinde yer alan gündelik sıradan görünen ama benim için çok özel belki de yaratıcılığın insan hayatına en direk bağlandığı ve yapmaktan müthiş keyif aldığım şeyler!
Benim gündemimi en fazla meşgul eden… Şu anda herhalde hayatımın bencil bir dönemindeyim. Zamanımı en çok çekirdek ailem, işim ve spora ayırıyorum.  Mesleğimde daha iyi olmak, daha iyi bir baba olup kızımın büyümesini izlemek onu hayatında oynadağım küçük rolden zevk almak eşimle 12 sene önce başladığımız yolculuğun tadını çıkarmak ve kendi bireyselleğimde daha iyi bir insan olmak sanırım şu aralar bana yetiyor.
Kayıtsız kalamadığım şey… O kadar çok şey var ki... Küçük hayatı hayat yapan şeyler mesela bir insandan gelen bir gülümseyiş, ne bileyim yeni bir şey öğrenmek....Dayanamadığım kaldıramadığım şeyleri sorarsan... Bütün diğer insanlar gibiyim yapılan bir haksızlık veya benden kaynaklanmayan bir sebepten bir kayıp veya bir insanın hayatında ufak da olsa bir değişiklik yapabilme varken çeşitli sebeblerden o değişikliği yapamama...
En büyük pişmanlığım… Bilmem... geriye baktığımda... bazen belki ne istediğimi hayattan ne beklediğimi daha erken düşünmeye başlasaydım şu anda hayatımda farklı bir yerde mi olurdum diye düşünüyorum
En büyük sevincim… Birkaç tane büyük sevinç yaşadığımı düşünüyorum anne ve babamdan aldığım ve beni  ben yapan özellikler, eşim Tezcanla olan birlikteliğimiz, kızımız, hayatımı birkaç defa yeni baştan kurma şansı elde etmem ....bunlar herhalde en büyük sevinçlerim...
Hayatımın dönüm noktası… Sanırım şanslıyım çünkü birkaç tane dönüm noktası yaşadığımı düşünüyorum. İlki bitkisel beslenmeye geçişim...Dünyaya ve üzerindeki canlılara en az zarar vererek yaşamak benim en büyük mutluluklarımdan birisi...ikincisi beni bir insan olarak müthiş çoğaltan ve 2 yıl Güney Amerika’da yaşadığım dönem...üçüncüsü....eşimle olan birlikteliğimiz ve kızımız, dördüncüsüde bilimle tanışmam ve Oxford da doktora eğitimimi bitirip yepyeni bir hayata adım atmam ...sanırım bu kadar yeter
Beni en çok etkileyen yazar… Tek isim vermek zor...Duygusal açıdan...Gabriel Garcia Marquez ve Mario Vargas Llosa belki
Başucumdaki kitap… Değişir..... uzun zaman Inspector Morse serisiydi, bu aralar gene polisiye bir dizi okuyorum ama herhalde en değişmeyenleri Val McDermid, İskoçyalı polisiye yazar bir de Jo Nesbo, Norveçli yazarın kan donduran ve Nordic Noir’in en güzel örnekleri olan kitapları olan Harry Hole serisi....
En keyif aldığım müzik… Duruma göre.....ama dinlemekten  vazgeçemediğim birkaç tür var....Latin... Özellikle cumbia denilen bir tür, klasik müzik sabahları güne başlarken.... Bazen Yunan bazen güzel Türk pop, arada sırada James Brown... Bir de bildiğin yabancı pop spor yaparken...
En son izlediğim film… Pedro Almodovar’ın en son filmi "Los amantes pasajeros"
Kendim için son aldığım şey… Dün iki tane kitap aldım ‘Ünlü Yazarlardan Oxford’la ilgili Alıntılar (Oxford in Quotations)’ ve Michael Chekhov’un ‘Oyuncuya (To the Actor)’.
Dolabımdaki en gereksiz şey… Düşünmedim vallahi daha önce... Ben eşyalarla duygusal bağ kuran bir insanım onun için herhalde gereksiz diyebileceğim bir şeyim yok gibime geliyor ama kesin vardır. Bunu düşünmem lazım.
Benim için alınabilecek en güzel hediye… O anda neye ihtiyacım varsa
Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey… Dağınıklık, bir de daha kolay konsantre olabilmeyi çok isterdim...
Kendimde beğendiğim özellik… Şakacılığım...ortama uyma...
Olmasa da olur… Kendi hayatımı düşündüğümde herhalde olmasa da olur diyebileceğim fazla bir şey yok ama dünyada bu kadar açlık ve savaşın olmasına gerek olmadığını düşünüyorum.
Olmazsa olmaz… Vegan oluşum benim için çok önemli
En iyi yaptığım yemek… Bilmem, bunu herhalde Tezcan (eşim), kızım Azra’ya sormak gerekir çünkü yemeklerimi en çok tadanlar onlar ama bana göre herhalde vegan pizzam ve vegan tiramisum iyidir diye düşünürüm.
Hayalimdeki dünya… Açlığın olmadığı ve veganlığın bügünkünden daha yaygın olduğu bir dünya
Aşk benim için…Büyü
Onunla çok tanışmayı isterdim… Üç kişi vardı... İkisinin eserleri bana bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı .... biriyle tanıştım....Mario Vargas Llosa, Perulu yazar...diğeri ne yazık ki artık yaşamıyor...Gabriel Garcia Marquez ...diğeri de José Mujica, Uruguay Devlet Başkanı...üzerimde çok etkisi olduğundan değil... çok hoşuma giden ve politikayı halk arasında halk için kullanan birisi...insan ‘keşke bizim politikacılarımızda onun gibi olsa’ diyesi geliyor
Görmek istediğim yer… Bellagio...Como gölü kıyısında, İtalya... İtalyan Alplerinin eteklerinde Trento ya bir konferans için gittiydim o zaman ziyaret etme fırsatı oldu ama o güzellikte bir yeri ancak sevdiğin insanlarla paylaşarak yaşayabilirsin onun için tekrar gitmek istiyorum. 
Mutlaka yapmak istediğim… Daha iyi bir bilimadamı olmak istiyorum...
Son olarak söylemek istediklerim… Ee güzel bir eksersiz oldu bu sayende geriye bakıp ileriyi düşünme fırsatı elde ettim... Kırkekarg’ın lafı vardır... Hayat ileriye doğru yaşanır ama ancak geriye doğru bakarak anlaşılır diye, bu yazı da benim için öyle oldu... Sayende geriye bakıp ileriyi düşünme fırsatı elde ettim.... Mersi çok.

Bu haber toplam 465 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 191. Sayısı

Adres Kıbrıs 191. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler