1. YAZARLAR

  2. Konuk Yazar

  3. Hüseyin Arca: Sertoğlu’na Yumuşak Mektup
Konuk Yazar

Konuk Yazar

Yazarın Tüm Yazıları >

Hüseyin Arca: Sertoğlu’na Yumuşak Mektup

A+A-

KONUK YAZAR

Hüseyin Arca

Daha önce de Kıbrıslı Türk futbolcular Türkiye’ye gitti. Türkiye’nin Bursa şehrinde heykeli dikilen; Samsun’da futbol oynamayı başarmış, adını saygı ve sevgi ile andığımız futbolcularımız var.
Geçtiğimiz sezon yine Türkiye’ye gidip geri gelen futbolcularımız olduğu gibi, daha bu sezon öncesi İngiltere’ye gidip gelen genç futbolcularımız da var.
Kıbrıslı Türkler olarak onlarla gurur duyduk, alkışladık.
Ancak futbolcularımızın Türkiye Bölgesel Amatör Ligi (BAL) takımına gitmesine “Yeter artık” diyenlerimiz oldu. Bunun asıl nedeni BAL’ın bizim liglerimiz düzeyinde olmasıdır.

***

Bu kez ortalık karıştı. Birçok spor kulübü yöneticisi, kulüplere hiçbir ödeme yapmadan futbolcularını alan Türkiye kulüplerine ateş püskürüp, onları “Hırsızlıkla” suçladı.
Ülkemiz futbolundaki sistemsizliğe vurgu yapan Futbolcular Derneği ise, BAL’ı “Umut ışığı” olarak nitelendirdi.
Kulüpler Birliği “Tamam mı, devam mı? Karar vereceğiz” diyor.
Top sonunda Hükümete gidecek, “Daha çok para” denilecek.
Peki, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı olarak siz bu kaosun neresindesiniz sayın başkan?

***

“Dışa açılım” dediniz. Kıbrıslı Türklerin % 85 desteğini aldınız. Öyle ise gelin, Dünya Futbol Federasyonu’nun (FIFA) da önerdiği gibi Kıbrıs Futbol Federasyonu’na (KOP) üyelik başvurusunu yapınız.
Hem kulüpler, futbolcular, ülke futbolu, hem de ülke sporu kurtulsun.
“Alacaklarımızı almadan üye olmayız” diyorsanız; hatırlatmam gerekiyor ki, KOP’a üye olmanızı Kıbrıslı Türkler istiyor, Kıbrıslı Rumlar istemiyor. KOP’a üye olmadığınız sürece Kıbrıslı Rumlar hep rahat olacak.
Üye olun, vaat edilenler yapılmazsa bunu FIFA ve Avrupa Futbol Federasyonu (UEFA) görsün.
Üye olursak, en kötü olasılıkla sporcularımız şimdiki gibi çalınmayacak, kulüplerimiz kazanacak. Sporcularımız sözleşmelerine kavuşacak onlar da kazanacak.
Peki, KOP’a üye olmamız halinde biz ne kaybedeceğiz?
Başka bir değişle kaybedecek neyimiz var?

Bu yazı toplam 1610 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar