1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hükümetin 'R' hali
Hükümetin R hali

Hükümetin 'R' hali

Her hükümet hata yapabilir. Yanlış da yapabilir. Her kabinenin başına gelebilir bu tür durumlar… ‘Hatasız kul olmaz’ derler. Hatası da olacak, yanlışı da… Demokrasi denilen sistem, yanlışların ve hataların ‘başka gözR

A+A-

 

 

 

Her hükümet hata yapabilir. Yanlış da yapabilir.

Her kabinenin başına gelebilir bu tür durumlar…

‘Hatasız kul olmaz’ derler.

Hatası da olacak, yanlışı da…

Demokrasi denilen sistem, yanlışların ve hataların ‘başka göz’ tarafından görülmesini, eleştirilmesini, denetlenmesini sağlar.

Eğer bunlar olmazsa, rejim çok rahat şekilde ‘baskıcı’ şekle dönüşebilir.

Nitekim Türkiye’de rejim ‘diktatörlük’ yolunda hızla adım atıyor.

Muhalefetin, sivil toplumun, basının ‘güç’ olmaktan çıkması halinde doğa boşluk tanımaz. İktidarı eline geçiren her kimse aynadaki görüntüsünü abartılı görmeye başlar.

Dolayısıyla Türkiye’de bu dönemde hükümetin ‘D’ hali, yani ‘diktatörlük’ tarafı ağır basıyor.

Bizde ise ‘R’ hali…

Yani rezalet!

**

Kimse kusura bakmasın ama, KKTC’de olup bitenleri tanımlamak için artık öyle siyasi, diplomatik terimler kifayetsiz kalıyor.

Gözlerinizi kapayın ve yaşananları, kabinedeki bakanların söylediklerini ve yaptıklarını, perde gerisinde birbirleri için çevirdikleri senaryoları gözünüzün önüne getirin.

Mesela Nazım Çavuşoğlu’nun YÖK’e yazdığı mektubu düşünün.

İçeriği bir tarafa, bu mektubu basına ‘kimin ve neden sızdırmış olabileceği’ sorusuna UBP çevrelerinde verilen yanıtlara bakın.

LTB krizini düşünün örneğin…

Başbakanın söylediklerini, Başkan’a “izne çık” dediğini anımsayın. Bulutoğluları’nın tavrını, 10 milyon sterlinlik borçla ilgili iddiaları anımsayın.

Ve lütfen Başbakan Küçük’ün mecliste sarf ettiği “Ben genel sekreterdim. Seçimde başka merkezler de harcama yapmıştır ve onların ne kadar harcadığını ben bilemem” sözlerini aklınıza getirin.

Sonra dönün ve geçen yıl ortaya çıkan Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun kabarık banka hesaplarını, bu konunun Başbakanlıktan sızdırıldığı şüphelerini, bir üst düzey bürokratın o bankada çalışan yakınının görevden alınmasını hatırlayın.

Ve son olarak da aynı konunun LTB’nin 10 milyon sterlinlik kredisiyle bağlantılandırılması konusunda rol alan bir gazetenin Başbakan’la yakınlığının gündem maddesi haline getirilmesini aklınıza getirin.

**

’İktidar kavgası’, ‘iktidar hırsı’ ya da adına ne denirse o…

Şu an devletin tepesinde ve hükümetin içinde olup bitenin özeti budur.

Ne yazık ki ekonomik ve sosyal bakımdan günden güne eriyen yurttaşın derdi, kendi siyasi geleceklerinin peşinde koşarken ‘her yolu mubah’ sayan iktidar sahiplerinin hiç ama hiç umurunda değildir!

Kimin kimi nasıl alt edeceği, rakiplerinin önünü nasıl keseceği, bunun için neyi nasıl kullanacağı dışında bir ‘gündem’ yoktur ne yazık ki oralarda…

Memleketin ve hükümetin ’R’ halini yaşıyoruz yani…

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 698 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler