1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'HÜKÜMETİN PETROL TESİSİ GİRİŞİMİ MASUM GÖSTERİLMEK İSTENİYOR'
HÜKÜMETİN PETROL TESİSİ GİRİŞİMİ MASUM GÖSTERİLMEK İSTENİYOR

'HÜKÜMETİN PETROL TESİSİ GİRİŞİMİ MASUM GÖSTERİLMEK İSTENİYOR'

YENİDÜZEN’e konuşan Sarpten, “Son zamanlarda erken seçim çanlarının çalmaya başlamasıyla birlikte hükümetin ‘Petrol Dolum Tesisi’ konusunda kendini masum göstermek için var gücüyle uğraştığı anlaşılmaktadır”

A+A-



Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten: “Son zamanlarda erken seçim çanlarının çalmaya başlamasıyla birlikte hükümetin ‘Petrol Dolum Tesisi’ konusunda kendini masum göstermek için var gücüyle uğraştığı anlaşılmaktadır.”

***********

Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, hükümetin, Karpaz’da “kirli sanayi” ve “petrol dolum tesisi” girişimlerinin masum gösterilmeye çalışıldığını belirterek, “Kirli siyasetin geldiği nokta da budur” dedi.
YENİDÜZEN’e konuşan Sarpten, “Son zamanlarda erken seçim çanlarının çalmaya başlamasıyla birlikte hükümetin ‘Petrol Dolum Tesisi’ konusunda kendini masum göstermek için var gücüyle uğraştığı anlaşılmaktadır” diye konuştu.
Hasan Sarpten şunları söyledi:
Petrol Dolum Tesisine Hayır İnisiyatifi’nin muhalefet partilerini ziyareti sonrasında ve gerek TDP gerekse CTP’nin ‘‘Biz iktidara gelirsek böyle bir tesis yapılsa dahi yıkacağız’’ söyleminin ardından önceki hükümet döneminde Kalecik’te verilmiş olan ön izin arkasına sığınmak ülkemizdeki ‘‘kirli siyaset’’in geldiği noktayı göstermektedir.
Elbet her partinin ülkemizde yaşanan çevre sorunlarına karşı suçu vardır ve bunlar eleştirilmelidir. Buna önceki hükümet de dahildir. Önceki hükümeti ‘‘Zafer Burnu’na elektrik götürülmesi’’ sırasında dava etmiş bir sivil toplum örgütü başkanı ve sağlıklı bir çevrede yaşamak isteyen bir vatandaş olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Dahası bugün yaşadığımız sorunlarının temelinde gelmiş geçmiş tüm hükümetler döneminde bir çevre politikası oluşturulmaması yattığını kimse inkar edemez. Ne var ki, İrsen Küçük başkanlığındaki UBP Hükümeti’nin belki de Kıbrıs Türk toplumunda ‘‘ilk kez’’ toplumun tüm kesimleri tarafından karşı çıkılan, toplumdaki tüm örgütler tarafından (istisnasız) tepki gösterilen petrol dolum tesisini ‘‘inatla ve ısrarla’’ hayata geçirmeye çalışması bunlarla kıyas dahi edilemez. 
Düşünün ki, o dönemde Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmayan ve sonrasında da YAGA’nın kurulmasıyla uygun görülmeyen böyle bir kirli yatırımın şimdi yapılabilmesi için o dönemki iznin bahane edilmesi ne kadar gerçekçidir? Dolayısı ile, şimdiki İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz’in ‘‘Benden önceki kaymakam kontratı imzalayarak Kalecik’te petrol dolum tesisi inşa edilmesine yönelik yolu açmış oldu’’ demesi anlamsızdır. Yoksa, böyle bir izin halen yürürlükte olsa dahi her konuda istediğini yapan istediği kararı istediği gibi üreten, Petrol Dolum Tesisi’ni önce Lefke’ye, sonra Yedikonuk’a, sonra da Kalecik’e yaptırmak için karar üreten Bakanlar Kurulu’nun eski hükümetin almış olduğu bir kararı iptal etmeye yetkisi yok mudur?


“RANT KOKULARINA RAĞMEN”

Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten sözlerini şöyle sürdürdü:
Ortada çok net bir tablo vardır. UBP dışındaki tüm partiler, hatta UBP içindeki önemli bir kesim ülkemizin hiçbir noktasında böyle bir yatırım istemediğini yüksek sesle dile getirmektedir. Dahası Cumhurbaşkanı Eroğlu’da bu sözde yatırıma karşıdır. Şimdi, bu ülkeyi 30 sene yönetmiş sayın Eroğlu çevre kirliliğinden en çok sorumlu kişidir o halde böyle bir tesisine karşı çıkamaz mı demek lazımdır? Ya da sayın Kudret Özersay bir ara petrol tesisi Erenköy’e yapılsın dedi diye böyle bir yatırımı destekliyor mu demek gerekir? Kesinlikle hayır! Üstelik bir makam sahibi, ya da bir hükümet, bu tür yatırımları yapmak isteyebilir ve yönde karar da üretmiş olabilir. Bu özellikle bizimki gibi günübirlik kararlar üreten bir devlet anlayışı için çok da normal karşılanabilir belki…
Ama toplumun tüm kesimleri karşıyken ve ekonomik hiçbir katkısı olmayacağı ortaya çıkmışken rant kokularına rağmen bunda inatla ve ısrarla diretmek açıklanamaz. Bu ancak toplumu yok etme pahasına koltuğunu korumak gayesinde olan bir hükümetin tavrı olabilir. Bundan başka suçlu aramak sadece yapılanı haklı çıkarmaya çalışmaktan öte bir durum değildir. Ancak, gerçekler gün gibi halkın gözleri önündedir. Ne olursa olsun, ‘‘kirli yatırımlarla’’ ayakta durmaya çalışan ‘‘kirli siyasetlerin’’ dönemi artık bitmiştir. Bunda ısrar edenler bunun bedelini ödeyeceklerini unutmamalıdırlar.




Bu haber toplam 681 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler