1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. HÜKÜMETİN LTB KARARI VE SİYASETİN ACİZLİĞİ...
HÜKÜMETİN LTB KARARI VE SİYASETİN ACİZLİĞİ...

HÜKÜMETİN LTB KARARI VE SİYASETİN ACİZLİĞİ...

Hükümetin, LTB Başkanı ve Meclis Üyeleri’ni doksan gün zorunlu izne göndermesi, LTB dramını tam bir politik trajediye çevirdi. Kıbrıs Türk politikası bu kadar aciz, zavallı ve yasa bilmez, yasa tanımaz ellerde olamazdı… UBP’nin Küçük Hü

A+A-

 

 

 

Hükümetin, LTB Başkanı ve Meclis Üyeleri’ni doksan gün zorunlu izne göndermesi, LTB dramını tam bir politik trajediye çevirdi. Kıbrıs Türk politikası bu kadar aciz, zavallı ve yasa bilmez, yasa tanımaz ellerde olamazdı…

UBP’nin Küçük Hükümeti elinde, ne hükümet etmek kalitesi, ne demokrasi kalitesi, ne yasa, ne anayasa, ne de bunlara uyan bir zihniyet kalmadı…Ve sadece UBP ve hükümetinin değil, tüm siyasetin ve aslında siyasetin öznesi olması gereken Kıbrıslı Türklerin itibarı kalmadı.

Hükümetin LTB ile ilgili olarak böyle bir tasarrufta bulunması anayasa ve tüm ilgili yasalara aykırı… Demokrasiye aykırı… 2005 yılında yırtınarak kendimizi taraf ve üye yapmayı başardığımız ve ilke ve kurallarına uyacağımıza teyit verdiğimiz Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ne de aykırı… Ne kadar da zor çekmiştik, bu Kongre’ye katılabilmek için ve sadece Rumların değil, Allah’ın Maltalı temsilcisinin dahi eziyetinden geçmiştik… Türkiye ve Rusya’ya, “yerel yöneticileri görevden alırsanız bu Kongre’den atılacaksınız” diye uyarı verenler herhalde şimdi de Kıbrıslı Türklere uyarı verecek… Hoş, verseler, umurunda mı UBP’nin?!. Atsınlar… UBP sevinir bile zahir… “İzolasyonlar” diye ağlamak onlara zevk veriyor.

İşin ilginç bir yanı, UBP’nin yasal sorunu mutlaka biliyor olmasıdır; muhatap taraflar yasal girişim yapıp sonuç alana kadar doksan gün geçer ve onlar da dereyi geçmiş olacak… Bu UBP ve İrsek Küçük hükümeti, LTB konusunda bu kadar büyük bir acizlik içinde kaldı.

Bu tarafı anlaşılır ve hatta siyasette başarılı çözüm üretemez bir UBP, muhalifleri için daha iyi… Anlaşılmaz taraf, muhalif meclis üyelerinin, hükümet kararının hemen ardından neden yargıya başvurmadığıdır?!. Bu konunun o kadar da uzun uzadıya yasal incelemeye gereği olan bir tarafı yok… Kusursuz mağdur olan muhalif meclis üyelerinin, partilerinin öncülüğünde, kararın hemen ardından, saniye bile kaybetmeden yargının kapısına dayanması gerekiyordu… Neden yapmadılar, neden önce bildiriler ve açıklamalarla zaman kaybettiklerini yorumlamamak daha iyi; acı veriyor.

Hükümet kararı açıklanır açıklanmaz, muhalif partilerin hemen atacağı iki adım vardı… Birincisi, meclis üyelerinin hemen Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak, kusursuz mağdur üyeler olarak kararın iptalini ve bu sürede de ara emir alarak kararın uygulamasını durdurmaktı. İkincisi ise, UBP’yi eleştirmekti… Eleştirinin odağında da akıl satmak olmalıydı. Yani UBP’ye, “Ey UBP, hükümet olarak böyle bir karar alacağına, önce Parti Meclisi’nde Bulutoğluları’nı izne çıkmaya tavsiye eden karar alaydın, Parti kararına uymazsa, kendisini Parti’den ihraç etseydin, ondan sonra da hükümet olarak yasalara uygun nasıl bir karar alacağına aklın ermeseydi, muhalefete danışsaydın. Sen nasıl bir partisin? Üyen olan bir belediye başkanına söz geçiremiyor, yasalara aykırı işlemlerle durumu kurtarmaya çalışıyorsun” denirdi…

Şunu söylemek de, yazmak da zor amma, söylememek daha zor: iktidarı da, muhalefeti de bu olayda çözüm ve siyaset üretici olamadı; belediye çalışanları ezildi, ezilmeye de devam ediyor.

Kamuoyuna duyurulması gerekiyordu ki, bu hükümetin atadığı kaymakam, yasal olarak, belediye başkanı ve yönetimi adına hiçbir mali ve idari tasarrufta bulunamaz… Bu kaymakama söylenmeliydi ki, eğer belediye bütçesinden ve kasasından harcama yaparsa, çek imzalarsa, yetkisiz yapıyor ve hem Sayıştay’a hem de Başsavcılık ve polise şikayet edilecek… Bu durumun hukuktaki adı, çek sirkat edip, yetkisizce imzalayıp tedavüle sürmek ve böyle yaparak kendine ve/veya başkalarına menfaat sağlamaktır. Ve kamuoyu ve özellikle Lefkoşalı, bu yeni hukuk dışı duruma karşı ses vermek için eylemlere çağrılmalıydı…

Kıbrıs Türk siyaseti, hükümetin yanlış icraatları ile muhalefetin bunları sadece eleştiren basın açıklamaları ve bildirileri arasında sıkışıp kalmıştır. Biri doğru yapmayı beceremiyor, diğeri siyaset üretip, çıkış yollarının tarifini yapamıyor… Ve alın size ‘Toparlanıyoruz’ diye bir hareket… Onların da çözüm konuştuğu yok henüz. Yoksa siyasetin kurumları toptan deprem geçirecekti…

Bu kadarına, yani, muhalif siyasetin, iktidar siyasetinin önüne geçemediği bir duruma tahammül etmek zor… Kıbrıslı Türkler isyan hallerinde… Sadece hükümete değil, ama vizyon ve sorunları aşacak siyaset ve program üretemeyen, LTB konusunda bunca olaydan sonra hala daha bildiri ve basın açıklaması ile durumu götürmeye çalışan muhalefete de isyanlardadır.

Yalan mı?     

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 829 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler