1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hükümete SBS soruları
Hükümete SBS soruları

Hükümete SBS soruları

İlkokul 4 v 5’inci sınıflara uygulanan Seviye Belirleme Sınavları’yla (SBS) ilgili tartışmalar yeniden alevlendi. Cumartesi yapılan 1’inci sınavın ardından veliler adeta isyanları oynuyor. Sınavın hazırlık sürecinde yaşanan maddi ve öz

A+A-

 

İlkokul 4 v 5’inci sınıflara uygulanan Seviye Belirleme Sınavları’yla (SBS) ilgili tartışmalar yeniden alevlendi.

Cumartesi yapılan 1’inci sınavın ardından veliler adeta isyanları oynuyor.

Sınavın hazırlık sürecinde yaşanan maddi ve özellikle psikolojik sıkıntıların yanı sıra, sınav anı ve sınav sonrasında olup bitenler bir kez daha gösterdi ki çocukları ‘yarış atı’na çeviren bu tür yarışmacı yöntemler mantık ve bilim sınırlarını zorluyor.

Çocukları sınavdan ‘iyi’ not almış olsa da anne-babaların bu durumdan ‘mutluluk’ hissi duyabilmesi çok da mümkün görünmüyor.

Çünkü bu sistem oyun yaşındaki çocuklara ızdıraptan başka bir duygu yaşatmıyor!..

**

Hafta sonu yapılan SBS 1’inci sınavıyla ilgili ‘yanlış ve müfredat dışı sorular’, ‘sonuçların geç açıklanması’ gibi akut meseleler öne çıktı kamuoyundaki tartışmalarda...

Kaygım odur ki, konunun anlık sıkıntıları unutulduğunda, asıl sorulması gerekenler yine unutulacak, asıl tartışılması gerekenler gündeme bile gelmeyecek.

Bu yüzden film şeridini biraz geriye sarıp, konunun bir başka yönünü ele alalım bugün bu köşede...

**

2011 yılının bu günlerinde Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı koltuğunda oturan kişi Nazım Çavuşoğlu’ydu.

Kabine her değiştiğinde yeni bir bakanlığa atanan Çavuşoğlu, Tarım Baklanlığı’ndan alınıp Kemal Dürüst’ten boşalan Eğitim Bakanlığı görevine getirilmişti.

SBS projesi de Çavuşoğlu döneminde hazırlandı, ilk sınavlar da onun döneminde yapıldı.

Nazım Çavuşoğlu o günlerde SBS’yle ilgili çok net olarak şunu söylüyordu:

“Seviye Belirleme Sınavları kolejlere giriş sınavı değildir.”

Bakan ısrar ve inatla bu cümleyi kuruyor, detay sorulunca da özetle şunları söylüyordu:

·        SBS ile sadece tek tek öğrencilerin durumu değil, aynı zamanda okulların ve bölgelerin de seviyesi belirlenmiş olacak.

·        Bu veriler bir istatistik veri tabanı oluşturacak.

·        Veri tabanı ile eğitimde planlama ve programlama yapacağız.

·        Hizmet içi eğitimler vereceğiz.

·        Eksiklikleri belirleyip, bunları tamamlayacağız.

Doğrusu dinleyince kulağa hoş geliyordu Nazım Çavuşoğlu’nun anlattıkları...

‘SBS’ bir amaç değil, araç olacaktı.

Planlı-programlı eğitimi kim istemez ki bu ülkede?

**

Kuşkusuz planlı-programlı olmayı herkes ister ve buna bir şekilde destek de verirdi.

Amma ve lakin SBS ile ilgili süreç bu şekilde gelişmedi!..

Belki proje aşamasında niyet Çavuşoğlu’nun söyledikleriydi.

Ancak günün sonunda SBS ‘araç’ olamadı, aksine tamamen bir ‘amaç’ haline geldi!..

SBS’nin eğitimde planlama ve programlama gibi hedeflere -en azından şimdilik- bir katkısı olmadığı gibi özel ders piyasası ve pastası daha da büyüdü.

İki SBS ve bir de KGS (Kolej Giriş Sınavı) ile 4 ve 5’inci sınıf çocukların ‘kolej yarışı’ bütün yıla yayılmış oldu.

Gerek eski Bakan Çavuşoğlu, gerek şimdiki Bakan Dürüst ve gerekse hükümet adına Başbakan Küçük’ün kamuoyu önünde yanıtlaması gereken SBS soruları var yani...

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1051 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler