1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hükümet değil, 'Summak Dayılar Çetesi'!
Hükümet değil, Summak Dayılar Çetesi!

Hükümet değil, 'Summak Dayılar Çetesi'!

Feminist Atölye: Ulusal Birlik Partisi hükümeti, Kıbrıslıtürklerin geleceğini yok etmeye ant içmiş bir “Summak Dayılar Çetesi” gibi sağlıklı ve süründürülebilir bir çevrede yaşam hakkımızı gasp etmeye devam ediyor

A+A-

 

 

Feminist Atölye (FEMA)

info@feministatolye.org

 

 

 

 

 

Ulusal Birlik Partisi hükümeti, Kıbrıslıtürklerin geleceğini yok etmeye ant içmiş bir “Summak Dayılar Çetesi” gibi sağlıklı ve süründürülebilir bir çevrede yaşam hakkımızı gasp etmeye devam ediyor. Lefke ve Yedikonuk’ta Petrol Dolum Tesisi açma girişimlerinden sonra, şimdi de Kalecik bölgesini Kirli Sanayi ve Enerji Depolama bölgesi ilan eden “Summak Dayılar Çetesi”, kamu faydası ve halk sağlığını umursamıyor! Sivil toplum örgütlerinin muhalefetine, uzmanların uyarılarına ve Kıbrıslıtürklerin iradesine rağmen, geri dönüşü mümkün olmayan bir çevre felaketi yaratmak için kolları sıvadılar!

Kimyasal, demir/çelik, madenler, endüstride kullanılan makineler, gemi yapımı gibi kolları içeren ve aslında ağır sanayi anlamına gelen Kirli Sanayinin ülkemizde bulunmamasından hareketle, Kalecik bölgesinin Kirli Sanayi ve Enerji Depolama bölgesi ilan edilmesinin “dışarıdan” gelen emirlerle alınan bir karar olduğu aşikârdır. Göreve geldiği ilk günden itibaren Kıbrıslıtürklerin hak ve çıkarlarını savunmak yerine, ülkemizi “dışarıdan” verilen emirlerle birilerine peşkeş çeken “Summak Dayılardan” bıktık! Çeşitli kanser türleri başta olmak üzere insan sağlığını etkileyecek birçok hastalığın kaynağı olan, ekolojik dengeyi ortadan kaldıran ve gelecek nesillerin sağlıklı yaşam hakkını ipotek altına alan bu girişimin derhal durdurulmasını talep ediyoruz! Kıbrıslıtürklerin hak ve çıkarlarını temsil edecek ilkeli siyasetler ortaya koymak yerine koltuk savaşına giren, kendi kişisel çıkarlarını kamu faydasının üzerinde tutan, sivil toplum örgütlerinin ve uzmanların uyarılarına kulak vermeyen siz “Summak Dayılar Çetesi”ne sesleniyoruz: Kıbrıs hepimizin ülkesidir ve biz ülkemize sahip çıkıyoruz! Ne bizim ne de çocuklarımızı geleceğini kirletmeye hakkınız yoktur! Artık bu halka bir iyilik yapın ve derhal istifa edin!

 

 

 

 


 

 

Lütfen artık bu rezalete tepki gösterin!

Feminist Uzaylı Zekiye

Çok uzun bir ara oldu sanırım. Herkesi çok özledim. Ne yazık ki yazmaktan sıkılır oldum. Elime büyülü bir değnek alıp kutuplardan dünyayı sarsasım var. Kıbrıs’ın kuzey tarafındaki insanların duyarsızlıkları beni feci rahatsız etmeye başladı.  Kendi kendilerini kandırmaya bu kadar alışık kaç toplum vardır acaba? Sanırım az değildir. Feminus’ta böyle değil ki! Alışık değilim canlı organizmaların kendilerini böyle yalanlarla avutmasına, gerçeklere sırtını çevirmesine ve olayları irdelemekten bu derece kaçınmasına!  Herkesin bildiği bir gerçektir Kıbrıs’ta gece kulübü olarak bilinen binalarda “konsomatris” adıyla çalıştırılan kadınların aslında müşterileriyle cinsel ilişkiye girdiği. Peki, bu kadınlar seks işçisi midirler yoksa seks kölesi midirler? Devleti yönetenlere soracak olursanız, yasalara bakacak olursanız “fuhuş yasaktır” . Tabii diyorum ya kendilerini kandırıyorlar. Herkes biliyor Gece Kulüplerinin bir çeşit “genelev/kerhane” gibi çalıştığını.  Hatta kendilerini kandırıyorlar demek bile ayıp olur. Oynuyorlar. Göz yummak için bilmezlikten, görmezlikten geliyorlar. Hem de herkes yapıyor bunu!  Bilmeselerdi bu kadınları her hafta devlet hastanesinde muayeneye gitmek zorunda bırakırlar mıydı? Peki, ne oluyor buralarda? Borçlandırılarak çalışmaya mecbur edilen kadınlar bu mekânlarda halktan izole ediliyorlar toplumun “ahlakını” korumak için! Gelin görün ki bu ahlak kadınların şiddet görmesine göz yumacak kadar ahlaksız! Eee, ne de olsa onlar beş parasız yabancı “or…lar”.  “İstemeselerdi bu yola düşmezlerdi zaten”. Değil mi?  Böylelikle sevgili Kıbrıslıtürklerin içi rahat olabilir! Gece kulübünden alınan bir kadın havuzda ölü bulunmuş. Kime ne? Habere “Allemin sonu hüsran” tarzında medyatik manşetler atarak “allem yapan” erkeklerin başına gelen garip olayı medyatik bir şekilde halka sunup “gazetecilik” görevinizi yerine getirin.  Bir kadın ölmüş veya öldürülmüş, kime ne? 

Başta sorduğum soruya dönecek olursak “konsomatris” olarak çalıştırılan kadınlar seks kölesidirler çünkü adaya gelir gelmez anlamadıkları bir dil olan Türkçede yazılmış bir kontratı çeviri hizmeti sunulmadan imzalamak zorunda bırakılıyorlar. Çünkü kendi istekleriyle ve ne iş yapacaklarını bilerek gelseler bile Kıbrıs’ın kuzeyine, borçlandırılarak çalışmak zorunda bırakılıyorlar ve istediklerinde işlerini bırakamıyorlar. Çünkü çalışırken şiddet görüyorlar ve bu şiddet müşteri şiddeti ile sınırlı değil!

Ne yazık ki teleskopumu yere atıp kırasım var ve bir daha insan ticareti yapıldığını görmek istemiyorum. Fakat ben görmesem de bunlar oluyor ve olacak. Hiç olmazsa hislerimi ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Lütfen artık bu rezalete tepki gösterin.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 743 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler