1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. HUKUKÇU YORUMUYLA 'UBP KURULTAYI'
HUKUKÇU YORUMUYLA UBP KURULTAYI

HUKUKÇU YORUMUYLA 'UBP KURULTAYI'

GÖZLER YARGIDA UBP Kurultayı’nda, divanın aldığı kararla ilgili tartışmalar derinleşti, kurultay sonucunu belirlemek yargıya kaldı, gözler Ahmet Kaşif’in açtığı davanın görüşüleceği 30 Ekim’deki duruşmaya çevrildi. Bu arada Doğu Akd

A+A-

 

GÖZLER YARGIDA

 

UBP Kurultayı’nda, divanın aldığı kararla ilgili tartışmalar derinleşti, kurultay sonucunu belirlemek yargıya kaldı, gözler Ahmet Kaşif’in açtığı davanın görüşüleceği 30 Ekim’deki duruşmaya çevrildi.  Bu arada Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Tufan Erhürman  “İkinci tura kalır” derken ülkenin tecrübeli avukatlardan Mustafa Asena  duruma farklı boyut kattı: “Tüzükteki 28 madde geçersiz”

 

İKİNCİ TUR ŞART…  Tufan Erhürman: “UBP Tüzüğü’ndeki düzenlemeler Siyasal Partiler Yasası’ndaki hükme uygundur. Hukukun genel ilkelerine göre, özel hükmün genel hükme göre öncelikli uygulanacağı için, 28. Maddenin uygulanması gerektiğini dolayısıyla ikinci tura gidilmesi gerekir”

 

SONUÇ YASAL… Avukat Mustafa Asena: Tüzüğün 28. Maddesinin geçersiz olduğu için Siyasal Partiler Yasası’nın ilgili maddelerinin amir hüküm görevini üstleniyor. Bu durumda da yasada yer alan “hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu” ifadesi İrsen Küçük’ün aldığı oy ile Genel Başkan seçilmesi için yeterli ve sonucu da yasal kılıyor”

 

YENİDÜZEN (Özel)

 

Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin 19. Olağan Kurultayı’nda, divanın aldığı kararla ilgili tartışmalar sürüyor.

Kurultay sonucu hukuk çevrelerini dahi ikiye ayıran UBP Tüzüğüyle ilgili farklı yorumlar yapılırken, konu 30 Ekim 2012 tarihinde görüşülmek üzere yargıya taşınmış durumda. Kurultayla ilgili bir haftadır süren tartışmalara Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Tufan Erhürman ve ülkenin tecrübeli avukatlardan Mustafa Asena da farklı boyut kattı. Öte yandan başkanlık seçimini düzenleyen AK Parti Tüzük maddesi ile UBP Tüzük maddesinin aynı olduğu ortaya çıktı.

 

HUKUKÇULARDAN FARKLI YORUMLAR

Akademisyen Tufan Erhürman, UBP Tüzüğü’ndeki düzenlemelerin Siyasal Partiler Yasası’ndaki hükme uygun olduğunu vurgulayarak, hukukun genel ilkelerine göre, özel hükmün genel hükme göre öncelikli uygulanacağı için, 28. Maddenin uygulanması gerektiğini dolayısıyla ikinci bir oylamanın şart olduğunu belirtti.

Avukat Mustafa Asena ise tüzüğün 28. Maddesinin geçersiz olduğu için Siyasal Partiler Yasası’nın ilgili maddelerinin amir hüküm görevini üstlendiğini, bu durumda da Siyasal Partiler Yasası’nda yer alan “hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu” ifadesinin İrsen Küçük’ün aldığı oy ile Genel Başkan seçilmesi için yeterli ve sonucu da yasal kıldığını açıkladı.

 

ERHÜRMAN: “TÜZÜK BELİRSİZ DEĞİL”

Hukuk Akademisyeni Tufan Erhürman, bir internet paylaşım sitesinde UBP Kurultayı’nda yaşanan sorunun hukuki analizini yaparak, yaşanan belirsizliğe açıklık getirdi. Erhürman, konuyla ilgili mevzuatı ve bu mevzuata ilişkin yorumumu gerekçeli olarak, açıklıkla paylaşmayı ve konunun hiç de sanıldığı kadar belirsiz olmadığını ortaya koymayı bir görev olarak kabul ettiğini söyledi. Erhürman, ilgili maddelere açıklık getirerek, hükümleri tek tek yorumladı.

İşte Erhurman’ın sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı yorumu:

 

UBP Kurultayı’nda Yaşanan Sorunun Hukuki Analizi
Öncelikle şunu açıkça söylemeliyim ki bu yazı, UBP’nin genel başkanının Sayın İrsen Küçük ya da Sayın Ahmet Kaşif olması tercih edildiği için yazılmış değildir. Medyada Kurultay’ın sonucu konusunda yapılan hukuki tartışma, kanımca yurttaşların hukuka yönelik zaten son derece zayıf olan inancını daha da zayıflatacak boyutlara ulaşmıştır. Herhangi bi

r hukuki sorun karşısında çok sayıda hukukçunun birbirinden çok farklı görüşler ileri sürmesi ve dolayısıyla farklı sonuçlara ulaşması, hukukun belirsiz ve nereye çekerseniz oraya gidebilecek, güvenilmez bir kaynak olduğu yönündeki algıyı maalesef güçlendirmekte ve bu durum da hukuk devleti idealine bağlılığı zedelemektedir. Bu düşünceden hareketle, hukuk fakültesi öğretim üyesi olarak, konuyla ilgili mevzuatı ve bu mevzuata ilişkin yorumumu gerekçeli olarak, açıklıkla paylaşmayı ve konunun hiç de sanıldığı kadar belirsiz olmadığını ortaya koymayı bir görev olarak kabul ediyorum.

1. Siyasal Partiler Yasası’nın 12. maddesinin 8. fıkrası: “Genel Kongrenin toplantı yeter sayısı, genel kongre üye tam sayısının salt çoğunluğudur. İlk çağrı üzerine toplantıda toplantı yeter sayısı bulunamıyorsa toplantı tarihinden itibaren on beş gün içinde yapılacak ikinci çağrı üzerine yer alacak ikinci toplantıda, toplantı yeter sayısı aranmaz. Genel kongrenin karar yeter sayısı, Yasada veya parti tüzüğünde daha büyük bir sayı gösterilmediği hallerde, hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğudur”.

Hükmün Yorumu: Bu hükmün konuyla ilgili kısmı son cümledir. Bu cümleye göre, yasada veya parti tüzüğünde daha büyük bir sayı gösterilmediği hâllerde, kurultayda herhangi bir karar verebilmek için gerekli olan sayı, hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğudur. Bu hükümden anlaşılması gereken, parti tüzüğünde, herhangi bir konuda karar yeter sayısı olarak hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğundan daha az bir sayı öngörülemeyeceğidir. Ancak, bir parti, bazı konuları diğerlerinden daha önemli görürse, bu konularda karar yeter sayısının hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğundan daha fazla olması gerektiğini tüzüğünde düzenleyebilir. Parti, tüzüğünde böyle bir düzenleme yaparsa, bu düzenleme yasaya aykırı olmayacaktır.

2. UBP Tüzüğü’nün 20. maddesi: “Kurultayın gündemi Parti Meclisince düzenlenir. Kurultayın olağanüstü toplantı gündemi çağrıyı yapan organca düzenlenir. Kurultayda karar yeter sayısı, hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğudur”.

Hükmün Yorumu: Bu hükmün konuyla ilgili kısmı son cümledir. Bu cümle, Kurultay’da karar yeter sayısının kural olarak hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu olduğunu düzenlemektedir. Dolayısıyla bu madde, bir anlamda Siyasal Partiler Yasası’nın 12. maddesinin 8. fıkrasını tekrarlamaktadır. Ancak dikkat edilirse, bu maddede spesifik bir karardan değil, genel olarak Kurultay’ın alacağı tüm kararlardan söz edilmektedir. Yani bu hüküm bir genel hükümdür. Hukukun genel ilkelerine göre, bir tüzükteki genel hükümle özel hüküm çatışırsa, uygulanacak olan özel hükümdür. Yani tüzükte aksi özel bir hükümde düzenlenmedikçe, tüm kararlar Kurultay’da hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğunun oyuyla verilecektir. Ancak özel bir karar türüyle ilgili özel bir karar yeter sayısı öngörülmüşse, bu genel hüküm değil, o özel hüküm uygulanacaktır.

3. UBP Tüzüğü’nün 21. maddesi: “Kurultay, Genel Sekreter’in yapacağı yoklamadan sonra üye tam sayısının salt çoğunluğunun mevcudu ile açılır. İlk çağrı üzerine salt çoğunluk sağlanamadığı takdirde toplantı on beş gün ertelenir. İkinci çağrı üzerine yapılacak toplantıda yeter sayı aranmaz ve katılacak üyelerle yetinilir”.

Hükmün Yorumu: Aslında bu hüküm tartışılan konuyla doğrudan doğruya ilgili değildir. Buraya alınmasının sebebi, kamuoyunda yürütülen tartışmalarda bu maddeye de atıf yapılmasıdır. Maddeye göre Kurultay, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile açılır. Burada üye tam sayısının salt çoğunluğu karar yeter sayısı değil, toplantı yeter sayısıdır. Toplantı yeter sayısı varsa Kurultay açılır. Ancak bu, toplantı yeter sayısının bulunduğu durumda her konuda karar alınabileceği manasına gelmez. Eğer tüzük belli bir konuda daha fazla oy gerektiren bir karar yeter sayısı öngörmüşse, Kurultay açılır ancak o spesifik konuda olumlu karar verilmesi mümkün olmaz. Bu konuda bir örnek vermek gerekirse, Cumhuriyet Meclisi Anayasa’nın 81. maddesine göre, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Ancak, Anayasa’nın 162. maddesine göre, Anayasa değişikliği konusunda karar verilebilmesi için Meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun oyuna ihtiyaç vardır. Yani burada toplantı yeter sayısı Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğudur ve bu çoğunluk varsa Meclis toplanabilir. Ancak üye tam sayısının üçte ikisinin olumlu oyu yoksa, Anayasa değişikliği konusunda karar verilemeyecektir.

4. UBP Tüzüğü’nün 28. maddesi: “Parti Genel Başkanı, Kurultayca gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile seçilir. İlk turda salt çoğunluk sağlanamazsa, seçim en çok oy alan iki aday arasında bir hafta sonra yinelenir ve ikinci tur oylamaya gidilir. Bu takdirde en çok oy alan aday parti başkanı seçilir. Ancak Parti Genel Başkanlığı’na adaylık koşulu Kurultay’da oy kullanma ve/veya oy verme hakkına haiz olanlara şamildir. Kurultayda oy kullanma ve/veya oy verme hakkına haiz olmayanlar Parti Genel Başkanlığı’na aday olamazlar. Adayın tek olduğu hallerde seçim yapılmaz...”

HÜKMÜN YORUMU:

Bu madde konuyla ilgili en önemli madde olduğundan, getirdiği düzenlemeyi unsurlarına ayırarak incelemekte yarar vardır:
a) Parti genel başkanının seçilmesine ilişkin karar, Kurultay’ın verebileceği kararlardan bir tanesidir. Kurultay, bunun dışında başka pek çok konuda karar verebilir.
b) Kurultay’ın karar yeter sayısı, yukarıda incelenen 20. maddede, kural olarak, “hazır bulunanların salt çoğunluğu” olarak belirlenmiştir.
c) Ancak UBP Tüzüğü, genel başkanın seçilmesine ilişkin kararı diğer kararlardan daha önemli görmüş olmalı ki, bu konuda “hazır bulunanların salt çoğunluğu”nu yeterli görmemiş, “üye tam sayısının salt çoğunluğu”nu aramıştır.
d) Bu düzenleme Siyasal Partiler Yasası’nın 12. maddesinin 8. fıkrasına aykırı değildir çünkü yukarıda incelenen o hükmün son cümlesinde, karar yeter sayısının YASADA VEYA TÜZÜKTE DAHA BÜYÜK BİR SAYI GÖSTERİLMEDİĞİ HALLERDE hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu olduğu belirtilmiştir. Belli ki yasa koyucu, siyasi partilere, diğerlerinden daha önemli gördükleri konularda, daha büyük bir karar yeter sayısını tüzükleriyle düzenleme yetkisi vermiştir. Nitekim UBP de, bu yetkiyi kullanarak, genel başkanın seçimi için karar yeter sayısını, hazır bulunanların salt çoğunluğundan daha fazla olacağı hemen her zaman açık bulunan “üye tam sayısının salt çoğunluğu” olarak belirlemiştir. Yani tüzük yasaya aykırı değildir, tam tersine, yasanın verdiği açık bir yetkiyi kullanmıştır.
e) Tüzüğün 28. maddesinin Tüzüğün 20. maddesine aykırı olması da söz konusu değildir. Hukukun genel ilkelerine göre, aynı tüzük içindeki iki madde birbirlerine aykırı olmaz. Bunlar arasında bir çatışma varsa, aralarında genel hüküm-özel hüküm ilişkisi vardır. Yani biri kuralı, diğeri istisnayı düzenler. Bu durumda, daha önce de söylendiği gibi, özel hükümle genel hüküm çatışırsa özel hüküm uygulanır. UBP Tüzüğü, 20. maddeyle Kurultay’da alınacak kararlar konusundaki genel hükmü düzenlemiş, 28. maddeyle ise, bu kararlardan biri olan genel başkanlık seçimi konusunda istisna getirmiştir. Bu durumda 20. maddeyle 28. madde arasında bir çatışma var gibi görünse de, özel hüküm olan 28. madde, genel hüküm karşısında önceliklidir. UBP Tüzüğünü hazırlayanlar, genel başkanın seçimine ilişkin kararı diğer kararlardan daha önemli gördüklerinden, onun için daha büyük bir karar yeter sayısı öngörmüşlerdir ve bu durumda genel başkanın seçimi konusunda üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyunun alınması gerekecektir.
f) 28. madde, Kurultay’da aday olanların sayısı çerçevesinde iki ayrı durumu düzenlemiştir. Bunlardan birincisi, tek adayın olması durumudur. Maddeye göre, o durumda seçim yapılmayacaktır. Onun dışındaki durumlar (iki, üç ya da dört adayın olması) ise birbirinden ayrılmamış ve her durumda üye tamsayısının salt çoğunluğunun aranacağı düzenlenmiştir. Kimilerine göre, iki adayın bulunması durumunda üye tam sayısının salt çoğunluğunu aramak rasyonel olmayabilir ama burada önemli olan tüzüğü koyan partinin iradesidir. Eğer tüzüğü yürürlüğe koyan parti iki adayın bulunması durumunda üye tam sayısının salt çoğunluğunun aranmamasını isteseydi, aynen tek adayın bulunduğu durumlar için yaptığı gibi, bunu da özel olarak düzenleyebilirdi. Düzenlemediğine göre, tüzüğü yürürlüğe koyan partinin iradesi, iki ve daha fazla adaylı seçimlerde ilk turda üye tamsayısının salt çoğunluğunun aranmasıdır.
g) Buna karşın, maddenin ikinci cümlesinde “ilk turda salt çoğunluk sağlanamazsa, seçim en çok oy alan iki aday arasında bir hafta sonra yinelenir” denilmiş olması kafaları karıştırabilir. En çok oy alan iki adaydan söz edildiğine göre, ilk turda ikiden fazla adayın yarışmış olması gereklidir diye düşünülebilir. Oysa tüzüğü hazırlayanlar bunu söylemek istemiş olsalardı, aynen tek adayın bulunduğu durumu açıkça düzenlemiş oldukları gibi, bunu da açıkça düzenleyebilirlerdi.
h) Peki böyle bir düzenlemenin mantığı/amacı nedir? Bu tür düzenlemeler yalnızca UBP tüzüğünde bulunmamakta, dünyanın dört bir yanında uygulanmaktadır. Amaç, birinci turda partinin bir kişiyi uzlaşmayla seçmesinin sağlanmasıdır. Eğer bu mümkün olmazsa, o zaman ikinci tura geçilir ve ilk turda en fazla oy alan iki aday arasından kim çoğunluğu sağlarsa o seçilmiş olur. Yani birinci tur en geniş uzlaşmanın sağlanması, ikinci tur ise partinin başkanlık seçiminin uzayıp gitmemesi için öngörülmüştür.

SONUÇ
Görüldüğü gibi UBP Tüzüğü’ndeki düzenlemeler Siyasal Partiler Yasası’ndaki hükme uygundur. Buna ek olarak, UBP Tüzüğü’nün kendi içinde de bir çelişki yoktur. Hukukun genel ilkelerine göre özel hüküm genel hükme göre öncelikli uygulanacağı için, bu konuda uygulanacak olan hüküm 20. madde değil, 28. maddedir. 28. madde de, ilk turda iki adayın yarışmasıyla daha fazla adayın yarışması arasında herhangi bir ayrım yapmamıştır. Aynı maddede tek adayın bulunması durumunda ne olacağı ayrıca ve açıkça düzenlendiğine göre, iki adayın bulunması durumunda özel bir hüküm öngörülmek istenseydi, bu da ayrıca ve açıkça düzenlenirdi. Oysa böyle bir düzenleme yoktur. O halde sonuç şudur: İki veya daha fazla aday varsa birinci turda seçilebilmek için üye tam sayısının salt çoğunluğunu almak gerekir. Hiçbir aday bu çoğunluğu elde edemediyse, yapılması gereken ikinci tura gitmektir. Bu turda en çok oyu alan kişinin, bu oy üye tam sayısının salt çoğunluğundan az olsa dahi, genel başkan olacağı 28. maddede açıkça düzenlenmiştir.

 


 

Av. Asena: “28. Madde geçersiz… 704 oy Genel Başkan için yeterli”

 

Avukat Mustafa Asena ise HABERDAR Gazetesi’ne yaptığı açıklamada UBP tüzüğünün 28. maddesinin Siyasal Partiler Yasası’na aykırı olduğunu, bu nedenle maddenin geçersiz sayıldığını iddia etti. Asena, İrsen Küçük’ün Siyasal Partiler Yasasına göre UBP Genel Başkanı olduğunu ve seçimini kazandığını savundu. Asena, 28. maddenin Siyasal Partiler Yasası’nın aksine üye tam sayısının salt çoğunluğunu ön görmekte olduğunu belirterek, “Tüzüğün ilgili maddesi yasaya ters ve aykırı bir şekilde ‘hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu’ cümlesini kullanarak yasanın ön gördüğü ‘hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu’ cümlesini ortadan kaldırmıştır” dedi. Asena, şöyle devam etti: “Halbuki tüzükle yapılacak değişiklik sadece daha büyük bir sayı ile sınırlıdır. Özetlersek yasanın ön gördüğü tüzükle yapılabilecek değişikliğin hazır bulunan üyelerin yarısından 10 fazlası, 20 fazlası veya 4’te 3’ü gibi olmasını ön görmektedir. Nitekim tüzüğün diğer maddeleri yasayla uyumlu şekildedir. Ayrıca Siyasal Partiler Yasası’na göre belli bir sayı konması zorunluluğunun nedenleri arasında, delege sayısının veya katılanların salt çoğunluğunun, 1427 delegenin yarısı 713.5 bir fazlası ise 714.5 yani salt çoğunluk değil, salt yoğunluk çıkabilir ki, bu durumda salt çoğunluk 1 kişi olarak değil bir sayı olan 0.5 eklenmesi ile sağlanabilir. Buna göre UBP Tüzüğü geçersiz olduğu için Siyasal Partiler Yasası’nın ilgili maddeleri amir hüküm görevini üstleniyor. Yani İrsen Küçük’ün aldığı 704 oy Genel Başkan olması için yeterli.”  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 988 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler