1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hukuk Toplumsal Yaşamın Neresinde?
Hukuk Toplumsal Yaşamın Neresinde?

Hukuk Toplumsal Yaşamın Neresinde?

Lefkoşa sanayi bölgesinden petrol istasyonuna doğru gidiyorum. Yol kenarında ağaçların altına karpuz yüklü bir kamyonet park etmiş. Önünde bir karton parçası üzerine “Çekirdek Karpuz” yazıyor. “Çekirdek karpuz” ne demek diye dü

A+A-

 

 

 

Lefkoşa sanayi bölgesinden petrol istasyonuna doğru gidiyorum.

Yol kenarında ağaçların altına karpuz yüklü bir kamyonet park etmiş. Önünde  bir karton parçası üzerine “Çekirdek Karpuz” yazıyor.

“Çekirdek karpuz” ne demek diye düşündüm.

Yol boyunca üç dört tane daha çekirdek karpuz satanları gördüm.

Bazı iş araçlarının yol kenarına park ederek çekirdek karpuz alıp yollarına devam ettiklerine rastladık.

Tabî çift şeritli yolda aniden yola çıkmalarının yarattığı sıkıntıları da yaşadık.

Bu karpuzcular buraya nasıl geldiler? İzin almaları gerekmez mi? İzin verecek makam kimdir? Çekirdek karpuzlar denetimli mi? Eğer öyle birşey varsa, gerçekten çekirdek karpuz mular, yoksa karton üzerine yazılı aldatmacadan ibaret mi? Bunlarda ilaç kalıntısı var mı? Hormon var mı? Arayan kim, soran kim?

Tüketici hakları, tarfik güvenliği, denetim...

Devletin koyduğu yasalar şuan nerede?

Bunları düşünerek yoluma devam ettim.

Küçükkaymaklı çemberine geldim. Rüzgarın uçuşturduğu kağıtlar etrafta savruluyordu.

Kaldırımların üzerindeki çöpler, Koçero tepelerini andırıyordu...

Etraf pislik ve koku içinde...

Başbakanın sözleri aklıma geliyor.

Maaşlarını alamayan belediye çalışanları “iki maaş isteriz” demişlerdi. Başbakan da “Ben de çok şey isterim.” demişti. Ne demek istedi acaba!?

Anlayamadım.

Koskoca Lefkoşa Belediyesi batıyor. Savcı, polis... Devlet, hukuk, yasalar şu anda nerede...

Devam ediyorum yoluma...

Başbakanlık kavşağına geldim.

Aman Allahım! Ne göreyim...

Kaldırımlarda çatırez, altıntop bitmiş. Kendiliğinden bu sıcakta boy atmışlar...

Ha! Bir tane de refüjün kenarında bordür taşlarının dibinde bitmiş, yolun içine doğru büyüyen bitki gördüm. Ama ne olduğunu anlayamadım.

Trafik ışıklarının tam karşısında, Başbakanlık binaları tarafında bir kısmı düzeltilmiş öbek öbek çakıl yığınlarının etrafını yabani otlar sarmış...

Bu kez de History kanalında izlediğim “İnsanların Yok Olmasından Sonra” belgeseli aklıma gelidi. İnsanların yok olmasından sonraki altı ayda sokaklarda, kaldırımlarda, duvarlarda yabani otlar bitmeye başlıyordu.

Gördüklerim karşısında “var mıyız, yok muyuz” diye düşünmeye başladım.

Yaşarken yokuz gibi...

Neyse eve geliyorum... Huzurla, gazete okumak istiyorum, kahvemi yudumlarken...

O da ne! Irza geçme, silah, adam öldürme, soygun...

Allah Allah! Bu kadar küçük bir adaya bu kadar büyük suçları nasıl sığdırıyoruz.

Sanki olaylar arttı. Gazete okumayı bir tarafa bırakarak internetten mahkemelere girip 2011 faaliyet raporunu incelemeye başladım.

Bir da ne göreyim. 2011 yılında Ağır Ceza Mahkemelerindeki dava sayısında 2010 yılına göre %13, 2009 yılına göre ise %9 artış olmuş. Faaliyet raporundan derlediğim bilgilere aşağıdaki taploda yer veriyorum.

 

 

Davalar/Yıllar

2009

2010

2011

Adam öldürme, öldürmeye teşebbüs,  vahim yaralama, darp v.s. 

46

44

63

Silah veya patlayıcı madde taşıma, bulundurma, kullanma, şiddet, tehdit, bıçak taşımak v.s

38

37

60

Kız kaçırma, zorla ırza geçme, tabiat kurallarına aykırı cinsi münasebet v.s.

5

3

11

Resmi evrak sahtelemek, sahte evrak düzenlemek, sahte  banknot tedavüle koymak v.s.

72

59

81

Alacak-verecek davaları

10415

11090

11674

Dosya edilen hukuk davaları

33355

27063

33649

İsdar edilen mazbatalar

-

6894

7331

Aile mahkemesindeki boşanmalar

669

706

739

 

İşte ülkenin tablosu.

Neden bu ülkede her yıl suçlar artıyor? Neden düzensizlikler olağan hale geliyor?

Sosyal yaşamın birçok alanında hukuk düzenini göremiyoruz. Sorumlular, görevliler, yöneticiler, denetleyiciler görev ve sorumluluklarını zamanında yasalara uygun bir şekilde yerine getirmediklerinden, suçlar artma eğilimine giriyor.

Lackalık, adam kayırmacılık, partizanlık... bu eğilimi artırmaktadır.

Siyaset ayrı, yönetmek ayrıdır.

Parti yönetimi başkadır, ülke yönetimi başkadır.

Yönetim iradesi ülkeyi yasalara uygun yönetemiyorsa, toplumsal düzende deformasyon yol açar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 818 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler