1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hristofyas: Uluslararası toplum sessizliğine son versin
Hristofyas: Uluslararası toplum sessizliğine son versin

Hristofyas: Uluslararası toplum sessizliğine son versin

Rum hükümeti Türkiye’nin doğal gazla ilgili açıklamalarını BM ve AB’ye şikayet edecek

A+A-





Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde (MEB) 2 ay sonra başlatılacak olan doğal gaz arama çalışmalarıyla ilgili yapmış olduğu açıklamalara Rum siyasi cephesinden tepkiler gelmeye devam ediyor. Rum hükümeti, “tehdit” olarak yorumladığı bu açıklamaları BM’ye ve AB’ye şikayet etmeye hazırlanıyor.
Fileleftheros gazetesi; “Doğal gazla İlgili ‘Pressing’ (Baskı)... Ankara: ‘Haklarıyla’ İlgili Kuruluşları Bilgilendiriyor, Lefkoşa’yı Tehdit Ediyor” başlıklarıyla manşete çektiği haberinde, Türkiye’nin “tehdit ve şantajlar” aracılığıyla, Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde doğal gaz çıkarma çalışmalarına başlayamaması için baskı unsuru oluşturmaya çalıştığını iddia etti.
Gazete, Davutoğlu’nun müdahaleleriyle daha da belirgin hale gelen bu tehditlere paralel olarak, Türkiye’nin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları” konusunda şüphe uyandırmaya ve doğal zenginliklerine el koymaya çalıştığını da öne sürerken, Türkiye’nin AB gibi uluslararası kurumlara, Akdeniz’de özellikle “32°16’18” E” coğrafik koordinatının batısındaki bölgede (Akama bölgesi) yasal hak ve menfaatleri bulunduğu konusunda bilgilendirme yaptığını savundu.

RESMİ TEZ OLARAK AB’YE SUNULDU

Bahsi geçen bölgenin Türkiye kıyılarından başlayıp Mısır’a kadar uzandığını yazan gazete, Türkiye’nin bu bilgilendirmesinin aynı zamanda, resmi tez olarak AB’ye de sunulduğunu ve Rum hükümetinin MEB sınırlarının tespiti veya doğal gaz ile petrol arayışı yapılmasına ilişkin imzalayacağı herhangi bir anlaşmayı da kabul etmeyeceğini vurguladığını kaydetti.
Tüm bu gelişmeler ışığında Rum hükümetinin, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yabancı hükümetlerle kuruluşları bilgilendirmeye hazırlandığını yazan gazete, konunun, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs sorunuyla ilgili raporunu Güvenlik Konseyi’ne sunmasından önce BM Genel Sekreterliği’ne iletileceğini de belirtti.
Gazete, edindiği bilgilere dayanarak Rum hükümetinin yabancı hükümetleri bu konuda, bugün itibarıyla bilgilendirilmeye başlayacağını da haberine ekledi.

POLİTİS: “BAK KİM KONUŞUYOR…”

Öte yandan Politis gazetesi ise, “Bak Kim Konuşuyor... Başkan ve Siyasi Partiler MEB ile İlgili Türk Tehditlerini Kınadı” başlığıyla aktardığı haberinde, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi”ndeki doğal gaz arama çalışmaları çerçevesinde yapmış olduğu açıklamalara, Rum siyasi cephesinden gösterilen tepkilere yer verdi.
Habere göre, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, cumartesi akşamı Derinya’da yapılan “anti-işgal” etkinliğindeki metin dışı konuşmasında, BM’nin Deniz Hukuku ile ilgili uluslararası anlaşmasını imzalamayan Türkiye’nin, uluslararası hukuka atıfta bulunma cesareti göstermesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Hristofyas, uluslararası toplumun Türkiye karşısındaki sessizliğine son vermesi ve uluslararası hukuku savunması gerektiğinin de altını çizerken, Türkiye’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne saygı göstermesi gerektiğini de vurguladı.

OMİRU: “AÇIKLAMALAR BİZİ KORKUTMADI”
Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru ise önceki gün yapmış olduğu açıklamalarda, Türkiye’nin MEB’e ilişkin yapmış olduğu açıklamalarla, yeni bir gerginlik yaratmaya çalıştığını iddia ederek, AB’nin, kapısını çalmakta olan Türkiye’ye tepki göstermesi gerektiğini söyledi.
Omiru, AB’nin Türkiye’ye, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal haklarını engellemeye çalışması durumunda, Avrupalı bir gelecek düşleyemeyeceği” mesajını vermesi gerektiğini de kaydetti.
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos ise bir anma törenindeki konuşmasında, Türkiye’nin doğal gaz araştırmalarıyla ilgili yapmış olduğu açıklamaların kendilerini korkutmadığını söyledi.
Hrisostomos, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “saçmaladıklarını ve mantıklarını kaybettiklerini” ileri sürdü.

“KABUL EDİLEMEZ”

EURO. KO ile Çevreciler ve Ekologlar Hareketi de yayımladıkları mesajlarla, Davutoğlu’nu kınadıklarını belirttiler. İki parti, Davutoğlu’nun bu açıklamalarını “kabul edilemez” olarak nitelerken, Güney Kıbrıs ile Yunanistan’ın bu konuda birlik olması gerektiğini belirtti.
Öte yandan Alithia gazetesi de, “Lefkoşa ve Atina Uluslararası Topluma Sorumluluklarını Yerine Getirmesi Çağrısı Yapıyor” başlığıyla aktardığı haberinde, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Grigoris Delavekuras’ın Atina’da yaptığı açıklamalara yer verdi.
Habere göre Delavekuras, Türkiye’ye Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uyması ve Kıbrıs sorununun çözümüne yardım etmesi çağrısında bulundu. Delavekuras, “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin, devletin tek resmi temsilcisi olduğunu ve uluslararası hukuk ile deniz hukukuyla uyum içerisinde, egemenlik hakları ve yetkilerini kullandığını” öne sürdü.
Haber, diğer gazetelerde şu başlıklarla aktarıldı:
Simerini: “Davutoğlu Bizi Birleştirdi”. Haravgi: “Uluslararası Toplum Sessizliğine Son Versin”.


 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 659 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler