1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Hiç girmediğiniz bir bölgenin haritasını nasıl çıkarırsınız?'
Hiç girmediğiniz bir bölgenin haritasını nasıl çıkarırsınız?

'Hiç girmediğiniz bir bölgenin haritasını nasıl çıkarırsınız?'

Ermu Sokağı’nı inceleyip haritalandıran, bu sokaktan hatıralar toplayan Anita Bakşi’yle röportajımız şöyle: SORU: Sevgili Anita, okurlarımız için birazcık kendinden bahseder misin? ANİTA BAKŞİ: Son üç yıldır Kıbrıs’a geliyorum... Aile

A+A-

 

 

 

 

Ermu Sokağı’nı inceleyip haritalandıran, bu sokaktan hatıralar toplayan Anita Bakşi’yle röportajımız şöyle:

SORU: Sevgili Anita, okurlarımız için birazcık kendinden bahseder misin?

ANİTA BAKŞİ: Son üç yıldır Kıbrıs’a geliyorum... Ailem Hindistanlı’dır – 1970’li yıllarda Amerika’ya göç etmiş Hitli bir ailedir ailem. Ben Chicago’da doğdum... Chicago’da büyüdüm ve ABD’de mimarlık eğitimi aldım, Illinois Chicago Üniversitesi’nde... Sonra California’daki Berkeley Üniversitesi’nde mimarlık eğitimimi sürdürdüm. Mimarlık eğitimim devam ederken, uluslararası alanda bir deneyime sahip olmanın ilginç olabileceğini düşündüm. İstanbul’a gittim, orada bir mimarlık firmasında ikibuçuk yıl kadar çalıştım. Ayrıca ÇEKÜL’de de çalıştım, kültürel mirasın korunmasına yönelik bir dernekti bu... Oradayken, doktora yapmaya karar verdim ve “Bölünmüş Şehirler” konusunda doktora yapmam kabul edildi Cambridge Üniversitesi’nde. İstanbul’daydım ve iki hafta içerisinde yapacağım araştırmanın özetini yazmak durumundaydım! Aklıma ilk gelen şey, Lefkoşa oldu – her zaman “Bellek” ilgimi çekmiştir, mimariyle ilgili bellek ve tüm bunların birbirine nasıl da bağlı olduğu ilgimi çekiyordu...

Ara bölgeyi incelemek istiyordum, bu bölge geçmişte çok önemliydi, eskiden bir Pazar yeriydi ara bölge ama şimdi “Ara Bölge”ye dönüşmüştü bu Pazar yeri, yani artık Pazar yeri yoktu... Lefkoşa şehrinde bu ara bölge, tarihle yakından bağlantılıydı, hatıralarla bağlıydı... Böylece buna odaklandım... 2008’de Cambridge Üniversitesi’nde doktorama başladım... 2005 yılında İstanbul’daydım...

 

SORU: Yani daha önce Kıbrıs’a gelmiş miydiniz?

ANİTA BAKŞİ: Hayır, gelmediydim... Önce doktora için yapacağım araştırmanın konusunu belirledim, sonra geldim Kıbrıs’a. Aslında Kıbrıs konusunu arkadaşlarımdan dinliyordum, haberlerde duyuyordum... Ancak Kıbrıs’a ilk kez 2008’de geldim. Buraya geldiğimde çok gergindim, neler bulabileceğimden emin değildim, kafamdaki düşüncelerle buradaki gerçekler arasında bir bağ oluşturabilecek miydim acaba? Elbette pek çok ayarlamalar gerekti bu konuda da ancak sonuçta bu konuyu seçmiş olmak beni çok mutlu etti. Yaptığım araştırma çok ilgimi çekti, gerçekten Lefkoşa’yı çok sevdim, burada tanıdığım insanları çok sevdim... Sonuçta herşey yerli yerine oturdu ama başlangıçta çok büyük bir soru işareti vardı...

 

SORU: Bana kitabım “İncisini Kaybeden İstiridyeler”i okuduğunuzu anlattınız. Ne zaman olmuştu bu?

ANİTA BAKŞİ: 2008 veya 2009 başlarıydı, henüz başlıyordum araştırmama... O noktada genel olarak Kıbrıs konusunda okuyordum, sadece Lefkoşa üstüne odaklanmıyordum o noktada... Senin kitabını okudum, başka kitaplar okudum... Ancak doktora tezimi yazarken, tekrar senin kitabına döndüm, 2011-2012 yıllarında... O yıllarda 1963-68 arasını, 1974’te olanları anlamaya çalışıyordum, Ermu’daki dükkan sahiplerinin anlattıklarını anlamaya çalışıyordum... Kitabında pek çok öykü vardı... Bu öyküleri belki sergide görmüyorsun ama doktora tezimde senin kitabından bu öykülere yer verdim...

 

SORU: Sonuçta Ermu Sokağı’nı seçtin tez konun olarak... Tam olarak neler yaptın Ermu Sokağı konusunda? Aslında hiçbir zaman girememiştin Ermu Sokağı’na, gidip reklamlar buldun, harita üzerinde Ermu’da hangi dükkanın kime ait olduğunu bulup ortaya koydun ve o dükkan sahiplerini bulup onların hatıralarını dinledin Ermu’yla ilgili... Öyle mi?

ANİTA BAKŞİ: Evet... Tezime başladıktan sonra aradan bir yıl geçmişti, henüz Ermu Sokağı’yla ilgili herhangi bir çalışmam yoktu. Sonra ticari kataloglar buldum, bu eski kataloglarda reklamlar vardı, “Tamam” dedim, “bu reklamlardan hareket etmek iyi bir başlangıç olabilir...”

Tüm Surlariçi’ni inceledim... Bir harita oluşturmaya başladım – serginin posterinde var bu harita... Tüm ticari bölgeleri veya tüm meskun bölgeleri gösteren haritalar yapabiliyordum, ilginç bölgeleri haritaya koyabiliyordum, Ara Bölge’nin durumuna bakıyordum...

Ancak esas kritik soru şuydu: Hiç giremediğiniz bir bölgenin haritasını nasıl çıkarırsınız? Bir boşluğu nasıl haritalandırırsınız? Ermu’ya ulaşamayan sadece ben değildim, Ermu’yu tanıyanlar da gidemiyordu Ermu Sokağı’na... 37 yıldır ulaşamıyorlardı Ermu’ya... Ticari katalogları bulunca, “Tamam” dedim, “işte başlangıç noktası bu olacak...”

 

SORU: Bu kataloglar ne zamandan kalmıştı?

ANİTA BAKŞİ: 1930’lu yıllardan kalma kataloglar bile var! Ancak ben daha çok 1940’lı yılların, 1950’li yılların başlarında çıkarılan katalogları kullanmayı seçtim.

 

SORU: Bu katalogları nasıl bulmuştunuz?

ANİTA BAKŞİ: Çok iyi bir arkadaşım vardı, onun kaynatası bu tür şeylerin koleksiyonunu yapıyordu, arkadaşım bana bu katalogları gösterince, “Tamam” dedim! Bu arkadaşım da doktora yapıyor...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 927 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler