1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. HESAP SORABİLMEK
HESAP SORABİLMEK

HESAP SORABİLMEK

Bu yapının işlevselliğinden öte, son günlerde adına devlet dediğimiz şeyin hızla bir parti mekanizmasına dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Toplum birer delege, hükümet MYK konumunda. Oyu olmayan delegenin varlığı hiçe sayılırken, alınan bütün kararlar, UBP

A+A-

 

 

Ülkede olduğu iddia edilen ancak varlığı hissedilemeyen bir devlet yapımız var.

Bu yapının işlevselliğinden öte, son günlerde adına devlet dediğimiz şeyin hızla bir parti mekanizmasına dönüştüğüne şahitlik ediyoruz.

Toplum birer delege, hükümet MYK konumunda.

Oyu olmayan delegenin varlığı hiçe sayılırken, alınan bütün kararlar, UBP’nin üst düzey yetkili kurulları yerine geçen tarafından alınan kararlar şeklinde işliyor.

Partizanlık da UBP’li ile başka partili arasını çoktan aşıp, kendi partisi içindeki hiyerarşiyle belirlenir oldu.

Bir süredir kamuoyunda kurultaya yönelik istihdamlar yapıldığı yönünde iddialar dolaşıyordu. CTP Genel Başkanı bu istihdamlar için yeni bir şirket de kurulduğunu ve hatırlı UBP’lilerin istihdam için öncelik taşıdığını anlatıyor.

Bir başka iddia, sırf istihdam edilmek için Karpaz’dan alınan iki kişinin, Lefkoşa’da istihdam edildiği ve durumun düzeltilmesi için kurultay sonrası sözü verildiği yönünde. Sadece Kurultaya yönelik istihdamların 300’ü aştığı ifade ediliyor.

Varın Ekim’e kadar bu rakamın kaça katlanacağını hele bir genel seçimde neler yapılabileceğini siz hesap edin.

İş ve aş sözüyle seçim alan parti aynı yöntemle kendi parti işleyişini devam ettirmeye çalışıyor.

İş sözü alan partili kendisini işe alacak olana çalışacak, kendisini ya da yakınını işe alacak olana oy verecek. Varın Kaşif’in mi Küçük’ün mü istihdam galibiyeti yaşayacağına da yine siz karar verin.

UBP’de kurultay süreci işlerken yaz rehavetini de geride bırakan bir gerginlik yaşanıyor. Parti içinde ciddi bir liderlik sınavı verecek olan Cumhurbaşkanı Eroğlu geçtiğimiz gün AKŞAM gazetesine konuştu.

Burada söylediği son derece dikkat çekici şeyler var;

Öncelikle İrsen Küçük benim yerimi dolduramadı. Siyaseti zaten en başından kişiselleştiren biriydi diyor.

Yani çıkarcı kendi menfaatine göre çalışan biri olmakla suçluyor, İrsen Küçük’ü.

UBP tabanına verdiği mesaj da açık. UBP’nin oyları %10-15 oranında düşmüştür. Böyle giderse ilk seçimde muhalefete düşebilir diyor.

Ve sonucun kararsız seçmen tarafından verileceğini, yani daha hiçbirşey için geç olmadığını ifade ederek, ancak İrsen Küçük’ün gitmesiyle UBP’nin toparlanacağını beliritiyor.

İrsen UBP’yi bölüyor diyor.

Şimdi bakalım İrsen Küçük’ün buna yanıtı ne olacak.

Ama Başbakan da boş durmuyor. Bir taraftan istihdam yarışı bir taraftan da sorun çözme iktidarıyla kendi payını yükseltme yarışı içinde. Liderlik böyle olur diyerek, parti içinde her türlü sorunu kendisinin çözebileceğini gösteriyor.

Tabii ülke içinde de.

Tabanı geleneksel olarak UBP’lilerden oluşan Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nin eyleminin ardından, Başbakan yine söz verdi. Birlik eylemi kaldırdı.

Ancak nedense kimse bu sözlerin yerine gelebileceğine inanmıyor.

Zaten en başından Tarım Bakanı’nın aylarca çözemediği şeyin, yarım saatte nasıl çözülebilediği anlaşılmış değil. Zira ortada henüz bir çözüm değil, sadece bir vaat var.

Ancak bu vaatin bile işlemeyeceği Süt İmalatçıları Birliği’nin tepkisiyle ortaya çıktı.

Başbakanın tek taraflı süt fiyatı belirlediğini söyleyen İmalatçlar, biz bu paraları ödeyemeyiz deyince sütler toplanmadı.

İşte ortada bir başka kaos.

Çünkü ortada bir politika yok. Ortada tamamen şark zihniyeti anlayışıyla Başbakan çözer durumu var.

Bol keseden hovarda milyarder gibi suni çözümler dağıtan bir durum var.

Ancak acı olan sivil toplum örgütlerinin ve sendikaların bu hovardaca sunulan çözüm vaatleri karşısında aciz kalması. Eylem yaparak eylem güçlerini yitirmeleri. Muhalefetin herşeye rağmen hala somut politikalar üretip halkın karşısına çıkamaması.

Hükümetler hata yapabilir. Devletler cinayet bile işler.

Ama bunun hesabını soran mekanizmaların ne kadar ayakta durduğudur bir ülkenin refahını ve geleceğini belirleyen.

Sanırım biz boyumuzu aşan devasa yanlışlardan fazla, hesap soracak bu mekanizmaları kaybetmenin acısını yaşıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 643 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler