1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Herkese 'demokrasi' gerek, en önce...
Herkese demokrasi gerek, en önce...

Herkese 'demokrasi' gerek, en önce...

Neler yaşanıyor, akıl sır ermiyor, bir türlü... Sağdan baksan olmuyor, soldan baksan anlaşılmıyor... Türkiye’de “Cumhuriyet Bayramı”nda Türkiye bayrakları ile yürüyüş yapmak isteyen gruba, polis müdahale ediyor, “biber gazı”

A+A-

 

 

 

Neler yaşanıyor, akıl sır ermiyor, bir türlü...

Sağdan baksan olmuyor, soldan baksan anlaşılmıyor...

Türkiye’de “Cumhuriyet Bayramı”nda Türkiye bayrakları ile yürüyüş yapmak isteyen gruba, polis müdahale ediyor, “biber gazı” sıkıyor!..

Oysa Kıbrıs’ın kuzeyinde, “Türkiye bayrakları” dağıtılıyor insanlara, daha fazla açsınlar, yürüsünler diye..

 

 

 

 

***

 

Bu polis müdahalesini, geçtiğimiz yılki bir ziyaretten anımsıyoruz biz...

Erdoğan’a karşı pankart açanlara da “biber gazı” ile gitmişti polis!..

Sahi, bir de ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ bayrağı açanlar “avlanmıştı”, bir mitingde...

 

***

 

Türkiye’de “milliyetçiliğin” önünde duranlar da aynı zihniyet, Kıbrıs’ın kuzeyinde bunu körükleyenler de...

Kürtler’in yıllarca üzerine üzerine ölçüsüz baskıyla yürüyenler de aynı...

Ve Kıbrıs’ın bir başka ülke olduğunu kabul etmeyenler, karışanlar, müdahale edenler, “güç” ve “dayatma” ile BİZ KARAR VERECEĞİZ diyenler de...

 

***

 

Demek ki marifet kocaman bayraklar açmak değilmiş...

Demek ki marifet, “demokrasi”yi savunmakmış, her dönem ve her durumda...

Herkese ama herkese “demokrasi” gerekirmiş, en önce...

Yoksa... Gün gele, ağzınızın içerisine girerler, “tekme tokat” bir şekilde!

 


 

 

‘Güvensizlik’ önergesi Kaşifçiler de sınayacak!

 

UBP’deki “muhalif” ekip, şöyle bir ağız birliği yaptı:

“Güvensizlik önergesine gerek yok!.. Bütçe görüşmeleri var, her gün bir güven oylamasıdır... Yargı sürecini takip edeceğiz...”

Oysa...

“Güvensizlik” önergesi, sadece İrsen Küçük başkanlığındaki hükümeti değil...

O’na karşı çıkan muhaliflerini de sınayacak...

Yani, Ahmet Kaşif ve destekçilerini de...

Şimdi siz “Bu İrsen Küçük’le, bu hükümetle, bu hükümetin icraatları ile sokağa çıkmaya utanıyoruz” diyeceksiniz...

Sonra “güvensizlik” önergesi verilince de Meclis’te hiçbir tavır sergilemeyecek, kayıtsız kalacaksınız...

“Biz de güvenmiyoruz” demeyeceksiniz yani!..

O durumda, bu toplum, size niye inansın ki ?!

 


 

Neden?

 

MİLLİYET’in “Kuzey Kıbrıs niye güneyden geride” haberi için sevgili Sefa Karahasan görüşlerimi almıştı...

Tabii, telefonla, birkaç cümle konuşma şansı oldu...

“Türkiye’den gelen paraların, yıllarca yandaşlara dağıtıldığını” söylemiştim, doğru...

Ama buna “ganimeti” de eklemiştim sanırım... Neyse, birkaç eksik noktayı da, buradan tamamlayalım:

·        Kuzeyde; Kıbrıslı Rumlar’dan kalan GANİMETİ ve Türkiye’den gelen PARAYI dağıtmak üzerine bir sistem kuruldu...

·        Türkiye, Kıbrıs’ın kuzeyini etkin kontrolünde tutmak için toplumu üretimde uzaklaştırdı, kamuyu şişirdi...

·        KKTC’nin ilanı ile “dünyayla bağlar” tamamen kopartıldı...

·        1974 sonrasında “dünyayla bütünleşmek yerine” hep ayrılıkçı siyasetler izlendi...

Kıbrıslı Rumlar, sahip oldukları varlıkların üçte ikisini 1974’le kaybetmesine... Ve Kıbrıslı Türkler dünya kadar ganimetin üzerine konmasına, Türkiye’den de oluk gibi para akmasına rağmen... Şimdi neden adanın güneyi bunca ileri de... Kuzeyi onca geri...

Birkaç ciltlik kitap yazılır bunun üzerine herhalde...

Biz, Sefa Karahasan’ı, haberi için kutlayalım ve koyalım noktayı...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 915 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler