1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Her Türk asker mi doğar?
Her Türk asker mi doğar?

Her Türk asker mi doğar?

Türkiye’de gündeme gelen, askerlik yapmak istemeyenlere alternatif yaratma konusundaki yasal düzenleme hazırlıkları Kıbrıs’ın kuzeyinde de konunun konuşulmasına neden oluyor. Konuyu ele almaya devam ediyoruz. Kuzey Kıbrıs’ta vicdani rett

A+A-

 

 

Türkiye’de gündeme gelen, askerlik yapmak istemeyenlere alternatif yaratma konusundaki yasal düzenleme hazırlıkları Kıbrıs’ın kuzeyinde de konunun konuşulmasına neden oluyor. Konuyu ele almaya devam ediyoruz. Kuzey Kıbrıs’ta vicdani rettin simge ismi Murat Kanatlı ile yaptığım söyleşinin devamı şöyle:

 

·        Bizdeki vicdani reddi engelleyen yasalar nedir, Anayasa da bunun bir parçası... Yasal açsıdan ne yapılmalı, kimlere görev düşüyor?

 

Kıbrıs’ın kuzeyindeki yasal düzenleme Türkiye’den daha katıdır. Türkiye’de zorunlu hizmet denmesine rağmen Kıbrıs’ın kuzeyinde anayasada direk Silahlı Kuvvetler yazmaktadır.

Anayasa’nın askerlik hükümleri ile ilgili 74. Maddesinin 1. Maddesinde; “Silahlı Kuvvetlerde yurt ödevi, her yurttaşın hakkı ve kutsal ödevidir” denmektedir. Bundan sonrasına “ancak, hiç kimse vicdani kanaatlerine aykırı olarak silah kullanma dâhil askeri hizmeti yerine getirmeye zorlanamaz” dendikten sonra bunun nasıl uygulanacağı yasayla düzenlenir demek Kıbrıs’ın kuzeyinde de vicdani ret hakkının tanınması mümkündür… Bu yapılmaması halinde AİHM, Bayatyan davası ile vicdani reddi bir düşünce özgürlüğü hakkı olarak açıkça tanıdığı için Kıbrıs’ın kuzeyinde gençlerin de bundan sonraki süreçte vicdani retleri açıklayıp bu yolu izleyip hem Kıbrıs’ın kuzeyini hem de Türkiye’yi mahkûm ettirmesi büyük olasılıktır.

Bizim meclisten temsilcilerin de zaman zaman katıldığı Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM)’nin 23 Mayıs 2001’de Daimi Komite tarafından kabul edilen 1518 numaralı tavsiye kararında; “Vicdani ret hakkı, kutsal olarak kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde belirtilen düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün temel bir görünüşüdür” ifadelerini Kıbrıs’ın kuzeyindeki yöneticiler iyi okumalı ve Avrupalı bir gelecek istiyorlarsa bu hakkı hemen bu temelde tanımalıdırlar.

Bu nedenle bizler bu hakkının Kıbrıs’ın kuzeyinde de uygulanması için çeşitli düzeylerde Kıbrıs’ta vicdani İnisiyatifi olarak mücadele ediyoruz…

 

·        Sizin bu konuda aktif çalışmalarınız var. Seferberlikle ilgili... Burada durum nedir?

 

2009 yılından seferberliğe gitmeyi reddetmiştim. 2009 yılı ile ilgili 15 Haziran tarihindeki Askeri Mahkemedeki ilk dava öncesi yaptığım açıklamada dünyadaki hiçbir savaşta taraf olmayacağım için savaş hazırlıklarında yer almayı ret ettiğimi bir kez daha açıklamıştım. Dava daha sonra 5 Temmuz’a, 26 Temmuz’a, 29 Eylül'e ondan sonra da 25 Ekim'e ertelenmişti… Şimdi de 24 Kasım’a ertelendi.

Konu ile ilgili bizim talebimiz seferberliğe vicdani ret nedeni ile katılmadığımız, bunun bir düşünce özgürlüğü olduğunu, bunun da mevcut anayasada koruma altına alındığı belirterek, davanın anayasa mahkemesine havale edilmesidir.

AİHM Büyük Dairesi’nin Bayatyan davası kararı yukarda da belirttiğimi bunun en önemli hukuksal dayanağını oluşturuyor. Taşınmaz Mal Komisyonu oluşumu ile ilgili UBP anayasa mahkemesine gittiğinde ilgili AİHM kararlarına atıfta bulunulmuştu.

Bu nedenle Kıbrıs’ın kuzeyinde de vicdani ret hakkının mümkün olduğuna, hukuk sistemimizin uluslararası hukuktaki bu karaları dikkate alarak bir karar üreteceğine inanıyoruz, bu nedenle bizim dava bir nevi pilot dava konumuna geldi…

 

 

 

 


Peki emekli Albay Halil Sadrazam ne düşünüyor?..

Albay Sadrazam’dan çok konuşulacak sözler YARIN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1625 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler