1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. “Her şeyden önce eğitimciyim”
“Her şeyden önce eğitimciyim”

“Her şeyden önce eğitimciyim”

Erkan Dağlı, 8 yaşına giren Otello’yu ve Ada Işığı Çocuk Korosu ile Sonare’yi anlattı

A+A-

Simge Çerkezoğlu

Uzun yıllardan bu yana müzik öğretmeni olarak çalışan Erkan Dağlı, daha çok koro şefi kimliğiyle tanınıyor. Bitmeyen enerjisiyle sekiz yıl önce hayata geçirdiği Otello Çok Sesli Korosu ise son zamanlarda adından çok söz ettiren bir müzik topluluğu. Erkan Dağlı’yı daha yakından tanımak için gerçekleştirdiğimiz bu röportajda sadece Otello Korosu ile değil, Ada Işığı Korosu ile de çocuklara müzik bilgisini paylaştığını öğrendik. Farklı gruplara aşılamaya çalıştığı müzik sevgisi yanında, en önemli projelerinden biri olan Korolar Festivali’nin de bu yıl üçüncü kez hayata geçeceğini açıkladı. O anlattıkça bizler müzikle dopdolu geçen hayatına bir nebze de olsa dâhil olduk…    

“BEN HER ŞEYDEN ÖNCE BİR MÜZİK ÖĞRETMENİYİM”

Toplumda tanınan, bilinen, aşina olunan bir isim Erkan Dağlı ancak müziğe olan ilgisinin nasıl başladığını ilk kez anlatıyor. 

“Müziğe olan ilgim çocuk yaşlarda başladı. Sürekli şarkı söyleyen, müziğe ilgi duyan bir anne ile büyüdüm. Annem çocukluktan benim de müziğe eğilimim olduğunu fark edip, bana özel dersler aldırmaya başladı. Böylece küçük yaşta müzikle buluştuk. Daha sonra korolarda şarkı söylemeye de başladım. Koroda alkış almak, sahnede olmak da hoşuma gitmeye başladı. Tüm bunlar olurken müzik eğitimi alma fikri de zihnimde yer almaya başlamıştı. Tabii babam bunu onaylamıyordu. Israrla mimar, mühendis olmamı istiyordu. Ancak üniversite sınavlarında bu alanlarda başarı sağlayamadım. Daha sonra Gazi Üniversitesi yetenek sınavlarına girdim, başarılı oldum. Dört yıl ses eğitimi, şan ile piyano dersleri yanında koro ve koro yönetimine yönelik dersler aldım. Eğitimimin ardından da Kıbrıs’a döndüm. Ben her şeyden önce bir eğitimciyim, müzik öğretmeniyim. Daha sonra diğer sıfatlarım gelir. Sınıfta olmayı çok seviyorum. Çocuklarla birlikte hoplamayı, zıplamayı dans etmeyi, farklı tekniklerle onlara müziği sevdirmekten keyif alıyorum. Yirmi beş yıldır müzik öğretmenliği yapıyorum. ”

ek2.jpg

“OTELLO ÇOK SESLİ KOROSU SEKİZ YAŞINDA”

Eğitimci ve müzik öğretmeni olarak Erkan Dağlı’nın okul hayatı yanında, okuldan çıktıktan sonra devam ettiği bir de korolarla dopdolu geçen hayatı var.

“Ben ses eğitimi aldığım için buradaki bilgilerimi elbette bireysel çalışarak, özel derslerle, ilgi duyan kişilere aktara bilirdim. Ama ben hayatımda bunu seçmedim. Koro çalışmalarını daha çok sevdim. Liseli öğrencilerimle çalıştığım korolarla yarışmalara katıldım. Dereceler aldık ve o zaman anladım ki koro konusunda ilerleme şansım olabilir. Bu konuda daha fazla çalışmaya başladım. 2010 yılında Mağusa’da Otello ismini verdiğimiz bir koro kurduk. Daha sonra da Kıbrıs Polifonik Korolar Derneği ismiyle dernek statüsüne getirdiğimiz Otello Çok Sesli Korosu oluştu. Yapı olarak amatörler, müzik öğretmenleri, müzik bölümü öğrencileri ile müzik gönüllülerinden oluşuyor. Koromuz 10 Kasım tarihinde sekizinci yaşına bastı. Bizler insanlara şarkı söyleme kültürünü aşılarken, bunu yaparken tek sesli değil, çok sesli şarkı söyleme becerisini de kazandırdık. Tahmin edebileceğiniz gibi çok sesli olarak şarkı söylemek çok daha zordur. Çünkü müzikte dört farklı ses vardır; soprano, alto, tenor ve bas olarak. Bizim üyelerimiz yanındakinin sesiyle karışmadan, kendi bölümünü elindeki notayla ki çoğu nota bilmiyor söylemeye çalışıyor. Bir eğitimci olarak iyi bir gelişme gösterdiklerini düşünüyorum. Tabii bu iş bir ekip işi, Rana Uluçay da benim bu ekipte en büyük destekçim. O da bir müzik öğretmeni. Sürekli atölyeler yapıyor, atölyelere katılıyoruz. Ağustos ayında ise Ohrid Korolar Festivali’ne katıldık. Burada ülkemizi temsil ettik. Dünyanın farklı ülkelerinden korolarla birlikte festivale katılarak bir anlamda şehrin, ülkenin tanıtımına da katkı sağladık.

Otello ismini konuştuğumuz sohbetimize,  Dağlı’nın çocuklardan oluşan Ada Işığı Çocuk Korosu’na ilişkin paylaştığı bilgilerle devam ettik.    

“Ben Mağusa şehrini tanımlarken Otello’nun şehri Mağusa diye tanımlarım. Bu şehre ayrı bir değer kattığına inanırım. Bu şehirde yaşayıp ürettiğim için de ayrıca kendimi çok şanslı hissediyorum. Otello çok sesli korosu yanında Doğu Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Ada Işığı Çocuk Korosu’nu da kurdum. Çocuk korosunu üniversite çatısı altında oluşturma nedenim müzik öğretmenliği bölümünün içinden koro çıkarmak ve öğrencilerin bu koroda kendilerine uygulama alanı yaratmalarını sağlamaktı. Orada da yarı zamanlı olarak koro derslerine giriyorum. Oradaki gençlere de koro eserlerini tanıtıyorum. Buradaki öğrencilerimiz de çok başarılı. Bu yıl on tane Kıbrıs konulu çocuk şarkısını müzik dünyasına kazandırdık. Şu anda bu şarkıların kitabı da çıktı. İleride bunları bir albümle de ölümsüzleştirmek istiyoruz.  Biz Türkiye’de bir yarışma düzenledik. Bestecilerden Kıbrıs konulu çocuk şarkıları yapmalarını talep ettik. Bu şarkılar da bu yarışmanın ürünü eserler. Ada Işığı Çocuk Korosu bu anlamda Türkiye’de de bir marka haline geldi. Çocuk koroları arasında adamızdan çıkan ışıklar olarak anılıyorlar. 7 ile 15 yaş arası çocuklardan oluşuyor. Önümüzdeki dönemde bu korodaki yaş alan çocuklarımızla, gençlere yönelik de bir müzikal düşünüyoruz. Çocuk korolarının çoğalmasını, yayılmasını istiyorum. Bu konuda çalışmak isteyen öğretmen adaylarına da destek vermeye hazırız. Kapılarımız herkese açık.”

erk1.jpg

Son olarak Lefkoşa’da kurulan çalışmaları Naci Talat Vakfı’nda yapılan yeni koro Sonare’yi de konuşuyoruz. 

“Evet, Sonare ismiyle son olarak Lefkoşa’da faaliyet gösteren bir koro kurduk. Sonare Türkçe olarak tınlamak anlamına geliyor. Şu an otuz dört kişiden oluşuyor. Yetişkinlerden oluşuyor. Otello Korosu’nun konseptine benzeyen bir koro yapısına sahip olacak. İlk olarak koronun ses dengesini sağlamaya çalışıyoruz. Perşembe günleri çalışıyoruz. Bu özel bir koro, ben de burada şef olarak bulunuyorum. Benim yüreğim, paylaşımlarım herkese açık. Tüm bunlar yanında yeni ve genç koro şefleri yetiştirmek için de çalışmaya devam ediyoruz Ben de hala öğreniyorum. Hayatta kimse oldum bittim dememeli. Kendini böyle lanse etmemeli. Bilgim neyse aktarırım, bilmediklerimi de öğrenirim. Yeni yılda Türkiye’nin çok iyi koro şefleri ile koro atölyelerine katılma projelerimiz de var.”

“İNSANLAR ŞARKI SÖYLEMEK İSTİYOR AMA ÇEKİNİYOR”

Koroların üye sayıları bize gösteriyor ki, toplumda şarkı söyleme hevesi küçümsenmeyecek boyutta… Yıllardır koro çalışmaları yapan Dağlı’ya bu konudaki gözlemlerini soruyorum. 

“İnsanlar şarkı söylemek istiyor ama çekiniyorlar. Belki bizim kapalı toplum oluşumuzun getirdiği bir etki bu. Ama o perdeyi yırttıktan sonra insanlar daha fazla özgürleşiyor. Kendini mutlu hissediyor. Kendini şarkıyla ifade edebiliyor. Yüreğimizde ne taşıyorsak bunu şarkılarla karşıdaki yüreklere aktarmaya çalışıyoruz. Koro kişilerle böyle bir köprü kuruyor. Bizim yolumuz şarkıyla aktarmak. Elbette bunu yaparken kullanılan teknikler de önemli. Doğru Türkçe ile doğru şarkı söylemek, nefesleri nerede alacağımızı bilerek, şarkı söyleme tekniğini de karşıdakilere aktarmaya çalışıyoruz. Esas olan şarkı söyleyen herhangi birinden farklı olarak tekniği bilerek şarkı söylemeyi öğreniyor olmaları. Aksi taktirde bu anlatmaya çalıştığımız anlamda koro olmazdı. Bunun yanında elbette korolar sayesinde insanlar mutlu oluyor, kendilerine zaman ayırıyor, kendilerini değerli hissederek bir şarkıyla paylaşmayı, konuşmayı, anlatabilmeyi öğreniyor.”

Bu yıl Korolar Festivali 9-14 Temmuz 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalin Direktörlüğünü de yürüten Dağlı ile son olarak bu konuyu da konuşuyoruz.

“İlk kez bu festivali 2014 yılında düzenlemiştik. Amacım Türkiye’de katıldığım korolar festivalinin bir benzerini de Kıbrıs’ta yapmaktı. Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne bu projeyi sundum. Onların da desteği ile ilk festivalde yaklaşık 500 korist ağırladık. İki yılda bir yapmaya karar verdik. Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz festivalde bin kişiyi Mağusa’da ağırlamayı planlıyoruz. Şimdiden hazırlıklara başladık. Uluslararası olarak gerçekleştireceğimiz bu festivalle şehrimizi, adamızı, kültürümüzü tanıtmayı da hedefliyoruz.  

 

 

    

 

 

 

Bu haber toplam 1291 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 341 Sayısı

Adres Kıbrıs 341 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler