1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Her Aşk Kendi Kendini Öldürür
Her Aşk Kendi Kendini Öldürür

Her Aşk Kendi Kendini Öldürür

Daha kaç kez ceset olur insan, Adına Aşk denilen, Nefret denilen, Karanlık dehlizde… Nasıl olsa bir katil zanlısı bulunur, Nasıl olsa bir bahane bulunur, Kılıf hazırlanır, Cinayet işleneceği zaman… Her Aşk kendi katilini yaratır,

A+A-

 

 

 

 

Daha kaç kez ceset olur insan,

Adına Aşk denilen,

Nefret denilen,

Karanlık dehlizde…

 

Nasıl olsa bir katil zanlısı bulunur,

Nasıl olsa bir bahane bulunur,

Kılıf hazırlanır,

Cinayet işleneceği zaman…

 

Her Aşk kendi katilini yaratır,

İşte bu yüzden gülüşümün yanına bir ölüm kus,

Hiç gelmeyişlerine aldandığım gibi,

Gülen güzlerimin içine bir tetik çek,

Hiç sevmemişliğine kandığım gibi…

 

Nasıl olsa her Aşk kendi vukuatını yaratır,

Yarattığı her şey gibi…

 

Sen, seni anlatacak bir kelime aramışsın,

Ama yasak bir dilde,

Ama benim hiç bilmediğim bir dilde,

Uykunu kaçırtan erken gelmiş bir kış güneşiyle,

Kaç kez tövbe ettiğin Aşk’a uyanmışsın,

Yasak bir dille…

 

Zamandan eksildikçe yalan günler almışsın Aşk’tan,

Her güne yeni bir yalan uydurmuşsun,

Binlerce kez tövbe etmene,

Binlerce kez yemin etmene rağmen…

 

Hiçbir ölüm,

Hiçbir zehir,

Senin bedeninden çıkan ihanet kadar,

Hiçbir acı,

Hiçbir yara,

Senin dilinden çıkan vur emri kadar,

Vuramaz Aşk’ı,

Öldüremez Aşk’ı…

 

En çok merak ettiğim,

Daha kaç kez ölür,

En çok anlayamadığım,

Daha kaç kez intihar eder insan,

İsmine bin bir tane sıfat yapıştırılmış,

Aşk coğrafyasında…

 

Aklım kış güneşi,

Ellerim sana üşüyor,

“Hiç böyle bir şey olur mu?” deme,

Başka bir yerde ecele susamış bir kadın var hiç kimsenin bilmediği,

Başka bir yerde infazı veren bir erkek var kadının bildiği,

Ne garip ki ikisinin de elleri birbirine üşüyor…

 

Seni gözlerindeki nefretten tanıdım,

Seni henüz kabuk bağlamış yaralarından tanıdım,

Ama aldandım işte görüyorsun,

Ama inandım işte anlıyor musun?
Tıpkı kesim zamanı gelen bir kuzu gibi,

Tıpkı kurda teslim edilen bir kuzu gibi…

 

Ben yıldızların ışıl ışıl parladığı bir gecede,

Sana defalarca gönderilmemiş haberler yolladım,

Hepsi de infazı kaldırmak içindi,

Hepsi de aslında kâğıttan birer gemiymiş,

Suya girince batan ve eriyen…


Daha kaç kez ceset olur insan,

Adına Aşk denilen,

Nefret denilen,

Karanlık coğrafyada…

 

Nasıl olsa bir katil zanlısı bulunur,

Nasıl olsa bir bahane bulunur,

Kılıf hazırdır ve tetik çekilir…

 

Her Aşk kendi katilini yaratır,

İşte bu yüzden gülüşümün yanına bir ölüm kus,

Hiç gelmeyişlerine aldandığım gibi,

Gülen güzlerimin içine bir tetik çek,

Hiç sevmemişliğine kandığım gibi…

 

Aklım kış güneşi,

Ellerim sana üşüyor,

“Hiç böyle bir şey olur mu?” deme,

Başka bir yerde ecele susamış bir kadın var hiç kimsenin bilmediği,

Başka bir yerde infazı veren bir erkek var kadının bildiği,

Ne garip ki ikisinin de elleri birbirine üşüyor…

 

 

Zamandan eksildikçe yalan günler almışsın Aşk’tan,

Her güne yeni bir yalan uydurmuşsun,

Binlerce kez tövbe etmene,

Binlerce kez yemin etmene rağmen…

 

Hiçbir ölüm,

Hiçbir zehir,

Senin bedeninden çıkan ihanet kadar,

Hiçbir acı,

Hiçbir yara,

Senin dilinden çıkan vur emri kadar,

Vuramaz Aşk’ı,

Öldüremez Aşk’ı…

 

En çok merak ettiğim,

Daha kaç kez ölür,

En çok anlayamadığım,

Daha kaç kez intihar eder insan,

İsmine bin bir tane sıfat yapıştırılmış,

Aşk coğrafyasında…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 773 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler