1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hep yukarı yukarı ve…
Hep yukarı yukarı ve…

Hep yukarı yukarı ve…

Yüksek okulu bitirdikten sonra babasının küçük tarlasında bir şeyler ekip biçmeye başladı. İşletme okumuştu ama O, tarlada ekip biçmeyi de işletmenin bir biçimi olarak kabullenmişti. O yaşa kadar babasına yardımla geçmişti o tarladaki uğraşı… Şimdi

A+A-

 

 

 

 

 

Yüksek okulu bitirdikten sonra babasının küçük tarlasında bir şeyler ekip biçmeye başladı.

İşletme okumuştu ama O, tarlada ekip biçmeyi de işletmenin bir biçimi olarak kabullenmişti. O yaşa kadar babasına yardımla geçmişti o tarladaki uğraşı… Şimdi ise daha ciddiydi durum… O eski usül üretim biçimleriyle istediğini elde etmesi mümkün değildi.

Onun için de bazı projeler geliştirdi. Bu projelerini sunmak ve biraz teşvik veya kredi almak için bir yerler aradı. Bulamadı, ilgisiz davrandı gittiği yerlerdeki ilgililer… Sonucun ne olacağı belirsiz olan projelere teşvik uygulamak prensipleri içinde yokmuş.

Gittiği bankalar da pek ilgili değildi. Onlar için de tanımadıkları bazı iş yöntemleri için kredi sağlamak çok kolay değildi! Sadece bir önerileri oldu. Taşınmaz malları varsa ipotek göstererek kredi alması mümkündü.

O da babasına gitti. Projeyi uygulamayı düşündüğü tarla istediği kredi için yeterli kaynağı sağlayamıyordu. Başka bir taşınmazın olup olmadığını sordu. Eski bir ev vardı… Anne annesinin “öldüğümde torunumundur” dediği o eve şimdi ihtiyaç vardı. Biraz da sıkılarak gitti anne annesine… Rica etti nenesinden… “O ev zaten senin oğlum, ister şimdi kullan, istersen sonra” dedi yaşlı kadın.

Genç adam çok mutluydu, aldı eski evin tapusunu, gitti bankaya… Beklemediği kadar kredi verdiler eski eve… Tarladaki projelerini uygulamaya başladı genç adam…

İstediği sonuçları da almaya başladı. Üretim arttı, pazar payı arttı, artık başka yerlere, başka şehirlere bu ürün fazlasını satması gerekiyordu. Bu işler için yardımcılar aldı, pazarlamacılar istihdam etti. Şehir şehir, bölge bölge gezdi çalışanları… Yüksek teknolojiyle üretilen ve seri üretim nedeniyle ucuza da mal olan çeşit çeşit ürünlerini satarken bir başka akım başlamıştı şimdi sebze-meyvede… Organik tarım.

Mutlaka organik tarımı da üretim biçimleri arasına katmak gerekiyordu. Organik ürünlere meraklı müşteriler için de ayrı bir pazar oluşturdu. İşleri çok iyi gidiyordu genç adamın… Okuduğu meslek artık tam yerine oturmuştu. İşletmeciliğinin tam hakkını veriyordu. İşletmesi, işletmeciliği, iş yöntemleriyle ilgili makaleler yazıyor, farklı yerlerde konferanslar veriyordu artık.

İşler tıkırında, neredeyse işleri çalışanlarına bırakmış, o sadece işin kaymağını yemekle ilgileniyordu. Oysa işe başlamasının ardından sadece 6-7 sene geçmişti. Erken bir başarı, erken bir refah yakalamıştı.

Böyle olunca ailesinden baskılar gelmeye başlamıştı artık… “evlenmeliydi, çoluk çocuğa kavuşmalıydı.” Başlarda uzak durdu bundan, hâlâ genç olan adam… Ancak konferanslarından birinde rastladığı genç bir kadın onu bu olumsuz düşüncelerinden uzaklaştırdı. Gıda uzmanı olan kadınla çıkmaya başladılar, oradan oraya gitmeye, konferanslara birlikte katılmaya başladılar. Bu gibi yerlerde artık bir ikili olmuş gibiydiler. Çağrılar birlikte geliyor, her yere birlikte gidiyorlardı.

Genç adam sonunda sevdiği kadını ailesiyle tanıştırmaya karar verdi. Ailesine tanıştırdığında kadın artık 3 aylık hamileydi. Her ne kadar onlar artık ayrı bir dünyada yaşasalar da ailenin olduğu yerde yanlış anlaşılır! diye çabucak evlilik hazırlıkları başladı. Bir ay sonra düğün yapıldı. Aileler buluştu, tanıştı. 5 ay sonra torun dünyaya geldi. Ayrı bir heyecan, farklı bir mutluluk yaşandı. Adam ve kadın çocuğun büyüme yaşlarında gezilerine ara verdiler. Çocuklarının yanında kaldılar, onu büyüttüler.

İşler devam etti, hatta daha da büyüdü, yurt dışına ihracat birkaç yıldır sürüyordu. Artık bir marka olmuştu ürünleri… Sadece ham meyve-sebze değil, bu ürünlerin yan ürünleriyle de piyasaya girmeye başladılar. Allah yürü ya kulum demişti sanki!..

Veee…

Hiçbir şey olmadı. Boşuna beklemeyin. Bu kadar yukarıya doğru çıkan bir grafikten sonra mutlaka aşağıya doğru bir düşüş beklediniz mutlaka… Bir yerde bir mutsuzluk, bir hüsran beklediniz. Neden olsun ki! Bu pazar gününde mutlu bir hikâye anlatmak istedim, içimden geldiği gibi yaptım.

Hikâyenin kahramanları mutlu olmaya devam ettiler, size de biraz pay düşer umarım…      

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 805 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler