1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. HEP HATIRLANACAK BİR KONSER.... MADONNNA
HEP HATIRLANACAK BİR KONSER.... MADONNNA

HEP HATIRLANACAK BİR KONSER.... MADONNNA

U2’ya gitme şansımız olmamıştı ama özellikle Madonna’yı kaçırmak istemedik ve 20 kişilik bir grup arkadaş olarak, kendimizi Türk Telekom Arena’da bulduk.

A+A-

 

Aysu Basri Akter


Doğrusu büyük bir Madonna hayranı değilim. Ama dünya kültürlerini etkilemiş bu sanatçının şarkılarına en az hayranları kadar aşinayım.
Özellikle bizim kuşağı etkileyen 80’li ve 90’lı yılların melodileri bugün bile ezberimdedir.
Madonna sadece sevenlerini değil, çok farklı kitleleri de etkilemeyi başarmış dünya çapındaki sanatçılardan biri.
Zira sadece şarkılarıyla anılmadı, kliplerindeki protest tavrı Vatikan’a kadar uzanarak büyük tartışmalar yarattı.
Moda akımlarının yıllarca belirleyicisi oldu. Dahası cinsiyet kimliklerine ve cinsel özgürlüğe, kadının bedeni üzerindeki haklarından, dinlerin dogmalarına kadar birçok tabu sayılan alanda da bu tabuları yıkacak tavırlarıyla, kültürler üzerinde etki yarattı.
Sonuçta, sahnedeki 30 yıllık iktidarı, popüler kültürün de 30 yıllık tarihini yansıtıyor.

***

Madonna, U2, Rolling Stones gibi organizasyonlar, dünyanın en büyük organizasyonları.
U2’ya gitme şansımız olmamıştı ama özellikle Madonna’yı kaçırmak istemedik ve 20 kişilik bir grup arkadaş olarak, kendimizi Türk Telekom Arena’da bulduk.
Bulduk demişsem, o kadar da kolay değil.
Organizasyonu Sevgili Dervişe Çerkez Güryel, Mehmet Eziç’in katkılarıyla yaptı. Biletler 4 ay önce alındı. Arenaya ne zaman nasıl gideceğimiz en ince ayrıntısına kadar düşünüldü. Sonuçta B kanadında VIP bölümündeki yerimizi erkenden alıp, konseri beklemeye başladık.
Madonna konserinin büyüsü hala devam ederken, Turk Telekom Arena’nın da bir Fenerbahçeli olarak muazzam bir yapı olduğunu söylemem gerekiyor. Sadece stat değil, dev bir kompleks olarak bütün mimari yapı, en ince ayrıntı düşünülerek yapılmış. Öyle ki, oturduğunuz yerden kendinizi sahanın içinde hissediyorsunuz.
Rahatlık ve lüks de ihmal edilmemiş. Örneğin Madonna konseri için aralarında Doğuş Grubu, Ülker, Avea gibi iş dünyasının önde gelen isimleri, toplam 120 locayı 1.2 milyon TL karşılığı kapatmışlar. Bunlar tam teşekküllü büyük bir konforla dizayn edilmiş suitler. İçkisini yudumlarken, atıştırmalıkların tadına bakarken, koltuğuna gömülüp organizasyonun keyfini çıkarabiliyor seyirci. Ve bunu, rahatlık yanında, kapsını kapatıp bir mahremiyet altında da yapabiliyor.
Arenada yiyecek ve içecek standlarında alkol satılmadı, madeni para verilmedi. Biralar alkolsüzdü ama localar önündeki büyük lounge’da şovlar eşliğinde votka ikramı yapıldı. Verilen para üstü, su ve benzeri yan ürünlerle oldu.
Şunu özellikle söyleyelim;
Madonna konseri kesinlikle kalkıp İstanbul’a gitmeye ve ödediğimiz her kuruşa fazlasıyla değdi.
Hem de tartışmasız bir şekilde.
Öyle ki, bunu önceden öngören aralarında Kuzey Kıbrıs’tan da çok sayıda kişinin bulunduğu yakın coğrafyasından hatırı sayılır bir turisti de ağırladı, İstanbul.

***

Yaklaşık 45 dakika geç başlayan konser, 2 saate yakın sürdü. Ve arenayı dolduran 50 binden fazla kişi, bu zaman dilimi boyunca konseri soluksuz izledi.
Herkesin yüzünde tam bir kendinden geçiş hali vardı. Son iki şarkıya kadar kimse yerinden kıpırdamadı, dans etmedi, hatta şarkılara bile katılmadı.
Arenadaki 50 bin kişi, 2 saat boyunca neredeyse nefes bile almadı.
Büyük tartışmalara sebep olan klipleri, özellikle Vatikan’ı çıldırtan şovları hala akıllarda Madonna’nın. İstanbul konserinde de bu tarzı fazlasıyla hissedildi.
Öncelikle sahne, tören giysileri içindeki rahiplerin, Katoliklerin ve bazı Ortodoksların yaygın şekilde kullandığı dev bir buhurdanlığın yerleşmesiyle açıldı.
Hristiyanlıkta buhurdanlık, kutsal bakireyi simgeliyor. Buhurdanlığı tutan zincirler ise, kutsal üçlemeyi, yani, baba, oğul ve kutsal ruhu.
Buhurlayarak kötü ruhlardan arındırıldığına ve kutsandığına inanılıyor. Ve dini ayinlerde peder, bu dilekler ve dualarla elindeki buhurdanlığı zincirlerinden tutup sallayarak, kutsama yapıyor.
İşte kutsal bakire göndermelerini sık sık yapan Madonna, rahiplerin o dev buhurdanla kalabalığı buhurlamasıyla başladı, şovuna. İzleyiciyi kutsadı. Kötü ruhlardan, günahlardan arındırdı.
Ve birden, sahnenin arkasından O belirdi. Tam bir Tanrı(ça) edasında, "oh my god" (aman tanrım) nidaları eşliğinde çıktı, sahneye.
Her şarkıda sahne bir başka renk ve şekil aldı. Kâh sahnenin içinde kayboldu dansçılar, kâh gökyüzünden trompet çalan başkaları, seyircinin kafasının üzerinde uçtu.
Bunlarla da bitmedi, aniden ip üzerinde çıplak ayakla yürüyen Madonna’yı izledi, seyirci. Ve dansın bir bölümünde daha da beklenmedik bir hamleyle sol göğsünü açtı.
İşte böyle büyülendi, soluğunu tutarak izledi, arenayı dolduran 50 bin kişi. Nefes bile alamadı. Neredeyse çıt çıkmadı salondan...

***

Çok mu profesyoneldi, ses kalitesi ne kadar iyiydi tartışmaları bir tarafa, izleyen herkes kolay kolay unutulacak bir konser olmadığını teslim ediyor, Madonna konserinin.
30 yıldır sahnede hala dünyanın en çok kazanan sanatçıları arasında yer alan bu İtalyan asıllı Amerikalı sanatçı, müzik dünyasının kaset devrinden, kaset çalarlar ve walkmanleri fethetti, önce. Ardından CD’ler, bilgisayarlar, ipod’lar derken, bugün konserlerini cep telefonlarına kaydediyor hayranları, internetten satın alıyor albümlerini.
30 yılda çok şey değişti...
Değişmeyen ise, idolleştirilmiş sanatçıların varlığına bir örnek olarak Madonna gibi tarihsiz ve süresiz sanatçılarla, müziğin herşeye rağmen, evrenselliği oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 560 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler