1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hem 'çok ayıp', hem 'ballandıra ballandıra'
Hem çok ayıp, hem ballandıra ballandıra

Hem 'çok ayıp', hem 'ballandıra ballandıra'

Hem anlatıyorlar, ballandıra ballandıra… Hem de elleriyle ağızlarını kapatarak, "Aaaaa! Ne ayıp" faslı!.. Nasıl da seviyoruz, dedikoduyu!.. * * * Memleketin "en fazla satan" gazetesinin yeni sırrı da bu işte!.. İnsanların içindeki "merak" du

A+A-

 

 

Hem anlatıyorlar, ballandıra ballandıra…

Hem de elleriyle ağızlarını kapatarak, "Aaaaa! Ne ayıp" faslı!..

Nasıl da seviyoruz, dedikoduyu!..

 

* * *

Memleketin "en fazla satan" gazetesinin yeni sırrı da bu işte!..

İnsanların içindeki "merak" duygusuna oynuyor.

Bel altından da...

“Etik” yerine “etek” gözlüyor heyecanla...

 

* * *

Gece gazeteden çıktım, bir toplantıya gitmem gerek.

Ayak üstü atıştırmak için büfeye uğradım, "bir döner, soğansız olsun" diye!..

- Sen söyle, bu kadar senelik gazetecisin, böyle haber olur mu? Yok kadınlar gece kulübünden kadın çıkarmış da, alem yapmışlar da, manşet mi bu!.. Size ne insanların özel yaşamından...

- Öyle bir haberimiz yok, dedim.

- Tamam da söyle… Haber mi bu?

 

* * *

Söyledim...

- Şimdi senin tam karşında, bir başka büfe olsa. Ve son derece de "pis" çalışsa… Her gün gitsem, oradan alsam dönerimi, kebabımı. Sonra gelsem sana şikayet etsem, "ne kadar pis" diye!.. Oradan yesem, sana da şikayetimi söylesem ha bire, ne yaparsın…

Galiba ne demek istediğimi anladı…

Gülümsedi acı acı…

Çıktım!..

Ama eminim ki bugün, önünde gazete, okuyordur haberin devamını…

 

* * *

Aynı gece, bir anne aradı.

Sıradan bir dava için oğlu mahkemeye çıkmış, görüntülemiş gazeteciler.

- Yayınlamayınız lütfen, diyor.

- Biz, böyle davaları izlemeyiz zaten, diyorum ve söylüyorum, hangi gazetede çıkacağını…

- Nasıl engelleyebiliriz yayınlanmasını, diye soruyor ardından, ana yüreği, dayanmıyor...

- Engel olamazsınız, diyorum. "İyisi mi yayınlanacak diye kabullenin" diye de önererek...

Tabii bozuldu, üzüldü…

Ertesi gün baktım, fotoğrafıyla birlikte, sayfanın baş köşesinde...

Ve yine eminim ki, üzüntülü anne, sabah sabah almıştır ilgili gazeteyi…

 

* * *

İyidir, sevgi doludur, dünyalara değişmem ama bir de böyledir bizim insanımız...

Yıllarca söver, kızar, öfkelenir, döner aynı insanlara oy verir, seçer yine…

Kızar, ayıplar, yadırgar ama alır okur…

Kolay kolay değiştirmez tercihlerini…

Kurunun yanında yaşı yakar da, kuruya korur sevdasını...

Vazgeçmez…

Canı yanar, yüreği bağırır, ağzı söylenir ama değişmez…

Ne yapalım, buyuz işte!..

 


 

19 Mayıslar okullara!

 

Geçmiş hükümet döneminde, 19 Mayıs gibi “gençlik” ya da “çocuk” bayramı maskesiyle “milliyetçiliğe” boğulan törenlerin, okullarda yapılması gündeme gelmişti.

Nasıl da kıyamet kopmuştu!..

Türkiye’de dün karar alındı:

“19 Mayıs Bayramı artık sadece okullarda kutlanacak”

 

* * *

Hade bakalım, “Türkiye’yle tam uyumluyuz, izindeyiz, etiz tırnağız” derken ağzından salyalar saçanlar...

Görelim tavrınızı!...

Yoksa...

Türkiye hapşurursa biz hasta...

Türkiye sivilleşirse, biz daha bir asker, daha bir şoven mi acaba?

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1568 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler