1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'HAZİRAN'DAN SONRA REFERANDUMA GİDELİM'
HAZİRANDAN SONRA REFERANDUMA GİDELİM

'HAZİRAN'DAN SONRA REFERANDUMA GİDELİM'

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kıbrıs müzakerelerinde gelinen durumu Anadolu Ajansı'na değerlendirdi

A+A-

 

 

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kıbrıs'ta güven artırıcı önlemlerin iki taraf arasında değil, Kıbrıs Türk tarafı ile dünya arasında görüşülmesi gerektiğini ifade ederek, "İki taraf arasında güven artırıcı önlem görüşmek, bana göre gün savmaktan başka bir şey değil" dedi.

Kıbrıs müzakerelerinde gelinen durumla ilgili Anadolu Ajansı'na değerlendirme yapan Serdar Denktaş, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın "çözüm umudum kalmadığı için aday olmayacağım" diyerek yeniden aday olmadığına işaret ederek, "Açıkça ilan ediyor ki bu yolla çözüme ulaşılmayacak. Bunu o da söyledikten sonra biz neyi görüşeceğiz ki" ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türk ve Rum tarafı arasında güven artırıcı önlemleri görüşmenin gün geçirmekten başka bir şey olmayacağını kaydeden Serdar Denktaş, şöyle konuştu:

"Güven artırıcı önlemin aslında dünya tarafından bizimle konuşulması gerekir. Bizimle Rum arasında değil, dünya ile bizim aramızda konuşulması gerekir, çünkü yıllardan beri bir müzakere süreci devam ediyorsa bunun nedeni dünyanın iki tarafa eşit davranmamasıdır. Kıbrıslı Türklere yönelik her türlü verilen sözün yerine getirilmemiş olmasıdır."

Kıbrıslı Türklerin, 2004'ten itibaren Avrupa Birliği'ne (AB), dünyaya ve BM'ye karşı bir güven kaybı olduğunu vurgulayan Denktaş, "Yeniden Kıbrıslı Türklerin BM ve AB'ye güvenir hale nasıl getirecekler esasen o konuşulmalı. Ben, bu koşullar altında Kıbrıs Rumlarıyla müşterek bir çözüme ulaşabileceğimize inanmıyorum" dedi.

Bu nedenle, Türkiye ile karşılıklı oturup, Gümrük Birliği kapsamına Türkiye üzerinden nasıl girebileceklerini, bunun için kendi içlerinde hangi önlemleri almalarına bakmaları gerektiğini ifade eden Denktaş, şöyle devam etti:

“Ötesi, ekonominin gelişmesiyle birlikte Rum tarafının bu gelişmesini görerek, ambargolarla bizi köşeye sıkıştıramayacaklarını anlayarak ve Türkiye'nin de tehdit değil fırsat olduğunu öğrenerek, Kıbrıslı Türklerle ekonomik işbirliğine yanaşmasıyla mümkün olacaktır. Müşterek bir yönetim yine olamayacaktır belki ama hedef olarak önümüzde kendi devletimizi tanıtarak, AB içerisinde Çek ve Slovakların şu anda yaşadıkları gibi iki ayrı devlet olarak bulunmamızın, hedef olarak önümüze konması gerektiğine inanıyorum."

"DÜNYA BİZİ SUÇLAYACAK PSİKOLOJİSİNDEN KURTULMAMIZ LAZIM"

Rum lider Hristofyas'ın Şubat 2013'de yapılacak Rum başkanlık seçiminde yeniden aday olmadığını açıkladığını anımsatan Serdar Denktaş, şöyle konuştu:

"Hristofyas aday olmayacak. Peki ben kiminle görüşeceğim. Hristofyas'ın ekibiyle 8 ay boyunca güven artırıcı önlem konuşacağım. Sonra bir başkası seçilecek, karşıma gelen ekip değişecek, ben bu ekiple konuştuklarımı onlara da anlatmaya çalışacağım. Bugünden açıklamış Hristofyas, 'çözüm umudum kalmadığı için aday olmayacağım' diyor. Açıkça ilan ediyor ki bu yolla çözüme ulaşılmayacak. Bunu o da söyledikten sonra biz neyi görüşeceğiz ki. 'Dünya bizi suçlayacak' psikolojisinden kurtulmamız lazım. Suçlanacak bir yer varsa Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlara eşit davranmayan BM'dir. Bu yıllardan beri böyledir. Çözümsüzlüğün ana nedeni de budur.

"BAŞKA YOLU KALMADI"

Kıbrıs müzakerelerinden sonuç çıkmaması halinde Haziran ayından sonra Kıbrıs Türklerinin referanduma gitmesi gerektiği yönündeki görüşünden vazgeçmediklerini ifade eden Serdar Denktaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Doğru bir tarihle, doğru bir sorunun hazırlanmasıyla bir referanduma gidilmeli. Güven artırmak istiyorlarsa, BM de gelsin o sorunun ne olacağını hep birlikte kararlaştıralım. Ve o soruyu Kıbrıs Türk halkına soralım. Ama verilecek karara onlar da bizim gibi saygı göstereceğini açıkça ortaya koymalıdırlar. Başka da yolu kalmamıştır artık."

 

 

 

 

Bu haber toplam 571 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler