1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Hazin bir cenaze töreninden notlar…4
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Hazin bir cenaze töreninden notlar…4

A+A-

Leyla Kıralp cenazenin tek konuşmacısı ve onun barış mesajı veren, bu toprakların iyileştirilmesi, yaraların sarılması ve bir daha asla böylesi trajediler yaşanmaması için yaptığı konuşma ardından defin törenine geçiliyor…  Defin töreninde bir Ahmet Mustafa’yla daha tanışıyorum, gözyaşları içinde Leyla’ya sarılıyor, Terazili Ahmet Mustafa’nın kardeşinin çocuğuymuş, henüz 15 yaşında, 14 Ağustos’ta dünyaya gelmiş, Ahmet Mustafa’nın adını taşıyor… Fotoğraflarını çekiyorum, içim titriyor…

Bu fotoğrafın altına daha sonra Leyla Kıralp şöyle yazıyor:
“Silahların hükmettiği yerlerde, düşmanlığın, kinin, nefretin devam ettiği yerlerde mutlu sağlıklı gençler değil ancak böyle gözü yaşlı gençler yetişir.. Her iki toplumda hala daha hamasetle gençlerimizin beyinlerine düşmanlık aşılayan zihniyetlere lanet olsun...”

Bu ortaçağ kenti Mağusa’da gözyaşlarımız okyanusta bir damla gibi sanki – bu kentte ne büyük acılar yaşanmış yüzyıllar boyunca – ama bugünkü gözyaşları okyanusta bir damla olsa dahi o damla yüzlerce insanın acısını içinde barındırıyor – Kıbrıs adası dünya haritasında belki bir noktacık ama bu noktacıkta da savaş denen felaket insanları mahvetmiş yıllardır – Terazili olmayan ama cenaze törenine katılan bir başka “kayıp” yakınının öyküsü dramatik – babası 1963’te “kayıp” edildikten sonra çıldırmış, pek çok kereler psikolojik tedavi görmüş ve şimdi işte burada, cenaze töreninde durup Leyla’ya bağırıyor, küfüre varan hakaretler ediyor – Leyla tüm bunları olanca sadeliğiyle, bir annenin gösterebileceği anlayışla karşılıyor, bu yüreği yaralı “kayıp” yakınının bu hale gelmesine kimlerin yol açtığını çok iyi biliyor çünkü…

Leyla Kıralp, cenazeye katılan Kıbrıslırum barışseverleri daha sonra eşiyle birlikte eşsiz bir Kıbrıs folk müzesine dönüştürdüğü Melandra House’da ağırlıyor… Leyla Kıralp ve eşi Mustafa Kıralp, büyük bir masa hazırlamışlar… RİK’in iki toplumlu televizyon programı “BİZ-EMİZ” ve “Aynı Gökyüzü Altında”nın yönetmenleri Hüseyin Halil ve Hristalla ile kameramanları Hüseyin Gamalı burada röportajlar yapıyor…

Cenaze töreninden sonra Facebook’a düşen mesajlar da çok anlamlı… Kendisi de EOKA-B’nin hışmına uğramış Takis Hacıdimitriu şöyle yazıyor:
“Dün değerli arkadaşım Leyla'nın davetlisi olarak Mağusa'da bir cenazeye katıldım. 6 küçük tabut, 6 genç insanın resmi, acılarla dolu anlar. Her iki toplumda da katillerin yarattığı acı miraslar ve gözyaşı dolu ömürler... Buna rağmen bir umudumuz var. Kökleri derin ve büyük bir ağaç gibi bir sosyal barışı yaratmak…"
Cenaze törenine katılmış olan arkadaşımız Aleksandra Papanastasiu Katsu ise şöyle yazıyor:
“Bilir misiniz dün beni Leyla’ya hayran bırakan neydi? Cenaze törenindeki o atmosfere karşın sakin kalmayı başarması ve bize kendimizi çok iyi hissettirmesiydi… Askeri yetkililere beni bir Kıbrıslırum arkadaşı olarak gururla tanıttı… Veda konuşmasını yapmak üzere “kayıp” yakınları tarafından Leyla’nın seçilmiş olması bir tesadüf değildir diye düşünüyorum. Ben dahil 40’tan fazla Kıbrıslırum Mağusa’da Zigi’den altı “kayıp” insanın cenaze törenine katıldık… Oraya arkadaşımız Leyla’nın ve diğer “kayıp” yakınlarının acılarını paylaşmaya gittik, 40 yıl önce Dohni katliamında yakınlarını yitirmiş olan ailelerin acılarını paylaşmaya gittik… Cenazeye katılmamızın nedeni tüm Kıbrıslılar’ın tüm bu yıllar boyunca aynı şekilde acı çektiğini, acının etnisite, dil ya da dine bakmadığını göstermekti… Bu ortak acımızı barış, sevgi ve yeniden yakınlaşmaya dönüştürmek için ortak bir söz vermeye gittik… Çünkü çocuklarımız çok daha iyi bir geleceğe layıktır… Sevgili Leyla, yaptığın konuşma ve Melandra House’da bize gösterdiğin konukseverlik için teşekkürler…”
Elinde beyaz çiçeklerle cenaze törenine katılan Andreas Maras ise şöyle yazıyor:
“Cenaze törenine Leyla’nın ve diğer “kayıp” yakınlarının yanında olmak için katıldık… Son 50 yıl içerisinde adamızda işlenmiş tüm bu suçlardan ne kadar büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek için cenazeye katıldık. Barış için mücadele etmeyi sürdüreceğimize söz vermeye gittik, o barış ki ülkemiz için elzemdir…”

Bu yazı toplam 1374 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar