1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Hayvan sayısı düştü, et fiyatları uçtu'
'Hayvan sayısı düştü, et fiyatları uçtu'

'Hayvan sayısı düştü, et fiyatları uçtu'

Kıbrıs’ın kuzeyinde, hayvan sayısında düşüşün et fiyatında artışa neden olduğu belirtiliyor. Kasaplar  "Et talebi 2017’ye oranla %50 düştü" derken, hayvan üreticileri "üretmenin pahalı olduğunu bu nedenle hayvan sayısının düştüğünü" iddia ediyor.

A+A-

Dila ŞİMŞEK

Yüksek et fiyatlarını "hayvan sayısındaki düşüşe" bağlayan hayvan üreticileri fiyatların düşmesi için girdi maliyetlerinde düşüş olması gerektiğini iddia etti.  Kasaplar ise fiyat dengesi için et ithaline izin verilmesi gerektiğini belirtti, “İthal edilen et, yerli etten her zaman daha ucuz olur” dedi.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiriciler Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları hayvan sayısı ile ilgili rakamlar paylaştı,  “2017’de 300 bin civarı küçükbaş hayvan varken, artık 240 bin civarında hayvan bulunuyor. Büyükbaş hayvan 75 bin civarı iken, şimdi ise bu rakam 60 binlerde” dedi.

Yem, su, elektrik ve akaryakıt pahalılığının, hayvan üreticilerini güç durumda bıraktığını iddia eden Naimoğluları, “Tarım Bakanlığı üreticiye destek çıkmalı, gider fiyatlarımıza indirim yapmalı” dedi. Kasaplar Birliği As Başkanı Azmi Erkasap ise, “Kıbrıs’ın güneyinde olduğu gibi, kuzeydeki üreticilere de teşvik yardımı yapılmalı” diyerek hayvan üreticilerinin "maliyet pahalı" iddiasına destek oldu.

Etin talebinin 2017’ye oranla %50 düştüğünü ifade eden Erkasap, hem üreticinin hem de kasabın bundan kötü etkilendiğini vurguladı. Kıbrıs’ın kuzeyinde et ithali olmadığını belirten Onbaşı, et fiyatı pahalılığı sorununun et ithali ile çözülebileceğini anlattı. “Her cebe göre et fiyatı olması için yurtdışından et ithali şart” şeklinde konuşan Onbaşı, ithalin denetim altında yapılması gerektiğini de ekledi.

Et fiyatının güneyde 6-9 Euro arasında değiştiğini söyleyen Kuzey Kıbrıs Restorancılar Birliği Basın Sözcüsü ve hayvan üreticisi Alpay Orhan Güvenlier, bu sebeple alıcının güneyi yeğlediğini ifade etti. Güvenlier, restorancıların işlerinin de bu sebeplerden dolayı olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Devletin sıkı denetim yapması gerektiğini söyleyen Güvenlier, “Et alım ve satımları kontrol altında olmalı” dedi.

 

Kasaplar Birliği As Başkanı Azmi Erkasap:

“Hayvan üreticilerine geçici değil, kalıcı teşvikler yapılmalı”

“Ben, hem Kasapçılar Birliği’nde As Başkanım, hem de Azmi Kasap’ın sahibiyim. Uzun süredir bu işi yapıyorum. Piyasadaki hayvan sayısında çok büyük bir düşüş var. Sulama ücretinin artmış olması ve yem fiyatlarının da pahalanması, hayvan üretici ve yetiştiricilerini zor durumda bıraktı. Hayvancılar, maliyetleri yüksek olduğundan, eti de kasaplara pahalıya satmaya başladı. Biz de, aldığımız eti yine yüksek fiyata satma durumunda kalıyoruz. Bu, kasapları tabii ki olumsuz etkiliyor, çünkü müşteriler, pahalılıktan dolayı artık tavuk etine yönelmiş durumda. Et ithal etmediğimiz için, piyasada ucuza et de bulunmuyor. Geçen senelere kıyasla, talepte %50 oranında bir düşüş yaşandı. Halen satış yapsak da, eskiye oranla müşterimiz yarı yarıya azaldı. Yurttaşlar artık eti, Kıbrıs’ın güneyinden almaya başladı. Güneyde ithal et fiyatı 6 avro, yerli et fiyatı ise 8 avro civarında. Arada döviz kuru farkı olsa da, et yine de Kıbrıs’ın kuzeyine göre daha ucuz. Bunun sebebi ise, devletin Kıbrıslı Rum üreticilere ve satıcılara teşvik yardımı yapmasıdır. Maliyetleri, yemleri daha ucuz olduğu için, bütçelerini zorlamadan mesleklerini yapabiliyorlar. Örneğin, 400 kilonun altında bir dana kesildiğinde, devlet teşvik olarak 200 avro gibi bir yardımda bulunuyor. Kuzeydeki hayvan üreticileri, bakamadıkları için hayvan sayısını düşürdü. Otlanma alanlarındaki sulama sisteminin maliyeti düşerse ve yem fiyatlarında da bir indirim olursa, hayvan üreticileri daha fazla hayvan yetiştirebilir. Ancak aksi takdirde, et her zaman pahalı olacaktır. Bu kışın kurak geçeceğini düşünmüyorum, ama yazları genelde yağış az olduğu için, sulama sistemi ücretinin azalması en çok bu dönemde önemli.”

 

Onbaşı Kasap’ın sahibi Ahmet Onbaşı:

“Fiyat pahalılığı ancak et ithali ile çözülebilir”

“Ben, yıllardır et pazarımda aynı kapasite ile çalıştığım için, kendi adıma satışta düşüş yaşadığımızı söyleyemem. Yıllardır düzenli müşterilerim var. Ayrıca ben de, potansiyelimin üstünde hayvan alıp, hepsini işleyip satmaya çalışmam. Eğer yılbaşına kadar 50 kuzu yetiştirebilirsem, bu sayıyı 100’e çıkarmamaya özen gösteriyorum. Bu sebeple, satışlarım geçen yıla kıyasla hemen hemen aynı ilerliyor. Et fiyatlarının çok fazla değişeceğini düşünmüyorum. Ne çok fazla yükselir, ne de çok düşer. Et, 2019’da da şu anki fiyat aralığında ilerleyecektir. Hayvan üreticilerinin geliri, maliyetini kurtarmadığından hayvan sayısında bir azalma yaşandı. Aynı zamanda, ülkemize yurtdışından et de ithal edilmiyor. Bu, benim için et piyasasındaki en büyük sorundur. Çünkü ithal edilen et, yerli etten her zaman daha ucuz olur. Eğer et ithal etseydik, piyasada ucuz et de bulunur, her kesimden insanın alabileceği bir pazar oluşmuş olurdu. Kıbrıs’ın güneyi, bu sebeple kuzeye göre daha ucuz. Güneydeki hayvan üreticileri, teşvik alıyor ve hayvan yemi de daha ucuz fiyata satılıyor. Bu sebeple, daha çok insan üreticilik yapıyor, daha fazla sayıda hayvan yetiştiriyor. İthal ettikleri eti de daha ucuza sattıklarından, artık kuzeydeki yurttaşlar, güney pazarlarına yönelmeye başladı. Kuzeydeki çoğu kasap da, güneyden et alıp burada satıyor. Bundan dolayı, et pazarlarında fiyat karşılaştırıldığında farklı bir fiyat aralığı ortaya çıkıyor. Ben kendi adıma, et ithal edilmesinden yanayım. Eğer ucuz et de piyasada olsun isteniyorsa, yurtdışından et getirmeye başlamamız gerekiyor.”

 

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiriciler Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları:

 “Birçok hayvan üreticisi mesleği bıraktı, elindeki tüm hayvanları mecburen kasaplara sattı”

“Son geçtiğimiz senede, hem kuraklıktan hem de ekonomik krizden dolayı hayvan sayısı azaldı. Arpa yeme %30 oranında zam gelmesi, elektrik, su ve akaryakıt maliyetleri, hayvan üreticilerini güç durumda bıraktı. Bu yüzden birçok hayvan üreticisi mesleği bıraktı, elindeki tüm hayvanları mecburen kasaplara sattı. Hayvan üreticilerinin mesleği bırakmaması ve genç yatırımcıların da mesleğe atılması için, Tarım Bakanlığı’nın üreticilere yardımı dokunacak bir yol çizmesi ve maliyeti en aza indirmesi gerekir. Eğer yemde, suda, elektrikte ve akaryakıtta indirim olursa, üreticiler giderlerini daha rahat karşılar ve hayvan yetiştirmeye devam eder. Örneğin, 2017’de 300 bin civarı küçükbaş hayvan varken, artık 240 bin civarında hayvan bulunuyor. Büyükbaş hayvan 75 bin civarı iken, şimdi ise bu rakam 60 binlerde. 2018’de önce kuraklık yaşanması, sonrasında ise ekonomik krizin kendini göstermesi, hayvan üreticilerini çıkmaza soktu. Yem fiyatı 1 TL olması gerekirken, biz 1.73 TL’ye alıyoruz. Ne yazık ki son bir senedir bu durum hiç düzelmedi. Devlet, memurların maaşına hayat pahalılığı için %30 zam yaptı, fakat yerli üreticiler bu gibi yardım ve teşviklerden hiç etkilenmedi. Yılbaşında ise, toplam 10 bin üzeri küçükbaş, 2 bin civarı da büyükbaş satıldı. Ancak, her kasap kendi isteğine göre fiyat biçtiği için, piyasada etin fiyatında bir tutarsızlık söz konusu. Ağustos ayında ekonomik kriz başlamadan önce, Kıbrıs’ın güneyinde et daha ucuzdu. Birçok alıcı ve kasap da, etini oradan alıyordu. Fakat ben artık fiyat farkının eskisi kadar belirgin olduğunu düşünmüyorum. Döviz kurundan dolayı, kuzeyde de güneyde de etin fiyatı hemen hemen aynı. Biz hayvan üreticileri olarak, Bakanlık’tan yardım ve teşvik bekliyoruz.”

 

Kuzey Kıbrıs Restorancılar Birliği Basın Sözcüsü ve hayvan üreticisi Alpay Orhan Güvenlier:

“Devletin et alım satım fiyatlarını sıkı bir şekilde denetlemesi gerekiyor”

“Geçen yılbaşı ve bu yılbaşı et fiyatlarında %50’den fazla fiyat farkı var. Tabii ki buna sebebi hayvan üreticilerinin maliyetlerinin artması da etken oldu. Turizm Bakanlığı’nın Birliğimize ve meslektaşlarımıza yeterli desteği yaptığını düşünmüyorum. Biz, restorancılar olarak da Kıbrıs’ın turizmini olumlu yönde etkiliyoruz. Ancak, herhangi bir yardım ve destek yok. Devletin ise hayvan üreticilerine gereken desteği vermemesi, üreticileri zor duruma sokuyor, mesleği bırakmaya mecbur bırakıyor. Maalesef ki bu yüzden restorancılar, kasaplar ve müşteriler güneyden et almayı uygun görüyor, çünkü daha ucuza denk geliyor. Kıbrıs’ın kuzeyinde kuzunun kilosunu 18-22 TL’ye alan kasaplar, eti müşteriye 50-60 TL’ye satıyor.  Devletin, hayvanın üreticiden kaç liraya alındığını ve kasabın müşteriye kaça sattığını sıkı bir şekilde denetlemesi gerekiyor. Biz, müşteri ile birebir muhatap olduğumuz için, istediğimiz gibi fiyat biçme lüksümüz yok, çünkü aksi takdirde müşteri kaybederiz. Bu sebeple, ilgili kurumların bize ve hayvan üreticilerine destek çıkması, haklarımızı koruması gerekiyor.”

 

yeniduzen-satin-aliniz-20190109112419.jpg

Bu haber toplam 2160 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler