1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hayret (!)
Hayret (!)

Hayret (!)

İlk “Kıbrıslılar”ı bulmuşlar, kazılarda.... Hayret !.. Eşek değilmiş meğer... İnsan !.. *** Bir çene kemiği ‘kesiti’ var... Çene, şimdiki gibi, ‘düşük’... Dişler keskin... Isırmaya hazır... *** Mil

A+A-

 

 

İlk “Kıbrıslılar”ı bulmuşlar, kazılarda....

Hayret !..

Eşek değilmiş meğer...

İnsan !..

 

***

 

Bir çene kemiği ‘kesiti’ var...

Çene, şimdiki gibi, ‘düşük’...

Dişler keskin...

Isırmaya hazır...

 

***

 

Milattan Önce 8 bin 400 senesi...

Öyle ya...

“Türkler”den önce de Kıbrıslılar yaşarmış adada meğerse...

Ve Rumlar’dan önce...

Ve savaşlardan...

 

***

 

O kadar yıl boyunca, ihtimal var mı, hepimizin “ari” kalmasına...

O nedenle de...

Biraz Lüzinyanız, biraz Venedik!..

Biraz Osmanlı, biraz Latin...

Hatta, kim bilir bilmediğimiz daha ne kadar ‘biraz’...

Kimileri kızsa da...

 

***

 

Bir kadın, bir de erkek bulundu...

Belki de “sevgili...”

Kadın, 1.50 boylarında, 20 yaşlarında...

Kısa!..

Erkek, 30’lu yaşlarda...

Güçlü...

 

***

 

On bin sene öncesine ait yerleşim alanı, Tatlısu Çiftlikdüzü bölgesinde...

Kemiklere bakınca...

Özellikle “dişlerin sağlıklı olmasına” dikkat çekiyor, uzmanlar...

İyi besleniyorlarmış, ve doğal...

Balıkçı oltaları da varmış yanlarında...

“Beyaz etten şaşma” diye, demiyor hekimler boşuna...

Bir de dikkat çeken...

Taş ve deniz kabuğundan kolyeleri...

Yüzyıllar öncesinin romantizmi!

 

***

 

On bin sene sonra hepsi hepsi bir çene parçası, birkaç diş kalacak hepimizden geriye...

Yani bu hırs, yani bu aç gözlülük, yani onca yalakalık ve ego boşuna...

Boşuna dağ taş bayraklar...

Onca hamaset, milliyetçilik boşuna...

 

***

 

İlk “Kıbrıslılar”ı bulmuşlar, kazılarda....

Hayret !.. Eşek değilmiş, insan (!)

Ve bunlar “ilk Kıbrıslılar...”

Umalım ki gün gele “son Kıbrıslılar bulundu” diye haber vermesin ajanslar!...

 

 


 

BU ‘KOKU’ NEREDEN ?

 

Tencereye...

Hükümetin vizyonunu koysun...

Ve öyle çıksın sokağa, Lefkoşalı kadınlar!

“Boş Tencere Eylemi” demediler mi?

Daha ne ki!..

 

***

 

Yargı, en önemli güvencemizdir...

Ve ülkemiz geleneğinde, yargıçlar “kararlarını” okurken, yorum da yaparlar kimi zaman...

Doğru mesajı verirler...

Uyarırlar...

İsyan ederler, “mağdurların” sesi olarak...

 

***

 

Lefkoşa Belediyesi çalışanları, grevleri yasaklanınca “yargıya” sığınmıştı.

Yargı dedi ki, “Hükümetin YASAKLAMA kararı hukuka uygun...”

Niye?

Çünkü yasalar “salgın hastalık riski” varsa, Bakanlar Kurulu’na “grev yasaklama” yetkisi veriyor.

Doğru!..

Çöpler toplanmayınca, ortaya “salgın hastalık” riski çıkıyor...

Doğru olmasına doğru da...

Peki, yine bu ülkenin yasaları “ANGARYA ÇALIŞTIRMAYI” da yasaklıyor...

 

***

 

Düşünsenize, çalışanın en etkili MÜCADELE aracı GREVİ ellerinden alacaksınız...

Ama bu insanların “parasız” çalışmasına da ses çıkarmayacaksınız...

Yani, “BUYURUNUZ, ANGARYA SERBEST” !..

Şunu diyebilirdi mahkeme, “Salgın hastalık riski nedeniyle grev yasağını hukuka uygun buluyoruz ancak belediye işçilerinin ANGARYA çalıştırılması kabul edilemez...”

Bu yorum...

En azından “İNSANİ” bir sonuç üretirdi.

Ve hem “çiğnenen” yasaları konuşurdu toplum, hem de yönetimin ‘vicdanını’...

 

***

 

İzlediğim bir hukuk dizisinde, şunu demişti yargıç:

“Biz insanlara ADİL YARGILANMA güvencesi verebiliriz ama ADALETİ garanti edemeyiz...”

Şimdi ÇÖPLER toplanıyor...

Ama Lefkoşa KİRLİ yine de...

Çünkü şehir değil, ‘SİYASİ OTORİTE’dir kokuşan...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 984 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler