1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. HAYATI DİZİ OLUYOR
HAYATI DİZİ OLUYOR

HAYATI DİZİ OLUYOR

HÜRRİYET gazetesi, Seyit Erçiçek imzasıyla yer alan haberinde, Avustralya’da yaşayan ve televizyon dizisine konu olan bir Kıbrıslı Türk’ün hayatına yer verdi AVUSTRALYA’NIN KIBRISLI TÜRK MAFYASI Kıbrıslı Türk ailenin 16 yaşı

A+A-

 

 

 

HÜRRİYET gazetesi, Seyit Erçiçek imzasıyla yer alan haberinde, Avustralya’da yaşayan ve televizyon dizisine konu olan bir Kıbrıslı Türk’ün hayatına yer verdi

 

AVUSTRALYA’NIN KIBRISLI TÜRK MAFYASI

 

 

 

Kıbrıslı Türk ailenin 16 yaşındaki oğluydu Zorlu. Sevdiği kızın ailesinin taşınacağını duydu, onlardan önce Avustralya’ya gitti. Araya Kıbrıs Barış Harekatı girince ne sevgilisi gelebildi ne de kendi Kıbrıs’a dönebildi. Turkish Steve olarak kısa sürede mafyada yükseldi. Şimdi hayatı dizi ve roman oluyor.

 “Okumayı sevmiyordum” diyen Zorlu Kaya henüz 12 yaşındayken, mahallenin çocuklarını toplar, parayla dart oynatırdı. En iyi atışı yapana payını verir, kendi kazancını da cebine atardı. “Bu işte para olduğunu anladım” diyen Zorlu Kaya, 16 yaşına geldiğinde sevdiği kızın ailesinin Kıbrıs’taki iç karışıklar nedeniyle Avustralya’ya gideceğini öğrendi. Ev hanımı annesi ve terzi babasının tüm itirazlarına rağmen, sevgilisinin ailesinden önce Avustralya’nın yolunu tuttu. Ama hesapta olmayan bir durumla karşılaştı: 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı başlayınca sevgilisinin ailesi gelemedi. Geride bıraktıklarını merak eden ancak geri dönemeyen 16 yaşındaki çocuğun kitaplara, dizilere konu olan hikâyesi o gün başladı.

 

İKİ YIL HABER ALAMADI

 

Melbourne’de hayata tutunmaya çalışan Zorlu Kaya ailesinden haber alamamanın da üzüntüsünü yaşıyordu. Kıbrıs Barış Harekatı, ailesiyle olan tüm iletişimini kesmişti.

Annesi Fatma, babası Şükrü ve kız kardeşi Filiz Kaya, Güney Kıbrıs’ın çeşitli şehirlerinde iki yıl boyunca esir kampında tutulmuştu. Ailesinin öldürüldüğünü düşünen Zorlu Kaya, “Tabii Kıbrıs’ta durum o zamanlar çok karışıktı. Öldüklerine ya da öldürüldüklerine inanmıştım artık. Ancak iki yıl sonra tanıdıklarımdan gelen telefonla ailemin yaşadığını öğrenmek beni yeniden hayata bağladı” diyor.

Melbourne’de kimseyi tanımayan Kaya önce bir Türk ailenin yanına yerleşerek evin kızıyla nikahlandı. “Bildiğim işi yapmaya başladım”  diyen Kaya ilk olarak köhne mekânlarda kumarhane açtı. Polisler tarafından sürekli baskın yiyince, Melbourne’deki ünlü mafya babalarının, dedektiflerinin ve ünlülerin uğrak mekanlarında bodyguard’lık yapmaya başladı.

Bodyguardlık yaparken çok iyi çevre edindiğini söyleyen Kaya “Kapıda durduğum için gireni çıkanı herkesi zamanla çok iyi tanıdım. İyi dostluklar edindim. Çok kavgaya karıştım. Vurduğumu indiriyordum” diye anlatıyor o günlerini.

Daha sonra Melbourne’deki Türk arkadaşlarını da toplayan Kaya en ünlü otellerin kral dairelerinde ve villalarda davetiyeli kumar partileri düzenlemeye başladı.“Düzenlediğim partilerle tanındım” diyen Zorlu Kaya “O çevrede artık bana ‘Zorlu’ değil ‘Steve’ diye hitap ediyorlardı. İsmim ‘Turkish Steve’ olarak kaldı” diye devam ediyor.

 

MAFYA İÇİ KANLI SAVAŞ

 

1990’lı yıllara gelindiğinde Melbourne’ün yeraltı dünyasında, uyuşturucu mafyasıyla, ‘Carlton Takımı’ olarak bilinen eskiler arasında iç hesaplaşma başladı. Zorlu Kaya’nın aynı işi yaptığı ve isimlerini vücuduna dövmeyle yazdıracak kadar “Dostlarım” dediği arkadaşları da bu savaşa girdi. Kaya’nın ismi de arkadaşlarının bulunduğu Carlton Takımı ile beraber anılıyordu ancak ne mahkemelik oldu ne de hapse girdi.

Mafyanın o iç hesaplaşmasında 28 kişi hayatını kaybetti. Avustralya polisi cinayetleri durdurmak ve failleri yakalamak için Purana Görev Gücü isimli özel bir ekip kurdu. Bu savaşta en yakın arkadaşlarından Mick Gatto’nun 2003’te hapse girmesi Zorlu Kaya’yı çok üzdü. 2005’te tahliye edilen Gatto’yu cezaevinden karşılamaya giden Kaya’yı cezaevi önünde bir basın ordusu bekliyordu. Kaya, Gatto’nun tahliyesi için basın mensuplarına “Hayatımın en mutlu günü” dedi.

1998’de başlayan ve Avustralya polis kayıtlarına göre 2008’de son bulan mafya savaşı filmlere ve dizilere konu oldu. Ülke gündemini uzun süre meşgul eden mafya savaşını konu alan ve izlenme rekorları kıran ‘Underbelly’ isimli bir dizi de çekildi. Dizide Mick Gatto da canlandırıldı ancak Zorlu Kaya, kapısını çalan dizinin senaristlerini geri çevirerek dizide ne adının geçmesine ne de kendisinin canlandırılmasına

izin verdi.

O yıllarda Avustralya’nın ‘The Age’ gazetesinin 25 yıllık polis muhabiri Tom Noble, Mick Gatto’yu ikna ederek hayatını konu alan bir kitap yazdı. Kitap yaptığı rekor satışla en çok satan kitaplar listesini altüst etti. Tom Noble, Zorlu Kaya’nın kitabını da yazmak istedi. Ancak onu ikna etmek neredeyse imkansızdı.

 

 

 

ÖNCE DİZİ, SONRA KİTAP

 

Mafyanın savaşını yakından takip ederek altı kitap yazan Tom Noble uzun süre peşinden koştuğu Zorlu Kaya’yı kitabını yazmak için geçen yıl ikna etti. Zorlu Kaya geçtiğimiz hafta adeta gölgesi haline gelen Tom Noble ile birlikte dizi projesi için yapımcılarla görüşmek üzere İstanbul’a geldi. Kaya’nın hayatını yazacağı kitabın hazırlıklarını tamamladığını ve çok heyecanlı olduğunu söyleyen Tom Noble “Elinde sadece bavuluyla yola çıkan Kıbrıslı bir Türk’ün yükselişi. Melbourne’de kanlı hesaplaşmalar oldu, Zorlu Kaya’nın da adı geçti ama ne mahkemeye çıktı, ne de hapse girdi. Onun yükselişinin anlatılacağı kitap birçok kişinin ilgisini çekecek” diyor. Zorlu Kaya dizi ve kitaptan gelecek gelirin hayır işlerinde kullanılacağını söylüyor: “Avustralya’da yetim kalan Türk çocuklarına kiliseler sahip çıkıyor. Tabii bu durum beni üzüyor. Biz Türk’üz özümüzü kaybetmememiz lazım. Buradan gelecek para o çocukların eğitimine ve hayata tutunmalarını sağlayacak bir yurdun kurulmasına harcanacak” diyor. Yaşadıklarından hiçbir zaman pişman olmadığını söyleyen Kaya “Her daim insanlardan bir adım önde olmayı ilke edindim kendime. 16 yaşında daha çocukken dünyanın öbür ucuna gittim. Asla pişman olmadım. Dolu bir hayat yaşadım. Benim bir sözüm var: Bir adamın karakteri onun kaderidir ve asla şaşmaz.”

 

AT YARIŞI DÜNYASINDA DA NAM SALDIM

 

Zorlu Kaya

 

1980’li yıllara gelindiğinde bir yandan kumarhane işletiyordum, diğer yandan at yarışına merak saldım. At yarışları benim için büyük bir tutkuydu. ‘Perfect Sting’ adlı bir atım vardı. Yarış ayarladım. En güvendiğim beş arkadaşımı, şehrin farklı bayilerine göndererek atımın üzerine bahis oynamalarını söyledim. Benim at birinci gelince, parayı almaya bavulla gittim. O dönemde haftada 50 bin dolar (90 bin lira) kazanıyordum. Toplam 25 yarış

atının sahibiydim.

 

İZİNSİZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİNE KATILDIĞI KADINA AŞIK OLDU

 

İlk eşiyle kısa bir süre evli kaldıktan sonra boşanan Zorlu Kaya adını vücuduna dövme yaptırdığı İtalyan asıllı Nilda Kaya ile tanışmasını da şöyle anlatıyor: “Arkadaşlarımla gezerken bir barda parti verildiğini gördük. Hadi girelim dedik. Doğum günü partisiymiş tabii davetiyeliymiş. İlk başta bizi almak istemediler. Kavga çıktı, birbirimize girdik. Müstakbel eşim Nilda’yı orada gördüm. Doğum günü partisi de onunmuş. Aşık olduk, evlendik. Deniz ve Dilan adında iki çocuğumuz var.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1898 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler