1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hayal Kırıklığı
Hayal Kırıklığı

Hayal Kırıklığı

Bir tarafta sezon öncesi çok iyi bir hazırlık dönemi geçiren, iki kez Türkiye’de kamp yapma olanağı bulan ve oynadığı hazırlık maçlarında bol gollü galibiyetler alan bir Lefke ile diğer tarafta Süper Lig’e bu yıl çıkan, uzunca bir zamandır yön

A+A-

 

 

 

Bir tarafta sezon öncesi çok iyi bir hazırlık dönemi geçiren, iki kez Türkiye’de kamp yapma olanağı bulan ve oynadığı hazırlık maçlarında bol gollü galibiyetler alan bir Lefke ile diğer tarafta Süper Lig’e bu yıl çıkan, uzunca bir zamandır yönetim krizi yaşayan ve maç gününe kadar yeni yönetimini henüz oluşturamamış bir Gençlik Gücü.

Maç öncesi dışarıdan bakan herkes Lefke’nin rahat bir galibiyet alacağını düşünüyordu. İşte futbolu güzel kılan da bu zaten. Her zaman sürprizlere açık bir oyun.

Kâğıt üzerinde güçlü olanın sahada kazanacak diye bir garantisi yok. Dün de böyle oldu. Maçın başında Gençlik Gücü Lefke’den çekindiğini ortaya koyarak oyuna başladı. İleride bir tek Özgür’ü bırakarak ve orta sahayı kalabalık tutarak oyuna oldukça temkinli başladılar. Orta alanı kalabalık tutmaları nedeniyle Lefke’ye bu bölgede fazla pas yapma olanağı vermediler. Peki, Lefke’nin üzerine çok mu gittiler?.. Oyun boyunca hiç öyle bir niyet ortaya koymadılar. Sadece Lefke’nin organize bir şekilde üzerlerine gelmesini engellemeye çalıştılar ve Lefke defansında açık buldukça da cılız ataklarla gol aradılar.

Direkt olarak golü bulamasalar da kazandıkları penaltı ile amaçlarına ulaştılar.

Peki Lefke ne yaptı? Ne yazık ki yaptıklarını değil yapamadıklarını konuşmak lazım, zira onlara maçı kaybettiren yaptıkları değil sahada yapamadıklarıydı.

Bir kere maçın başlamasıyla birlikte ilk görüntü Lefke’nin Gençlik Gücü üzerinde baskı kurmayı hiç düşünmediği yönündeydi. İleride basıp oyunu rakip sahaya yıkmayı hiç düşünmediler. Rakibi ortadan delmeyi başaramadılar. Zaten o kalabalık orta alanda bunu yapmaları çok zordu. Bunu yapamıyorlarsa o zaman kanatları kullanarak yandan bindirmelerle rakip kaleye inmeyi denemeliydiler. Bunu da yapmadılar. Yapamadılar çünkü hâla daha 3-5-2 gibi futbol tarihinin tozlu sayfalarında yerini alan demode bir sistemle oynar ve 70-80 metrelik bir koridorun sorumluluğunu bir kişinin omuzlarına yüklerseniz doğal olarak ondan verim alamazsınız.

Sağ kanatta Ersen hiç çıkmadı. Sol koridorda Cahit daha çok topla buluştu ancak bindirme yapacak pozisyon bulamadı. Orta alanda görev yapan Aziz – Joseph - Kemal Uçaner üçlüsü oldukça etkisiz bir oyun ortaya koyarak takıma ivme kazandıracak ve tempoyu yükseltecek bir performans ortaya koyamadılar. O bölgede baskı yapıp top çalarak ara paslarla forvetleri topla buluşturup gol pozisyonuna sokacak hareketleri yapamadılar.

Geçen yıl bu bölgede en çok koşan ve top çalan Arif Öztürk’ün askerde olması nedeniyle takımdaki yerini alamaması dün Lefke için büyük hendikap oluşturdu. Kasım topla buluştuğunda etrafında en az üç adamla karşılaştığı için bir varlık gösteremedi. Oyuna forvet başlayan Ali Özbahar’ın ilk yarı sonunda oyundan alınması da bana göre yanlış bir karardı. Sonuçta favori olan kaybetti. Gelecek hafta Karadağ’da Lefke-Yenicami maçı var. Bakalım otoriteler maçın favorisi olarak hangi takımı gösterecek ve kazanan kim olacak.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 510 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler