1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hayal aleminde yaşayanlar !
Hayal aleminde yaşayanlar !

Hayal aleminde yaşayanlar !

Kıbrıs Türk liderliği, müzakerelerde sorunun çözümünü isteyen taraf olarak çalışmadığı açıktır. Bugüne dek izlenilen müzakere stratejisinin, masada kalmak, toprağı konuşmamak ve yönetimde olabildiğince Kıbrıslı Rumlardan ayrı bir devletçik oluşturmak üzer

A+A-

 

 

 

Kıbrıs Türk liderliği, müzakerelerde sorunun çözümünü isteyen taraf olarak çalışmadığı açıktır. Bugüne dek izlenilen müzakere stratejisinin, masada kalmak, toprağı konuşmamak ve yönetimde olabildiğince Kıbrıslı Rumlardan ayrı bir devletçik oluşturmak üzerine kurulmuş olduğunu görüyoruz.

Yani Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu başta, BM Genel Sekreteri olmak üzere uluslararası camiayı yanıltarak, Talat’ın bıraktığı yerden devam edeceği yönündeki sözünün arkasında durmamış, federasyon çerçevesinde bir çözümü müzakere etmemiştir.

Meseleyi öneri sunmak, çok çalışmak gibi halka yanıltıcı yaklaşımlara indirgeyen Eroğlu ve heyeti, Federasyon’un geçerli çözüm modeli olamayacağını seslendirmeye başladı bile.

“Müzakereler bittiği zaman, Kıbrıs sorununun federal bir model zemininde çözümü fikrinin de sonu olacaktır. Ancak müzakereler devam edecektir.Çevresel düzeyde ticaretin sağlama alınması, doğal kaynaklar konusunun çözümlenmesi, aynı zamanda Kıbrıs sorununun bir ‘out of the box’ çözümünün sağlama alınması ile ilgili yeni yöntem ve metotlar aramaya devam edeceğiz. Yaratıcı çözümler aramamız gerekir. Belki de buna BM’nin müzakerelerden ayrılması katkıda bulunacaktır. Bu ada küçüktür ve işbirliği modeli yaratmalıyız.”diye Kathimerini’ye Kıbrıs Türk halkı “adına” açıklama yapmakta Sn Özersay...

Bir süreden beri ortada dolaşan, kulislerde konuşulan ancak resmi düzeyde açıklanmayan görüş tam da bu...

Bu görüş Sn.Eroğlu’nun Türkiye Dış İşlerinin Kıbrıs konusundaki durgunluğundan ve TC Başbakanı Erdoğan’ın “bir adım önde” yaklaşımından “bir avuç toprak vermeyiz” söylemi ile geleneksel milli Türk devleti duruşuna geri dönüşünden cesaret alarak, sürdürdüğü müzakere politikası üzerine ortaya çıkmıştır.

Anlaşılan odur ki, Kıbrıslı Rumların, Türkiye ile kontrollu gerginliği akılsızca göze alarak, doğal gaz konusunda ve güvenlik alanlarında İsrail ve Fransa ile işbirliğini öne çıkarmasının ardından ortaya çıkan bir gerilimin sonucudur. Türkiye ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki bu gerilimi fırsat bilen ve ayrılıkçılığı açıkça ortaya çıkan Kıbrıslı Türk liderliği de bu ortamdan kendi görüşlerini kabullendirme adına yararlanmaktadır.

“Müzakereler devam edecek ancak federasyon konuşulmayacak, BM’ye de ihtiyaç yok görüşü” bu ülkede 1983’den sonra gündemi boş yere meşgul etmiş hayali değerlendirmelerdir.

Karşınızda Avrupa Birliği üyesi bir muhatap olduğunu ve adanın bütününün Avrupa Birliği toprağı olduğunu unutarak, ya da hatırlamak istemeyerek yapılan bu tür B planları, büyük gerginlikleri beraberinde getirmeye açıktır.

Doğal gaz ve petrolün ortaya çıkaracağı “paylaşım kavgasında” Sn.Eroğlu’nun hayalleri Kıbrıslı Türklerin olmadığı, tanınmamış bir devlet olabilir. Bu hayal aleminde devlet, duble yollar, lüks oteller, camiler ve milli değerleri yüksek yeni vatandaşları ile “Yeni kıbrıs Türkü” yaratmaya ve onu mutlu etmeye dönük olabilir.

Ancak Türkiye’nin Kıbrıs yüzünden, Avupa Birliği devletleri ve bölge devletleri ile büyük gerilimlere sokulacağı; Kıbrıs adasında sürekli güvenlik sorunu ve istikrarsızlık oluşacağı unutulmamalıdır. Federasyon dışında hiçbir alternatifi görüşmeyen “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni bu şekilde “kadife ayrılığa” zorlamak isteyenlerin, Kıbrıslı Türklerinin temsil etmediğini söylemenin günü gelmiştir.

Eroğlu ve ekibi hayal aleminde yaşamaktadır !

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1131 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler