1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'HASTANE Mİ HAPİSHANE Mİ?'
HASTANE Mİ HAPİSHANE Mİ?

'HASTANE Mİ HAPİSHANE Mİ?'

Engelli vatandaşımız Faize Erdoğan; hastane de yaşadığı sorunlarla ilgili bir mektup yazdı

A+A-

 

 

Geçtiğimiz Cuma günü, Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde, güvenlik görevlisi ve hastane yönetiminin, yanlış tutumları nedeniyle, hastaneye girmekte güçlük yaşayan Engelli vatandaşımız Faize Erdoğan; hastane de yaşadığı sorunlarla ilgili bir mektup yazdı.

"HASTANE Mİ HAPİSHANE Mİ?"

İki sene önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy vermeye gittiğinde tekerlekli sandalyede olduğu için sandığın olduğu yere gidemeyen ve oy vermekten alıkoyulan Faize Erdoğan, geçtiğimiz hafta da Dr. Burhan Nalbantoğlu hastanesine gittiğinde engellerle karşılaştı. YENİDÜZEN’in "Bu Kadar da Olmaz" başlığıyla verdiği haberin ardından Faize Erdoğan, olayda yaşadığı hislerini kaleme döktü.

İşte Erdoğan’ın yazıkları

"Yine sıkıntılardayım. Tüm bu olumsuzluklar beni mi bulmalı? Ezilmişliğin, tükenmişliğin, vurdumduymazlığın ve duygusuzluğun âlâsını yaşadım yine bugün. Hastane otoparkından polikliniğe doğru ilerlerken zincirlerle kat kat bağlanmış demir kapıya yanaştığımızda bir problem çıkacağını sezinlemiştim... Oradaki güvenlik görevlisine kapıyı açmasını söyleyip de ret cevabı alınca, tekerlekli sandalyemde otururken, yine önüme çıkan bir engel daha dedim kendi kendime... Yan taraftan merdivenli yerden geç dedi görevli. Sandalyedeyim demek de hiçbir şeyi değiştirmedi... Yine çekiştirmelerle, sağdan soldan gelen yardımseverlerle bu engeli aştık. Aştık ama polikliniğin önünde rampanın olduğu yerde yüksek bir kaldırımın yapıldığını görüp hayretler içinde kaldık. Seçimlerde oy kullanamayan ben ve verdiğimiz uğraşlarla bir şeyi başardığımızı, bazı şeyleri düzelttiğimizi düşünürken, yeniden böyle sıkıntılarla yüz yüze gelmek yine vurdumduymazlığın, duygusuzluğun, düzensizliğin hat safhada olduğunu gösteriyor bizlere. Dış ülkelerde gördüğümüz ilgi, alaka ve bizim gibilerin rahat dolaşabilmeleri için yaratılan çevre düzenlemelerinin bu ülkedeki insanların beyinleri değişmedikçe bu ülkeye gelmeyeceği kesin.

Kış gelince bizler için hayatın durduğu bu ülkede bir de bu engellerle boğuşmak bize verilen bir ceza mı yoksa? Kışın yolları çamura gömülmüş, çarşılarında dolaşılamayan, ulaşım erişimi olmayan bu ülkede hastanelerde veya gezilebilecek her yerde engellerle karşılaşmak, ızdıraptan, umutsuzluktan başka ne verebilir ki insana? Dua edelim de Ortopedik Özürlüler Derneği sayesinde evden çıkıyoruz, tedavimizi görüp eve dönüyoruz. Yoksa çıldırmak işten değil... Var sen gel de dört duvar arasında yaşa! Yoksa yaşamak için (tabii eğer gücün varsa) dış ülkelere gidip de hiç gelmemeyi mi düşünmeliyiz?

Söyleyin, bu düzeni nasıl değiştirmeliyiz?"

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 891 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler