1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. ‘Hastalarımıza yatacak yatak bulamıyoruz”
‘Hastalarımıza yatacak yatak bulamıyoruz”

‘Hastalarımıza yatacak yatak bulamıyoruz”

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde, bu kez Kardiyoloji Servisi Klinik Şefi Doktor Gülgün G. Vaiz konuştu: “Biz 10 senedir bu koşullarda çalışıyoruz”

A+A-

YENİDÜZEN’in takibe aldığı kamu hastanelerindeki aşırı yoğunluk ve kapasite sıkıntısından, hem doktorlar hem de vatandaşlar şikayetçiyken, bu kez Kardiyoloji Servisi Klinik Şefi Doktor Gülgün G. Vaiz konuştu, “Hastalarımıza yatak bulamıyoruz, sürekli koridorlarda sedyelerde bekliyorlar, bir hasta yataktan kalkıyor yerine öteki yatıyor…” dedi.

Dila ŞİMŞEK

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde yaşanan aşırı yoğunluk sorunu sık sık gündeme gelirken, Kardiyoloji Servisi Klinik Şefi Doktor Gülgün G. Vaiz, YENİDÜZEN’e özel açıklamalarda bulundu, “10 senedir bu koşullarda çalışıyoruz” dedi.

Kardiyoloji Servisi verilerini paylaşan Dr. Vaiz, 1 Ocak’tan bu yana, 1972 kişinin servise yattığını kaydetti. Vaiz, yılda ortalama 400 kişinin kalp krizi geçirdiğini ekledi.

Sürekli artan nüfusa artık hastanenin cevap veremediğini ifade eden Vaiz, ülkeye giriş yapan kişilerin burada rahatsızlanıp tedavi gördüğünde de maliyetini devletin karşıladığını söyledi, “Girişlerde sağlık sigortası zorunlu tutulmalı” diye konuştu.

Bunun toplum sorunu olduğunu savunan Vaiz, tüm hükümet yetkililerinin, ana muhalifin sağlıktaki sorunlar hakkında çözüm üretmek için çabalaması gerektiğine dikkat çekti.

“Hastalarımıza yatak bulamıyoruz, sürekli koridorlarda sedyelerde bekliyorlar, bir hasta yataktan kalkıyor yerine öteki yatıyor…”

Kamu hastanelerindeki sorunların yaklaşık 10 senedir devam ettiğini belirten Vaiz, “Bu yeni çıkmış bir sorun değildir. 2015 sonrası ise resmen bir patlama yaşandı. Biz hastanede hastalarımıza yatak bulamıyoruz, sürekli koridorlarda sedyelerde bekliyorlar, bir hasta yataktan kalkıyor yerine öteki yatıyor…” şeklinde konuştu.

Ülkede çok fazla bir nüfus artışı olduğunu dile getiren Vaiz, sorunun da bundan kaynaklandığını söyledi.

“2015’den beri gelen tüm hükümetlerin önüne bu sorunla gidiyoruz, hepsine de temel sıkıntılarımızı anlattık. Artan nüfus bir gerçek… Ya bu hastane baştan aşağı gözden geçirilerek revizyon yapılacak, yeni bölümler açılıp bazı bölümler büyüyecek, ya da imkan sağlanıp yeni bir hastane yapılacak. Çünkü bu hastane yetmiyor” dedi.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun, 1974’ten sonra yapıldığını hatırlatan Vaiz, o zamanki nüfusa göre 400 yatak kapasiteli tasarlandığını, ancak nüfusun şu anda katlarca fazla olduğunu ifade etti.

Dr. Vaiz, 1 Ocak ile 20 Eylül 2019 verilerini paylaştı:

  • 1972 kişi Kardiyoloji Servisine yattı
  • 1533 hasta anjiyo oldu
  • 549 kişiye ‘Stent’ takıldı
  • 122 kişiye ‘kalp pili’ takıldı
  • 116 kişi ritim bozukluğu şikayetiyle ablasyon tedavisi gördü
  • 25 kişi anjiyo oldu ve kapak değişimi yapıldı (TAVI)
  • Dr. Vaiz, yılda ortalama 400 kişinin kalp krizi geçirdiğini ekledi.

“Birçok yeni bina, servis eklenmesine rağmen yetmiyor”

Her hükümet döneminde hastaneye yeni servislerin ve eklemelerin yapıldığına dikkat çeken Vaiz, “Ayaktan Tanı Merkezi yapıldı, Onkoloji Servisi eklendi, Poliklinik dışarıya alındı, aşağıya nöroloji ve üroloji eklendi, alt katlar değerlendirildi. Buna rağmen nüfusa yetişemiyoruz. Hastane sorununu mevcut hükümete mal etmek haksızlık olur çünkü bu bizim yıllardır dile getirdiğimiz bir durumdur” dedi.

“Ülkeye girişte sağlık sigortası olmalı”

Vaiz, vatandaş olmayan çok fazla insanın ülkeye geldiğini ifade ederek, “Çalışma izni veya turist olarak ülkeye gelip, burada bulunduğu süre içerisinde rahatsızlanan insanlar var. Siz bir ülkeye girdiğiniz zaman, sağlık sorunu yaşadığınızda, sağlık sistemi o sorunu çözmek zorundadır. Bir doktor çıkıp ‘ben bu hastaya bakamam’ diyemez çünkü bakmak zorundadır. İnsan hakları çerçevesinde, gelen kişi kim olursa olsun, bizim yeterli imkanımız yok diye gönderme şansımız yoktur” diye konuştu.

Bunların bir mali karşılığı olduğunu vurgulayan Vaiz, ülkeye girişte sağlık sigortası sisteminin konulmasını ve zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Bunun altından hiçbir hükümetin kalkamayacağını belirten Vaiz, mali kaynak olmadan ülkeye binlerce kişi girerken, hizmet verildiğini ve bunun maddiyatının karşılanamaz hale geldiğini ifade etti.

Öte yandan, teknolojinin de geliştiğine dikkat çeken Vaiz, “Örneğin kalp pili yıllar önce yoktu, ancak zamanla sağlık sektörü gelişiyor ve ortaya yeni masraflar çıkıyor. Dün 5 TL’ye yapılan tedavi bugün 30 TL’ye yapılıyor ama bütçe aynı, bunu kim, nasıl karşılayacak? Tedavinin kalitesi ve niteliği değişti, pahalılaştı” diye devam etti.

“İzinsiz ikamet eden insanlar var ve bu kişiler hastalandığında bizlere geliyor”

Sorunun toplum sorunu olduğunu vurgulayan Vaiz, “Küçük bir toplum olduğumuz için, herkes herkese çok kolay ulaşıyor, hasta geldiğinde direkt bizlerle görüşebiliyor. Avrupa’da, hastayı aciliyeti ölçerek önce sağlık ocaklarına, sonra pratisyene ve daha sonrasında doktora yönlendirir. Bu sebeple, bu yalnızca hükümetlerin sorunu değil. Ülkeye giren çıkan belli olmalıdır, gelen herkese sağlık sigortası zorunlu tutulmalıdır. Çünkü görüyoruz, inanılmaz sayıda ülkede izinsiz ikamet eden insanlar var ve bu kişiler hastalandığında bizlere geliyor. Biz hayır gelme diyemeyiz” şeklinde açıklamada bulundu.

Bu kadar yoğun ve bu kadar izinsiz ikamet eden kişiye hastanenin hizmet vermeye çalışmasına bütçesinin yetmediğini ifade etti.

Bu sebeple, gelişen teknolojinin de çok gerisinde kalındığını söyledi.

“Bir bina yapmak çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum”

Tüm bu temel ve hayati önem taşıyan sorunların sadece hükümet yetkilileri ile çözülemeyeceğini belirten Vaiz, “Bu bir toplum sorunu olduğu için, Cumhurbaşkanı, Başbakan, hükümet ve ana muhalefetin oturup bunu tartışması, nasıl kaynak yaratılacağını ve ne gibi çözüm önerilerinin olduğunun tartışılması lazım” dedi.

Çözümün belli olduğunu dile getiren Vaiz, hizmet bekleyen hasta sayısının çok, kapasitenin ise sınırlı olduğunu ve bunun nasıl düzeltilebileceği, sağlıkta nasıl gelişilebileceği gibi tartışmaların doğması gerektiğini kaydetti.

“Örneğin bizde hala koğuş sistemi var, bu sistem artık gelişmiş ülkelerde kalmadı. En yakın komşumuz Türkiye’yi baz alacak olursak, onlar da iki kişilik odalar kullanmaya başladı. Çağdaş bir yapıya dönüşmemiz lazım. Bir bina yapmak çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum” diye konuştu.

“Hastayı kabul ediyoruz ama o hastayı taşıyıp serumunu bağlayacak hemşire eksik”

Personel sayısının eksikliğinin altını çizen Vaiz, “Lefkoşa ana merkez olduğu için, diğer ilçelerden sürekli sevkler geliyor. Zaten doktor ve hemşire eksikliği yaşanıyor. Bütün acil ve ciddi vakalar buraya geliyor. Tabii ki bizim en büyük isteğimiz tüm hastalara gereken en iyi hizmeti verebilmektir. Zaman ayırmak, oturmak konuşmayı biz de isteriz. Ancak inanın ki günde 150 kişi ile yüzyüze konuşuyoruz ve her şeye koşarak yetişmeye çalışıyoruz. Tüm servislerimiz bu durumda” dedi.

Çalışanların devamlı birbirine yardımcı olmaya çalıştığını belirten Vaiz, sık sık acil servise indiklerini de ekledi. “Uluslararası kullanılan bir takım kriterlerin bizde de uygulanması gerekiyor. Yani hastayı kabul ediyoruz ama o hastayı taşıyıp serumunu bağlayacak hemşire eksik. Biz bu şekilde 10 senedir çalışıyoruz” şeklinde konuşuyor. Bu sorunun artık ‘kangren’ olduğunu ifade eden Vaiz, artan nüfusa hastanenin cevap veremediğini vurguladı.

Bu haber toplam 1862 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler