1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. HANGİSİ MEVCUT?
HANGİSİ MEVCUT?

HANGİSİ MEVCUT?

I959-1960 Zürih-Londra anlaşmaları ile kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların ortaklık cumhuriyetidir. Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda coğrafi temellerde değil fonksiyonel bir biçimde çalışan bir tür federasyon özelliği taşımak

A+A-

 

 

I959-1960 Zürih-Londra anlaşmaları ile kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların ortaklık cumhuriyetidir.

Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda coğrafi temellerde değil fonksiyonel bir biçimde çalışan bir tür federasyon özelliği taşımaktaydı.

Kıbrıs Cumhuriyeti isimli devletin anayasasının ve toprak bütünlüğünün garantörleri ise bilindiği üzere İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’dır. Bu halen de böyledir uluslar arası hukuk kuralları çerçevesinde.

Her ne kadar 4 Mart 1964 tarihli ve 186 sayılı BM kararına atfen, meclisten ve hükümetten çekilen/çektirilen Kıbrıslı Türklerin yokluğunda Kıbrıslı Rumlar’dan oluşan meclis ve hükümet BM tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsil ediyor olarak kabul edildiyse de bu Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığından vazgeçtikleri anlamına da gelmiyor, ya da Kıbrıslı Rumları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sahibi olarak ilan etmiyor.

Hatta 1974 sonrası oluşan fiili durum, 1975’te imzalanan nüfus mübadelesi anlaşması ve hali hazırda birbirlerini resmi anlamda tanımayan Kıbrıs’ın Güneyi ile Kuzeyinin varlığı dahi Kıbrıs Cumhuriyeti’nde var olan Kıbrıslı Türklerin haklarını yok edemiyor. Bu fiili durumlar garantör ülkelere yüklenen sorumlulukları da yok etmiyor, garantör ülkelerin garantörlük haklarını da.

Bir şeyin varlığı sizin onu yok farz etmenizle ortadan kalkmadığı gibi, olmayan bir şeye de siz var da deseniz var olamıyor maalesef.

Uluslar arası hukuk elbette insanların ve ülkelerin yarattığı bir hukuktur ve o orda durdukça ve değiştirilmedikçe de ona uymakla mükelleftir altına imza koyan ülkeler. Bu olmadığı takdirde ise birtakım yaptırımların olması yine uluslar arası hukuk gereğidir.

TC Başbakanı Sayın Erdoğan 20 Temmuz yıldönümleri münasebeti ile adanın kuzeyine yaptığı ziyarette “Kıbrıs Cumhuriyeti diye bir devlet yoktur, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vardır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve bizler Kıbrıs Cumhuriyeti diye bir ülkeyi tanımıyoruz” dedi! Gayet anlaşılır bir ifade kullanmış Sayın Erdoğan. Bırakın Sayın Erdoğan ve AKP öncesi TC ve KKTC hükümetlerinin uyguladıkları politikalar sonucu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyesi olmasını, Kıbrıs Cumhuriyeti BM üyesi de bir ülke!

Siz-biz resmi anlamda tanımadığımızı söyleyebiliriz Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, de-facto olarak Kıbrıslı Rumların devleti  “işgal” ettiğini de vurgulayabiliriz, bunda bir sorun yok ama bu tavrımız böyle bir devletin varlığını ortadan kaldırmaz ki ve 4 Mart 1964 tarih 186 sayılı BM kararı durduğu sürece de Kıbrıslı Rumlar haksız da olsa bu durumu sürdürebileceklerdir! Bu arada 1983 ve 1985 tarihli 541 ve 550 sayılı BM kararları da durduğu sürece KKTC de uluslar arası toplum tarafından tanınmayacaktır diye açıkça biliniyor ve işte tüm bu gerçeklerden ve Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nde var olan haklarından dolayıdır ki Kıbrıs’ta Birleşik Federal Kıbrıs temelinde ve 1977-79 doruk anlaşmaları, 23 Mayıs ve 1 Temmuz 2008 mutabakatları çerçevesinde 2 bölgeli, 2 toplumlu, eşit siyasi haklarla donanmış 2 kurucu devletli, tek egemenlik ve tek uluslar arası kimlikli bir yapı için BM gözetiminde müzakereler sürüyor. İşte bu nedenledir ki Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesinin garantörlük çerçevesinde ele alınması ve “işgal” olarak nitelendirilmesi gündeme ciddi anlamda gelemiyor. Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti reddedilir ve resmi anlamda yok sayılırsa ve yine uluslar arası resmi anlamda KKTC ileri sürülürse ve tüm bunlar hem Kıbrıslı Türk ve Rumların hem de garantör ülkelerin onayı olmadan olursadır seyredilecek olan “cümbüş”.  İşte bu yüzden Kıbrıslı Türkler olarak bizlerin kesinlikle uluslar arası bir anlaşma ile kurulacak olan Birleşik Federal Kıbrıs çözümünden başka sarılacak başka bir uluslar arası dayanağımız yoktur. Ve işte bu yüzden 24 Nisan 2004 referandumu sonuçları her ne olduysa olsun bizler için oldukça manidardır.

Bütün bu bilindik gerçekler ortada durduğu sürece de Sayın Erdoğan Kıbrıs Cumhuriyeti diye bir devlet ve ülke yoktur dese de 24 Temmuz Pazar akşamı Trabzon’da görkemli bir açılışla başlayan ve 49 Avrupa ülkesinin katıldığı 11. Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları’nda , beyaz üzerine sarı Kıbrıs ve yeşil zeytin dalları olan ve bir Kıbrıslı Türk’ün çizmiş olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti  bayrağı ve Kıbrıslı Rum sporcular seremoniye katıldılar ve hatta Sayın Erdoğan da bu görkemli açılıştaki geçit törenini alkışlıyordu!

Alkışlayanlar arasında KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Kemal Dürüst’ün de bulunması, ancak ne KKTC Bayrağı ne de Kıbrıslı Türk gençlerin temsil edilmemesi acaba Sayın Erdoğan’ın Kıbrıs’ın Kuzeyindeyken sarf ettiği sözlerin aslında hamasi olduğunu yeniden hatırlattı mı kendisine? Hangisi mevcut ve siz hangisini uluslar arası muhatap kabul ediyorsunuz?

Türkiye’nin Trabzon’da ev sahipliğini yaptığı olimpiyatlarda Kıbrıs Cumhuriyeti var mıydı? Vardı…

Garantör ülkelerden İngiltere ve Yunanistan var mıydı? Vardı…

Türkiye zaten ev sahibi olarak vardı…

Peki ya Kıbrıslı Türkler var mıydı? Var mıydı KKTC? Maalesef yoktu!

Ama olsun, nasılsa Sayın Erdoğan demedi mi Kıbrıs Cumhuriyeti diye bir devlet yoktur, KKTC vardır, GKRY vardır diye? Sayın Erdoğan dediğine göre vardır bir bildiği!

 

 

 

Bu haber toplam 731 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler