1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hamit İsmail Paramal’a gömülmüş...
Hamit İsmail Paramal’a gömülmüş...

Hamit İsmail Paramal’a gömülmüş...

1963’te Prastio’dan Evdim’e, 1974’te de Evdim’den Paramal’a göçmen giden Hamit İsmail’in, Paramal’da 20-24 civarında Kıbrıslıtürk’ün defnedilmiş bulunduğu mezarlıkta gömülü olduğu öğrenildi. Ek “

A+A-

 

 

1963’te Prastio’dan Evdim’e, 1974’te de Evdim’den Paramal’a göçmen giden Hamit İsmail’in, Paramal’da 20-24 civarında Kıbrıslıtürk’ün defnedilmiş bulunduğu mezarlıkta gömülü olduğu öğrenildi.

Ek “Kayıplar Listesi”nde adı bulunan Hamit İsmail, Evdim’den 1974’te göçmen olarak gittiği Paramal Kampı’nda bir başka Kıbrıslıtürk tarafından öldürülmüş, geride eşi Fatma ve dördü oğlan, biri kız beş çocuğu öksüz kalmıştı.

Paramal’daki mezarlıkta halen kimlerin gömülmüş olduğu kesin olarak bilinmiyor.

Bir süre önce bu sayfalarda öyküsüne yer vermiş olduğumuz İlmiye Asım, Paramal’da bir tarlaya ilk gömülen Kıbrıslıtürk olmuştu. İlmiye Hanım, Aytuma’daki evinde, ganimete giden bazı Kıbrıslırumlar tarafından vurularak öldürülmüş, sonra da naaşı yakılmaya çalışılmıştı.

İlmiye Asım’ın naaşını günler sonra Birleşmiş Milletler askerleri, Paramal’daki göçmen kampına teslim etmiş, bu kampta, bir tarlaya ilk gömülen Kıbrıslıtürk İlmiye Asım olmuştu. Geçtiğimiz günlerde bu sayfalarda öyküsünü yayımladığımız İlmiye Hanım’ın torunu Ahmet Necip Özmanevra, ninesinin naaşının bu isimsiz mezarlıktan çıkarılarak düzgün bir mezara gömülebilmesi için Kayıplar Komitesi’ne çağrıda bulunmuştu. Ahmet Necip Özmanevra, Paramal’da ninesi gömüldükten sonra aynı tarlaya 20 civarında Kıbrıslıtürk’ün daha gömüldüğünü, bunlardan bir kısmının doğal ölümlerle vefat edenler olduğunu, bir kısmının ise Kıbrıslırumlar tarafından öldürülenler olduğunu anlatmıştı. Yaptığımız araştırmada, Paramal Kampı’nda iki Kıbrıslıtürk’ün ise başka bazı Kıbrıslıtürkler tarafından öldürülmüş olduklarını, bunlardan birisinin yani Hamit İsmail’in Paramal’da bir tarla içerisinde mezarlığa dönüştürülmüş olan bu noktaya gömülmüş olduğunu öğrendik. Hamit İsmail, Kayıplar Komitesi tarafından oluşturulan Ek “Kayıplar Listesi”nde adı bulunan bir Kıbrıslıtürk.

Gene bir Kıbrıslıtürk tarafından ağır yaralanan ve Ağrotur üsler hastanesinde vefat eden Fadıl Halil’in naaşı ise, Paramal’daki bu mezarlığa gömülmemiş... Fadıl Halil’in naaşı helikopterle kuzeye getirilerek, Lefkoşa Mezarlığı’na defnedilmiş.

Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üyesi Gülden Plümer Küçük de Paramal’daki bu sahipsiz mezarlık hakkında bizden bilgi istemiş bulunuyor. Biz de Kayıplar Komitesi yetkilisi Gülden Plümer Küçük’le, bu konuda bildiklerimizi paylaştık.

İngiliz üsler bölgesinde bulunan Paramal’daki bu mezarlık, aslen Cikko Manastırı’na ait bir toprak ve mezarlık İngiliz üsleri içerisinde bulunan ancak kiliseye ait topraklarda bulunuyor. İngiliz üs makamları da bu mezarlığın durumundan endişeler taşıyorlar.

Paramal mezarlığına kimlerin gömülü olduğu hakkında bilgisi olan okurlarımı 0542 853 8436 numaralı telefonumdan beni aramaya davet ediyorum.

 

 


Okurlarımız bildiklerini paylaşmaya devam ediyor...

 

“Vasilyalı aileyi kayıp ettiği söylenen şahsın kardeşi de 1963’te kayıp edilmişti...”

 

Bir okurumuz şu bilgileri paylaşmak istediğini söyledi:

“Vasilyalı Elpiniki Hanım, eşi Lefteris, oğlu Hristakis ve Masarili Savvas’ı 1974’te “Gelin sizi Vasilya’ya götüreyim” diyerek Masari (Şahinler) köyünden alarak kayıp ettiği söylenen Kıbrıslıtürk’ü ben şahsen tanıyordum. Bu adam biraz farfara birisiydi ve buna uygun bir da lakabı vardı yaşadığı köyde... Bu Kıbrıslıtürk bize sık sık savaşta gördükleri, duydukları hakkında pek çok şeyi biraz abartarak anlatırdı – bunların hangisi doğru, hangisi yalandı, kimse çıkaramazdı. Mesela bize sık sık, “Be çocuklar, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nin arkasını kazsalar, çok sayıda “kayıp” Kıbrıslırum’un cesedini bulacaklar ha... Gömülürken ben oradaydım” derdi. “Bu bölgeye birkaç yüz kişi gömdüydük” diye konuşurdu. Sizin yazılarınızdan öğrendiğimiz kadarıyla bu şahsın sözünü ettiği bölgeye yakın bir nokta olan Göçmenköy’de Kayıplar Komitesi’ne bazı olası gömü yerleri gösterilmiş. Belki de bütün bu bölgeyle ilgili daha ayrıntılı araştırma yürütmeniz gerekir çünkü bu kişinin bize en çok sözünü ettiği bölge, işte bu civardaydı...

Belki de sizin bilmediğiniz bir noktayı da size anlatayım: Bu kişinin kardeşi 1963’te yollardan alınarak “kayıp” edilmişti. Kardeşinin karısı ve sanırım 4 ya da 5 tane çocuğu vardı ve bu aile çok perişan olmuştu. Kardeşi aracıyla zaman zaman silah taşıdığı için, mimlenmişti ve yoldan aracıyla birlikte 1963’te alınarak bazı Kıbrıslırumlar tarafından “kayıp” edilmişti. Masari’den Vasilyalı aileyi alarak onları “kayıp” ettiği söylenen sözü edilen şahıs, belki de “kayıp” kardeşinin intikamını almaya çalışmıştı, kim bilir?

Benim bir diğer hatırladığım şey de, bu şahsın aracına da bazı Kıbrıslırumlar’ın ateş açmış olduğu – galiba 1965 veya 1966’dıydı – ve aracında bir şahsın vurularak öldürüldüğü ama kendi canının kurtulduğudur.

Eğer bu şahıs, Vasilyalı bu aileyi gerçekten Vasilya’ya evlerine götürmüşse, varsayalım ki önlerine başka birisi çıkıp bu Kıbrıslırumlar’ı tutuklamışsa, onları götürebileceği yer neresi olabilirdi? Bu, Lapta olabilirdi. Bu konuyu araştırmanız için söylüyorum – Lapta’da Fota-Kırnı-Bilelle’nin içinde olduğu Zafer Taburu görevlendirilmişti bildiğim kadarıyla. Bu taburun komuta kademesinden bazı şahıslar halen hayattadır, belki onlarla konuşursanız, Lapta’ya böyle bir aile getirilip getirilmediği hakkında size bilgi verebilirler...”

Bu okurumuza bizimle paylaştığı bu değerli bilgiler için sonsuz teşekkürler... Daha ayrıntılı bilgi sahibi olan okurlarımı isimli veya isimsiz 0542 853 8436 numaralı telefondan beni aramaya davet ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 614 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler