1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'HALLUMİ' PATENTİ TEHLİKEYE GİRDİ...
HALLUMİ PATENTİ TEHLİKEYE GİRDİ...

'HALLUMİ' PATENTİ TEHLİKEYE GİRDİ...

Hellimi “hallumi” adıyla menşe ismi korumalı ürün olarak kaydettirmek (patent almak) amacıyla Avrupa Komisyonu’na sunduğu dosyayı, hellimin içeriğinde kullanılacak süt cinsi ve miktarı konusunda üreticilerle uzlaşıya varılamadığı için ge

A+A-

 

 

Hellimi “hallumi” adıyla menşe ismi korumalı ürün olarak kaydettirmek (patent almak) amacıyla Avrupa Komisyonu’na sunduğu dosyayı, hellimin içeriğinde kullanılacak süt cinsi ve miktarı konusunda üreticilerle uzlaşıya varılamadığı için geri çekeceği açıklanan Rum yönetimi, bu konuda büyük ihmalkarlıkla suçlanıyor.

Simerini “Hellim Patentini ‘Yok Yere’ Kaybettik” başlığıyla manşete çektiği haberde, Tarım Bakanlığı tarafından oluşturulan komitenin, dosyanın akıbetini olumsuz etkileyecek şekilde davrandığını yazdı, özetle şunları kaydetti:

“Zamanın Tarım Doğal Kaynaklar ve Çevre Bakanı Dimitris İliadis tarafından patent başvurusunda AB tarafından sorulacak soruları yanıtlamak üzere oluşturulan 5 kişilik komite, Avrupa Komisyonu’nun hellim ve hallumi ürünlerine izah istemesi üzerine halloumi ve hellim’in aynı anlamda olduğunu ve Türkçe hellim isminin halloumi ismiyle aynı anlama gelip aynı Kıbrıs peynirini ifade ettiği yanıtını verdi.

Yani komite Türk ‘hellim’inin köklerinin Kıbrıs’ta olduğunu ve aslında Kıbrıs helliminden geldiği talebinde bulunmadı ve dosyanın onaylanması halinde Türkiye’de, işgal bölgelerinde ve Almanya’da (kısa süre önce marka olarak kaydedildi) üretilen ürün de büyük dinamik kazanacak. Çünkü bunu, bizim patent başvurumuza Kıbrıs’taki komite koydu.

Komite bu konuya hiç değinmeyebilirdi; dosyamızın Avrupa Birliği’nin resmi gazetesinde yayınlanmasından sonra itiraz gelmesi halinde, konu yeniden incelemeye alınabilirdi. Gerek yemeklerde, gerek işgal altındaki köylerde v.b. olduğu gibi neredeyse bütün Yunanca kelimelerin Türkçe tercümeleri gibi hellim kelimesi de halloumi kelimesinin Türkçe tercümesidir. Dolayısıyla hellim ismi konusunda herhangi bir gerileme, diğer pek çok üründe daha çifte isim kullanılması taleplerini artıracaktır.

Dahası Komite, dosyayı oluşturan hellim ve süt üreticilerinin iznini istemeden, izinlerini almadan dosyaya hellim üretiminde kullanılacak süt oranını kendisi ekledi. Dosyanın hellim ve süt üreticileri tarafından geri çekilme nedeni de buydu. Çünkü inek sütüne oranla küçükbaş hayvan sütünün azaltılması iş kollarına büyük zarar verecekti. İşin garibi, yetkili komite, faaliyetlerinin olumsuz etkilerini bile bile bu şekilde davrandı.”

Meclis Tarım Doğal Kaynaklar ve Çevre Komitesi’nin bugün Bakan Sofoklis Aletraris’in huzurunda konu hakkında bilgilendirileceğini kaydeden gazete, Aletraris’in önceki gece SİGMA ana haber bülteninde “Avrupa Birliği’nden dosyanın onaylanacağı bilgileri var” dediğini yazdı.

Habere göre Aletraris, Rum hellim ve süt üreticilerinin kararlarını geri çekmeye ikna edilmesi yönünde çaba harcanacağını da söyledi.

Hellim ve süt üreticilerinin ise, birlikleri tarafından hazırlanan hellim dosyasında herhangi bir değişiklik yapılmasına izin vermemekte kararlı oldukları kaydedildi.

ÜRETİCİLER İNEK SÜTÜNE AĞIRLIK VEREREK GELENEKSEL HELLİMİ ORTADAN KALDIRDI

Fileleftheros da, “Pratikte Geleneksel Hellimi Ortadan Kaldırdılar” başlıklı haberinde, Rum hellim ve süt üreticilerinin, sığır besicilerinin çıkarlarını gözetmek için hellim ürününü ağırlıklı olarak inek sütüyle imal etmelerinden dolayı geleneksel hellim ürünün artık özelliğini yitirdiğini, bunun da ürünün patentini almak için Güney Kıbrıs tarafından harcanan çabaları zorlaştırdığını yazdı.

Gazete “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin müsamahasıyla hellim ve süt üreticileri ve sığır besicileri Kıbrıs’ın geleneksel ürününü pratikte değişikliğe uğrattılar, bugün bu değişikliğin Avrupa Birliği tarafından tescil edilmesini istiyorlar” ifadelerine yer verdi.

Habere göre bugün Rum tarafında 1985’te belirlenen standartta üretilen sadece 10 marka hellim var. 2009-2010 döneminde üretilen 8 bin 904 ton hellimin yalnız 836 tonu (yüzde 10’u) geleneksel şekilde, belirlenen standarda uygun üretildi. Geriye kalan ürünler geleneksel ürünün ismini istismar ediyor, küçükbaş hayvan besicileri de imalatçılara süt satmalarına rağmen paralarını alamıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 958 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler