1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Halkın burada ciğeri yanmış, dar gelirliyi düşünen yok”
“Halkın burada ciğeri yanmış, dar gelirliyi düşünen yok”

“Halkın burada ciğeri yanmış, dar gelirliyi düşünen yok”

YENİDÜZEN, dövizin yükselmesi ile ülkede yaşanan ekonomik durumu bu kez yurttaşa sordu, Lefkoşa ve Girne halkının nabzını tuttu…

A+A-

Dövizdeki önlenemez yükseliş nedeniyle ekonomik anlamda sıkıntıya giren yurttaş, harcamalarından tasarruf etmeye başladı. Hükümetten daha etkili çözümler de bulmasını istedi…

Didem MENTEŞ- Salih ARICI

Türk Lirası’nın değer kaybıyla birlikte dövizdeki önlenemez yükseliş nedeniyle ekonomik anlamda sıkıntıya giren yurttaş, harcamalarından tasarruf etmeye başladı.

YENİDÜZEN’in Lefkoşa ve Girne bölgesinde görüştüğü vatandaşlar, büyükten küçüğe alım gücünün azaldığını dile getirildi.

Özellikle bazı esnaflar işlerin oldukça düştüğünü, insanların 2 yerine 1 mal aldığını ya da pahalı gelen ürünleri almaktan kaçındığını vurguladı.

Zaruri harcamaları da kısmaya başladıklarını aktaran bir kısım yurttaş ise kendilerine göre tasarruf yapmaya çalıştıklarını belirtti.

Kimi yurttaş hükümetin aldığı tedbirleri memnuniyetle karşılarken, kimi ise yetersiz buldu...

Özellikle ev kiralarında kur sabitlenmesine rağmen bankaların yüksek kurdan ödeme aldığına bunun denetlenmesi istendi. Birçok yurttaş da halkın alım gücünü rahatlatacak çözümler talep etti.

Vatandaşlar, Hükümetin fiyatlar üzerindeki denetimi artırması gerektiği noktasında birleşti.

Ekonominin Türkiye’ye bağlı olması nedeniyle Hükümetin yapacağı pek bir şey olmadığını da söyleyen vatandaşlar, toplum olarak fedakarlık yapılması gerektiğine işaret etti

Öte yandan kimi yurttaş sendikaların ek mesai ödemeleri ile ilgili eyleme gitmesini haklı bulurken, kimi yurttaş ise doğru bulmadı.

 

Yurttaş ne dedi? Yurttaş ne dedi?

y1-050.jpg

Adil Koççat: “Esnaf iş yapamaz hale geldi”

“Ekonomik durum her geçen gün daha kötüye gidiyor. Esnaf iş yapamaz hale geldi. Bu gidişat iyi değil, sonumuz felaket. Buradaki hükümetin elinden hiç bir şey gelmez, bunu hepimiz biliyoruz. Bu krizi Türkiye dahi önleyemiyor. Zaten bu kriz tamamen Türkiye ve Erdoğan’ın yanlış politikaları yüzünden kaynaklanıyor. Hükümetin ekonomik yönden alacağı pek bir tedbir yoktur. Sendikaların ise bu kriz durumunda eyleme gitmesinin bir kısmını doğru bir kısmını yanlış buluyorum. Tek doğru bulduğum şey sağlık alanındaki ek mesai durumudur. Diğer kuruluşların ek mesailerini doğru bulmuyorum. Bir esnaf olarak hükümettin aldığı kararı destekliyorum bu konuda.

Turgut Çeken:  “Halkın burada ciğeri yanmış, onlar ek mesai düşünüyor”

“Piyasanın durumu çok kötü buna bir çare bulsunlar, başka taraftan imdat beklemek yerine kendileri bir şey üretsinler. O 4’lü koalisyon nerede? O 4’lü koalisyon bile hiçbir işe yaramazlar. Şu an ortalık yangın yeri kimse sormuyor halimizi. Bu yetkililer nerede? Seçim zamanı geldiğinde ortalığa çıkıyorlar, milletin nabzını tutuyorlar. Hükümetin aldığı önlem paketini ben hiç kabul etmedim, ben zaten hükümet olarak kabul etmiyorum onları. Önlem paketlerinden de hayır gelmez. Her gün elektrike, petrole, marketlere zam geliyor peki bunları hiç kimsede gelip kontrol etmiyor. Sendikaların eylemini ise destekliyorum. Sendikaların eyleme gitmesi doğru ama bunlarda etkili olmuyor. Ek mesailere karşı durmaları, bu çok basit bir şey halkın burada ciğeri yanmış, onlar ek mesai düşünüyor”

Bayram Çelik: “Bu toplum ikinci bir elektrik zammını kaldırmaz”

“Bu ülkede oluşturulan sistem başından beri arızalıydı ve hiçbir krize dayanıklı sistem KKTC’de oluşturulamadı. Sistem hastadır. Sayın Başbakan bütün seçim kampanyası boyunca bu konu üzerinde durdu ve ‘bu sistem ya değişecek ya değişecek’ dedi teşhisinde de doğruydu. Hükümet oluşurken de bu sistemle ilgili iddialı bir program koydular ortaya. Ancak hükümet kurulduktan sonra sistemi değil değiştirmeye, ellemeye bile cesaret edemediler. Bu krizde KKTC’deki sistemin nasıl ahlaki, siyasi, ekonomik olarak nasıl kokuştuğunu görüyoruz. Döviz yükselirkenden bütün ülke yangın yerine döndü. Çünkü üretim yok satım yok. Bu zamana kadar kara para, gazino ve fuhuş sektörü oluşturuldu bu ülkede. Böyle bir ekonomik ve siyasi model dünyada hangi ülkede var? Bu krizde 5 banka, 5-6 tane toptancı, 6-7 tanede büyük süpermarket toplumu dövüyor resmen. Hükümetin aldığı tedbirler tamam değildir. Her tarafta farklı farklı fiyatlar vardır. Bu toplumu resmen soyuyorlar. Hükümetin tedbirlerinde ben pratiğe bakarım. Teorik olarak evet bir şeyler söylenir ama bunun uygulaması yoktur. Halk bu uygulamayı bekliyor. Bu toplum ikinci bir elektrik zammını kaldırmaz eğer bu olursa toplumsal bir infiale yol açılacak. Eğer başaramıyorlarsa bu işi beceremiyorlarsa bitirsinler bu işi buda onurlu bir davranıştır. Ben 14 yaşından beri işçilik yaptım ve sendikaların içinde büyüdüm, sendika başkanlığı yaptım. Ek mesai kavgası bu toplumda yangın çok büyüktür. Şu anda bazı sendikaların yaptığı bu büyük yangının içinden sadece kendini kurtarmaya çalışır. Bu ek mesai kavgası yapan sendikalar zümresel çıkar değil toplumsal çıkar ortaya koysunlar.

y2-048.jpg

Zerrin Kalaycıoğlu:  “Hükümetin bankalara el atması lazım”

“Piyasa darmadağın oldu, insanların bütün alım gücü düştü. Bu döviz üstündeki ev kiralarını 6.3’e sabitledirler ancak bankalar halen daha 8.2’den kabul ediyorlar. Bu şekilde ben ev borcumu ödeyemeyeceğim. Bu durumda ev sahibi ile kiracı arasında çok büyük bir kaosa yol açacak. Hükümetin bu konuda sadece merkez bankasına değil, bankalara da el atmaları lazımdı. Çünkü esas soyguncular onlar. Burada hükümet kimi korudu bu kararlar ev sahibini mi? Kiracıyı mı? Hükümetin yaptığı açıklamalar var ama hiç bir şey artı olarak dönmüyor vatandaşa. Ben çok sevindiydim seçim zamanı yeni ve genç kan geldi siyasete diye, gelecekler bizi anlayacaklar diye. Ben şu an alınan kararları hayretle izliyorum. Bizim artık bir olup dışarıya çıkmamız lazım 5-6 ay içinde her şeye zam geldi hem de kaç defa. Benim 3 üniversite öğrencisi çocuğum var ve ben çocuklarımı nasıl okutacağım diye düşünüyorum. Hükümetin önlem paketinde net olan bir şey yok. Kıbrıs’ta sorun sadece ek mesai değil. Devlet dairelerinde gittiğimizde dahi görüyoruz 1 masada 5 kişi oturur buna gerek yok. Doktorun, hemşirenin, polisin ek mesaisi olmak zorunda buna katılıyorum. Ama ek mesai olması gereken sektör var olmayan sektör var. Sendikaların böyle eyleme gitmesi yanlış bizim tek derdimiz ek mesai değil ama bu sorunlarımız çözülür de doğru şekilde ek mesaiye gider, sendika o zaman doğrudur derim. Bizim o kadar büyük sorunlarımız var ki şimdi biz her şeyi boş verip ek mesaiyle mi uğraşacağız”

Kani Şimal: “Kira sabitlendi ama TL’yi günlük kurdan dövize döndürüyorlar”

“Ülke ekonomisi batmış durumdadır. Hükümetin aldığı tedbirler yeterli değil. Hangi önlemi aldılar ki… Aldıkları tedbir ev kiralarıyla ilgilidir. Sterlin üzerinden ev kirası ödeyen insanlara belli miktarda kur sabitlendi ama insanların hoşnut değil. 5.2’de sabit tutulduysa kiracı 8.3’den TL verip sterlin alacak. Tutarsızlık söz konusudur. Durum çok iç açıcı değil. Sendikaların gerekli tedbirleri almadığı açıkça ortada, yaptıkları eylemi doğru bulmuyorum”

Erdoğan Alas:  “Sendikalar ülkeyi nasıl kaosa sokarız diye düşünüyorlar”

“Esnaf olarak aldığımız ürünlerin birçoğu döviz üzerinden bu yüzden bizler bir nevi zarardayız. Bu şekilde de satma durumumuz biraz zor. Döviz herkesi etkiledi, esnaf kan ağlıyor, zamlar insanları etkiledi. Herkes mağdur oldu. Bu işe bir önlem alınması zor bence yapılabilecek bir şey yok. Hükümetin önlem paketi kiracıları daha çok destekledi, kiralardaki kuru sabitlediği için bunu sağladı. Ama bankalara dövizle borç ödeyen insanların borcunu sabitlemedi. Bu durumda bir tarafa yardımcı olurken diğer tarafa olmadı. Zaten hükümet başlı başına zamlarla insanları mağdur etti. Sendikaları ise bu şekilde davranıp eyleme gitmesi etik değildir. Sendikaların tamamen kapatılması lazım, bu ülkeye en çok zarar veren sendikalar oldu. Devletin iyi yaptığı hiçbir şeye onay vermiyor sendikalar. Aksine ülkeyi nasıl kaosa sokarız diye düşünüyorlar. Bu ülkeyi devlet değil sendikalar yönetiyor. Bu gün baktığımızda sendikalar bu grevi yaparken farklı bir şekilde yapabilirdi. 3-4 bin insanı mağdur etmeye hakları yoktu. O turist bir daha gelir mi? Ya da öğrenciler geliyor sen onları mağdur ediyorsun. Bu ülkeye sendikalar hep zarar verdi. 

Alican Özkoççatlı: “İnsanlar ekonomik tedbirlerini kendine göre alıyor”

“Ekonomi şu an durağın durumda herkes bir tedirginlik içerisinde. Okullarımız açılacak yakın zamanda onunda bir telaşı vardır. İnsanlar zaten kötü durumdayken bile çocuklarını düşünmek zorundadır. Ekonomi çok kötü ben marketçiyim ve en suçsuz olan ise biziz. Çünkü onlar diyor ki bu fiyata vereceğim sana bu malı bizde mecbur kalıyoruz o fiyattan almaya. Haksız olan şu anda kimse yok, insanlar ekonomik tedbirlerini kendine göre alıyor. Hükümetin bu konuda aldığı kararlar bana göre yeterli değildir. Mesela bir kişi borçlanarak bir ev aldı. Siz diyorsunuz ki ben kiracıyı koruyacağım. Peki, ama benim Sterlin üzerinden ödediğim borcu kim güncelleyecek? Birde böyle düşünsünler. Hükümetin halkı korusun diye çabaları var ama bana göre yeterli değil. Sendikaların ise yapmak zorunda oldukları eylemler var. Benim ağrıma giden, neden ek mesailer için greve gidiyorlar. Elektrik’e %30 zam geldi, benzine dünyanın zammı geldi. Neden o zaman yollara dökülmediler. Sadece para kesilince mi bu eylemler yapılacak?

Eyüp Koççat: “İnsanların alım gücü düştü”

“İş diye bir şey kalmadı, esnaflıkta bitti. Ekonomi çok kötü ve bu düzelmeyecekte çok kötü fakirlik var. 5-6 ay sonra çok daha büyük fakirlik gelecek. İnsanların alım gücü düştü. Şimdi fark edilmiyor ama 5-6 ay sonra bu durumun büyük sıkıntıları fark edilmeye başlanacak. Bu krizin buradaki hükümetle pek bir alakası yoktu. Bütün idare Türkiye’de oldukça buradaki hükümet neyin önlemini alacak? Tüketimimizden başka hiçbir şeyimiz yok. Hükümetin bu nokta da yapacağı gümrüklerden gelir sağlamaya çalışacak. Gümrüklerden gelir sağladığı anda ise bu durum fiyatlara ve halka yansıyacak. Çözüm yoktur bence. Sendikalar greve gitti haklarını istiyorlar. İnsanların hakkı ise verilmesi lazım ek mesailerin kesilmemeleri lazım. Eğer bu insanlar işlemişse Hükümet olarak haklarını vermek zorundasın”

Aytaç Haşmet Aytaç:  “İnsanların alım gücünün düşmesi herkesi etkiledi”

“Çoğu insan borçlarını ödeyemiyor. Aldığı maaşta bunu karşılamıyor. Müşterilerimiz azaldı. Gelen müşteri fiyat sorar söyleriz çoktur deyip gider. İnsanların alım gücünün düşmesi herkesi etkiledi. Hükümetin aldığı tedbirler yeterli değil. Hükümet Türkiye’ye baktığı sürece de hiç bir şey yapamaz. Emir oradan gelir, onun sözünden çıkamazlar. Sendikalar bu dövizden dolayı haklıdırlar çünkü insanlar zor durumdadırlar. Onlarda çalıştıkları hakkı isterler, geçinmek çok zor”

Serhan Gökkaya:  “Ben kiracımı asgari ücrete endeksledim”

“Hükümetin aldığı tedbirin bir tanesi dövizi sabitledi 5.30’a onu uygulayamıyor. Bunu öncelikle bankalara uygulaması lazım çünkü birçok insanın bu bankalara borçları var. Bankalar borçları günlük kurdan alıyorlar bu konunun çözülmesi lazım. Sendikaların eylemi bu kadar ağır olmaması lazım bu radikal bir durumdur. Bu hükümetin şanssızlığıdır. Hangi hükümet olsa aynı durumu yaşayacaktı. Dolayısıyla sendikalar gelsin bir öneri sunsun hükümetin yerine gelsin 1 hafta otursun bakalım ne yapacaklar. Hükümete öneri sunsunlar, hükümete bu öneriyi yapmazsa bunu söylesinler, ondan sonra bu kadar ağır olaylara girsinler. Ben şimdi başbakan oldum, hoşuma gider zam yapayım elektriğe benzine? Bunların hepsi döviz üzerinden döner. Belli yani şu an dahi benim 1000-1500 liralık kaybım oluyor. Hükümetin aldığı kriz önleme paketini zaman gösterecek. Ben dükkan sahibiyim, sterlin artmaya başlayınca kiracımı asgari ücrete endeksledim. Ekonomi düzgün olduğu sürece onunda kirasına zam gelmeyecek. Asgari ücret arttığı zaman yükselecek. Ben böyle bir çözüm buldum”

Varol Sunisioğulları:  “Halka yansıyacak tedbirler alınmadı”

“Ben esnafım, dönerciyim. Eskiden 20 liraya verirdik döneri. Domatesi alırdık 3-4 liraya. Şimdi döneri 22 liradan veririz, domatesi 7 liraya alırız. Fark ortada dükkân kirası eskiden 600 TL verirken, şimdi 1000 TL veririm. Tüpü 49 liraya alırken 59 liraya almaya başladık. Hükümet hiçbir tedbir alamaz, çünkü bizden kaynaklanan bir olay değil. Eylem yapacaklar kontak kapatacaklar. Ben hiçbir partiyi tutmam ama döviz yükseldikçe yükselir buda Türkiye’den kaynaklıdır ama fiyatlar burada da artar. Halka yansıyacak tedbirler alınmadı. Mal sahibi kiramı 5.20’ye sabitledi ve benden Sterlin istiyor. Ben 5.20’ye sterlini nerden alabilirim? Bu pek mantıklı bir olay değildir.

y3-034.jpg

Kubilay Demirkıran:  “Vatandaş zaruri ihtiyacı karşılayamayacak duruma geldi”

“Herkes aynı konu üzerinde görüşüp konuşuyor. Bu gün gittim 45 lira olan arabamın hava filtresine 103 lira dendi bende almaktan vazgeçtim. Sendikaların durumu ise herkes kendine göre haklıdır. Ben biraz özveri gerekiyor diye düşünüyorum. Memur günleri tatil zamanında çalıştıklarında 1’e 2 alır bu hakkı olabilir. Bu anayasal hakkı da olabilir ama bir yerlerden bir şeyler de yapılması lazım diye düşünüyorum. Hükümetin verdiği süreç 4 aylıktı zaten. Şimdi ise 1’e 2 değil de 1’e 1 ödensin. Şimdi memurun sendikası var ve yasal haklarını arar ama şimdi günde 14-16 saat çalışan işçiler vardır. Almış oldukları maaş 70-75 TL’dir günlük. Özel sektörde bazı çalışanlar sabahın 3-4 ünde işe gidip akşam 7 de işten çıkıyorlar. Özellikle bu kesimde çalışan vatandaş olmayan 3. Ülke vatandaşları eziliyorlar. Hükümet bir şey yapmaya çalışıyor kabul ediyoruz. Yeterli olmayabilir ama ne yapacak çünkü biz kendi kendimizi yönetmiyoruz. Kafa kaldırdığımız zamanda sen şu sun busun ayrımı yapmaya çalışıyorlar, işimiz çok zor. Vatandaş zaruri ihtiyacı karşılayamayacak duruma geldi.

Salim Pulyacı:  “Hükümet istese krize bir önlem alabilirdi ama geç kaldılar”

“Sendikaları haklı buluyorum ben çünkü madem işledim paramı isterim ek mesaiyse ek mesai. Ekonominin durumu battık artık. Herkesin Sterlin borcu var o insanların hayatları söndü. Hükümetin aldığı tedbirleri zaman içinde göreceyiz. Bu hükümet yakında istifa edecek. Çünkü verdikleri sözü hiç tutmadılar. Seçim zamanı dediler daha güzel olacak her şey. Her şey daha kötü oldu. Hükümet istese krize bir önlem alabilirdi geç kaldılar.

Arif Arısu: “İnsanların alım gücü düştü”

“Hastanede grev her şey pahalı oldu. İnsanların alım gücü düştü. Düzen bozuldu. Bu hükümet istifa edecek anlaşamayacaklar, başa çıkamayacaklar bu durumla. Sendikaları ise eylemlerinde haklı görmüyorum ben. Hükümetin aldığı tedbirler yeterli değil, memnun değiliz. Tek çözüm anlaşmaktır. Bakalım düzeleceklerse görüşmeler”

Mehmet Açman: “Her şey pahalı oldu”

“Her şey pahalı oldu. Markete gittiğimiz zaman ihtiyaçlarımızı kısıtlamaya başladık. Aldıklarımız azaldı. Hükümetin aldığı tedbirler yeterli değil. Halkı arayan soran yok. Her şeye istedikleri gibi zam yaparlar. Sendikalar da çalıştıklarını ister, haklıdırlar”

Müslüm Büyüakşeker: “Ancak karnımızı doyuruyoruz”

“ Ben esnafım sanayi bölgesinde dükkanım var. Hükümet edenler sağ olsun vergilerden dolayı dükkanımı kapattım, işleyemiyorum. Arkadaşımın yanında geldim işleyim. Yaptığımız işte müşteriye  1200 TL diyoruz ama yapacağımız işin maliyeti 1800 TL’ye geliyor. Biz ay başı parayı alacağız ama esnaf parasını o anda ister. İşim içinden çıkamıyoruz. Sanayide dükkanlar kapandı. Ancak karnımızı doyuruyoruz.  Yarın okullar açılacak ne yapacağız. Çarşıda bir tişört 5-10 TL iken okullar 40- 50 TL ister.  Nedir bu hal? Hükümet kendi eksiklerini tamamlasın. Halka düşünen yok. Hiçbir tedbir almadılar. Ben 1982 yılında bu ülkeye geldim, çocukluğum burada geçti. Ben bu devletten 10 defa esnaf kredisi istedim ama vermediler. Bir yer dahi alamadık. Bu krediyi kime verdiler? Meslekten de vazgeçtik, baktık gittik. Sendikalar hükümetlere az bile yapıyor. insanlara 200 TL artış yapıyorlar ama zamlarla geri alıyorlar. Elektriğe, benzine, gaza zam yapıyorlar. Millet mahvoldu”

 

 

yeniduzen-satin-aliniz-806.jpg

 

Bu haber toplam 1991 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler