1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hakemler üzerine gözlemler
Hakemler üzerine gözlemler

Hakemler üzerine gözlemler

Geçtiğimiz salı akşamı MHK-KTSYD işbirliğİ ile değişen oyun kuralları hakkında spor yazarlarına bir seminer düzenlendi. Bu seminerde, MHK EPAK Başkanı Derviş Atakan ile EPAK üyesi değişen oyun kurallarını sinevizyon gösterisiyle spor yazarlarına aktardı.

A+A-

 

 

 

 

Geçtiğimiz salı akşamı MHK-KTSYD işbirliğİ ile değişen oyun kuralları hakkında spor  yazarlarına bir seminer düzenlendi. Bu seminerde, MHK EPAK Başkanı Derviş Atakan ile EPAK üyesi değişen oyun kurallarını sinevizyon gösterisiyle spor yazarlarına aktardı.

Aslında, son yıllarda büyük bir atak gösteren ve hakemlere yönelik yurt dışı ve yurt içi seminerler ile hakemlerin bilgilerini üst düzeye çıkaran MHK ile Kıbrıs Türk Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği’nin bu çalışmaları meyvesini vermiş olacak ki, genç hakemlere de Telsim Süper ve Birinci  Lig’deki kritik maçlarda yer vermeye başladı.

Gökhan Koşer, Irmak Emin, Olkan Özyanık, Osman Özpaşa, Serkan Durmaz, Kerem Eran, Utku Hamacıoğlu ile Timur Ercan Bodi gibi ikinci jenerasyon genç hakemler bu oynattıkları maçlarda başarılı da oldular.

İşte, bu yürekli girişimden sonra, Üst  Klasman’ı zorlayan bu hakemler ile Sadık Özbilgehan başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu uzun yıllardır adeta, kemikleşen Üst Klasman’ı zorlamaya başladı.

Bu sezon, yeni nesil hakemlerin başarılı olması halinde işte bu operasyon başarılı olursa, bu geçiş döneminin sonunda gelecek sezonlarda futbolumuz yeni nesil çağdaş görünümlü hakemlere futbolumuzu teslim etmiş olacağız.

Bu noktada, böylesine bir girişimi başlatmış olan Futbol Federasyonu Başkanı Sertoğlu ile Merkez Hakem Kurulunu kutlarım. 

Ancak, hakem seminerinde net pozisyonlar hakkında dile getirilen siyah-beyaz söylemini yukarda, beyaz sayfa için kullanırken, olumsuz hakem yönetimleri için de siyah söylemini kullanmak istiyorum. Yani, çözülemeyen pozisyonlar için kullanılan deyim olan gri yok.

 Ne yazık ki, siyah deyimini kullanırken, bunu Üst Klasman hakemleri için kullanmak beni biraz üzüyor ama gerçek bu. Dikkat edin, ligin ilk iki haftasında başarılı hakemler arasında ya bir veya iki üst klasman hakemi ancak var.

Zaten, yaşları da yavaş yavaş hakemliğin son sınırı olan 50’ye yaklaşan bu hakemler hem yaşlarından, hem de kişiliklerinden yaşanan sorunları sahaya yansıttıkları görülüyor.

Ancak, en üzüntü verici olanı ise, bu hakemlerin futbolcularla olan saha içi diyaloglarında bazı futbolcu ve teknik adamların iddiaları doğrultusunda küfretme noktalarına gelmelerdir.

Bu konunda, özel konuşmalarımızda bizlere yakınan bazı futbolcu ve teknik adamlar son maçlarda, hatta ligin ikinci haftasındaki maçlarda bu hakemlerin itiraz etmeleri halinde kendilerini oyundan atmakla tehdit ettiklerini iddia ettiler.

Geçmişte, anımsıyorum şimdi futbola ara veren oğullarım Genç takımda futbol oynadıkları dönemlerde bazı hakemlerin futbolculara (kendilerine) küfrettiklerini iddia etmişlerdi. Önce, bunlar çocukturlar diyerek, bunu önemsememiştim ancak, bunu başka futbolculardan da duyduğumda zamanın MHK başkanlarına iletmiştim.

Diğer bir konunda, gözlemci-hakem işbirliğidir. Özellikle, maçalardan sonra yazılan raporları çay içerken yazan gözlemci ve hakemlerden bahsediliyor.  Çok iyi gittiği bir hakemin maçına gözlemci olarak giden bu kişiler, “benim hakemim iyidir” psikozu ile MHK’ya raporlarını göndermektedirler.

Bu raporların gittiği ve hakem tayinlerinde üst makamların empozeleri ile tayinler yapıldığı, iddia edilen MHK’da çaresiz bir şekilde sadece konu mankeni olarak, orada durmaktadır. İşte, benim hakemler hakkındaki siyah-beyazım. Gri yok.

 

 


 

Medya’da Cadı Kazanı yaratmak

 

Geçtiğimiz hafta, görsel medyada yaşanan bir olay bomba gibi spor gündemine oturdu.

Bu sezon, yine futbol maçlarının naklen yayın hakkını alan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu daha ligin ikinci haftasında maçların çekilmesinde sınıfta kaldı.

Şöyle ki, Lefke-Yenicami maçının kameramanı iddialara göre evini su bastığı için maça gidememiş. Cihangir-Göçmenköy maçında ise, iddialara göre kamerası arıza yaptığı için çekim gerçekleşmemiş.

Durum böyle olunca da, Lefke-Yenicami maçını, Lefke Spor Kulübü ile protokolü olan LAÜ Lefke Spor Kulübü ile olan bu protokolü nedeniyle çekimi yapmış.

Ne var ki, bu maçın görüntülerinin sadece LAÜ’de olmasından dolayı Kanal SİM spor Servisi bu görüntüleri alıp, Pazar akşamı spor programında yayınlayınca adeta bir CADI KAZANI yaratılarak  çıngar çıktı.

Çünkü,  BRTK ile Futbol Federasyonu arasında imzalanan protokole göre maç görüntüleri sadece BRTK tarafından yapılabilirdi ve dağıtımı da onlar yapması gerekirdi.

Ancak, BRTK’nin bu konundaki keyfi gayri ciddi davranış nedeniyle  çekilemeyen Lefke-YAK maçını, LAÜ aracılığı ile yayınlayan Kanal SİM’e diğer televizyonlar tarafından yapılan eleştiriler belki etik açıdan sakıncalı olabilir ama  BRTK’nin dava açacağı iddiaları hiç de şık değildir.

Peki, BRTK’den görüntü alamayan kanallar da BRTK’yi dava ederse ne olacak? Eee,BRTK de kanallara tazminat ödeme zorunda kalacak mı veya Yüksek Yayın Kurulu BRTK için ne önlem alacak?

BRTK böyle bir dava açma yerine kendi iç denetimini sorgulaması gerekir. Ne yazık ki, BRTK geçmiş yıllarda da bu maç çekimlerini hatta naklen yayınları çok da ciddiye almadığını gözlemlemiş, hatta BRTK kameramanlarının tepkisine neden olan eleştiriler yapmıştık.

Demek ki, o günden bu güne çok şey değişmedi. Yine, ihmal edilen ve çekimlemeyen maçlar oluyor.

Bu noktada, BRT’nin birçok bölümünde görev de yapan sevgili dostum BRTK Müdürü Hüseyin Çobanoğlu’na BRT Spor Servisi ve kameramanları bir kez daha uyarmak görevi düşer diye düşünüyorum.  

Kanal SİM, habercilik adına diğer televizyonları atlatarak kendi yayınları için olumlu bir haber yapmıştır. Bunun doğruluğu ve yanlışlığı tartışılır. Ancak, Kuzey Irak’ta düzenlenen  5.Viva Dünya Kupası!  devam ederken, tüm spor medyasının konsensüsüne rağmen, bir gazetenin ertesi gün manşetine final maçını taşıması karşısında sus-pus olan başta KTSYD yönetimi ve bazı spor yazarlarının KANAL SİM’in bu yayını karşısında ne kadar konuşma hakkı vardır diye düşünüyorum.

 

 


 

 

Spor’da izolsayonlar’a “Timsah Gözyaşları”

 

Futbol Federasyonu’nun dış İlişkiler ve FIFA-UEFA konusunda danışmanlığa atadığı eski FIFA Dış İlişkiler Sekreteri Jerome Champagne’de sezonu açarak, geçtiğimiz haftalarda görüşmeler yapmak üzere Kuzey Kıbrıs’a geldi.

Yaptığı basın toplantısında ise, Kıbrıs Türk futbolunun FIFA-UEFA bağlamında dışa açılımının sadece Zürih’te hala daha masada olan FIFA Önerilerin kabulünden geçtiğini açık açık söylemese de, ima etti.

Bu konunda sorduğumuz soruya da yok demedi. Sertoğlu başkanlığındaki Futbol Federasyonu, Sertoğlu’nun partisi olan ve KKTC sonsuza dek yaşayacak felsefesinde olan UBP’ye rağmen, dev adımlarla bu çözümü zorlamaya devam ediyor. Tabii, UBP Sertoğlu’ndan bir bedel istemezse.  Bu bağlamdaki ısrarı nedeniyle SertoğlU’nu alkışlıyorum.

Ancak, bu çözümdeki kilit noktalardan biri de FIFA’nın tüm Kıbrıs’ta yasal Futbol Federasyonu olarak kabul ettiği Kıbrıs Futbol Federasyonu ( KOP) tur.  Bu  nedenle, FIFA önerileri masada olduğuna göre, Sertoğlu  bu önerileri kabul eden  KOP Başkanı Gutsongomis ile görüşme olanağı aramalıdır.

Champagne’nin düzenlediği basın toplantısında  Sertoğlu, “Gutsongomis ile görüşecek misiniz?” şeklindeki soruma verdiği  yanıtta bu konunda bir girişimi olmadığı veya Gutdongmois’in Sertoğlu’na randevu vermediği izlenimini edindim. Bilmem, belki de yanlış düşünüyorum. Sertoğlu, Gutsongomis’ten randevu istememiş olabilir. Zaten, yanıtın ikinci bölümünde Champagne’nin bir buçuk ay sonra Ada’ya gelmesinden sonra, birlikte  Gutsongomis’i ziyaret edebileceklerini söylemişti.

Bu noktada, FIFA-UEFA ilişkileri böyle gelişirken, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Futbol Federasyonu Başkanı Sertoğlu farklı farklı etkinliklerde dünyanın haksız yere KKTC’ye spor ambargosu uyguladıklarından adeta TİMSAH GÖZYAŞLARI akıttıklarını ve yakınmalarını hayretle izledim.

Gerek Eroğlu, gerekse Sertoğlu KKTC’ye uygulanan ekonomik, sportif ve her türlü izolsayonların temelinde dünyanın tanımadığı (BM-FİFA) KKTC’de ısrar etmenin olduğunu bilimiyorlar mı?

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 379 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler