1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Hak ve Adalet Herkes İçin Olmalı...
Hak ve Adalet Herkes İçin Olmalı...

Hak ve Adalet Herkes İçin Olmalı...

İmzası taklit edildi... Bir belge üzerine imzası atıldı. Siyaseten mağdur oldu, hakkı yendi... Gece gündüz kurultayda yeniden seçilebilmek için çalışacaksın, emek harcayacaksın, ama birileri sahtekarlıkla hakkını yiyecek. Ne büyük haksızlık!.. Ne acı

A+A-

 

 

İmzası taklit edildi...

Bir belge üzerine imzası atıldı.

Siyaseten mağdur oldu, hakkı yendi...

Gece gündüz kurultayda yeniden seçilebilmek için çalışacaksın, emek harcayacaksın, ama birileri sahtekarlıkla hakkını yiyecek.

Ne büyük haksızlık!..

Ne acıklı dramatik bir durum...

Başbakan İrsen Küçük haksızlıklar karşısında, yargıya başvurdu ve “Bunun ucu nereye dayanırsa dayansın araştırılacaktır” dedi. Savcılığı, polisi göreve çağırdı...

Hakkın ölçüsü varsa ‘yerden göğe kadar’ haklı.

Adaletsizlik var orta yerde, hak yeme var... Üzerine gidilmesi gerekir.

TC Başbakan yardımcısı Beşir Atalay’da destekledi. “Dileğim, yargının bu işin sonuna kadar gitmesi, olayı iyi aydınlatması. Yani gidilecek yere kadar gidilsin.”dedi.

Doğru söylüyorlar.

Evet, canı gönülden istiyoruz. Haksızlıkların, adaletsizliklerin, sahtekarlıkların... ucu nereye dayanırsa dayansın araştırılsın, gidilecek yere kadar gidilsin. Durmadan, duraksamadan, tereddüt etmeden; kararlılıkla...

Ancak, bir Başbakan’ın siyaseten hakı yendiğinde ‘araştılsın, gidilecek yere kadar gidilsin’ deniyorsa, bir öğretmen adayının da hakkı yendiğinde de aynı şekilde söylenmeli, aynı şekilde düşünülmesi gerekir.

Etik olan, doğru olan budur.

Siyasi menfaatlere dokunuldu mu hemen hak, adalet aklınıza gelecek, ama öğretmen olma hayaliyle gecesini gündüzüne katarak günlerce, aylarca gözlerinden kan damlarcasına çalışanların hakkı yendiğinde hak ve adalet aklınıza gelmeyecek.

Bu olmaz. Kendin için ne istiyorsan, vatandaşın için de isteyeceksin.

Siyası çıkar sağlandığı zaman hak adalet unutulacak, mağdur olduğumuz zaman aklımıza gelecek.

Atatürk Öğretmen Akademisi mezunlarının ataması durduruldu, iyi üniversitelerden mezun başarılı öğrencilere “sınavı geçemediniz” denecek, bu kadar zamandır üç yüz puan alanlar bir gecede dokuz yüz puan alacaklar.

Bu öğretmen adayları için hak adalet yok mu?

Nereye gitsinler? Hangi yolu yürüsünler?

Hak ve adaleti arayacak yol mu kaldı... Yol mu bırakıldı.

Bunlar Beşir Atalay’a sırtlarını dayayıp da yürüyemiyorlar, hak yolunda alın terleriyle yürümek istiyorlar.

Her yerde haksızlıklar, adaletsizlikler karşılarına çıkıyor.

Bu yaşananlar ilk değil.

Hatırlayalım terfi sınavlarında da aynıları yaşanma dı mı?

Müdür, müdür muavinliği terfilerinde sendikalar Eğitim Bakanlığını basmışlardı, kurşun kalemle evraklar üzerimde puanlamalar yapıldığını tesbit edilmişlerdi. Gizli gizli, kimisi de düzmece kurslar açılarak belirli kişilere ‘Katılım Belgesi’ verilmişti. UBP’ye yakın kişilerin kızı, damadı, oğlu, gelini müdür, müdür muavini yapılırken hak adalet niye aranmadı?

Kolej giriş sınavlarında vatandaşın çocukları dışarı atılarak, müdürlerin çocuklarına derece yaptırlırken neden hak, adalet aranmadı?

Çocuklar, bazı soruları önceden dershanelerde çözdüklerini, televizyon ekranlarında söylerken... neden gidilecek yere kadar gidilmedi? Neden savcılığa, polise gidilmedi? Neden?

Bugüne kadar bürokratik bir dille “Bulguya rastlanılmadığından daha ileri aşamaya götürülmedi.”  denilerek yolsuzlukların, haksızlıkların, sahtekarlıkların üstü örtüldü.

Hak ve adalet sadece kendimiz haksızlığa uğradığımızda aklımıza gelmemelidir. Herkes için istemeliyiz. Gözümüz her yerde, her olayda adaleti görmeli, aramalı...

Nasıl ki siyaseten haksızlığa uğradığımızda adalet istiyorsak, vatandaş da haksızlığa uğradığında adalet istediğini anlamalıyız.

Mağdur olmuş, hakkı yenmiş ucuz kahramanlıklara soyunmadan iğneyi önce kendimize batırmalı sonra çuvaldızı başkasına.

 

 

 

Bu haber toplam 663 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler