1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Haber değeri tartışması
Haber değeri tartışması

Haber değeri tartışması

Haber değeri, bir gazetenin ya da yayın organının bir habere ne kadar görünürlük kazandıracağını anlatan bir gazetecilik terimidir. Gazete, bir haberin haber değerini yüksek olarak değerlendirmişse, o haberi daha büyük verecek ve daha fazla görünürlük kaz

A+A-

 

 

Haber değeri, bir gazetenin ya da yayın organının bir habere ne kadar görünürlük kazandıracağını anlatan bir gazetecilik terimidir. Gazete, bir haberin haber değerini yüksek olarak değerlendirmişse, o haberi daha büyük verecek ve daha fazla görünürlük kazandıracaktır. Haber değeri en yüksek haber, gazetenin manşetinde yer alan haberdir. Peki bunun nesnel ölçütleri var mıdır? Haber değerleri konusuna kafa yoran akademisyenler, başta Johan Galtung olmak üzere, bazı ölçütlerden söz etmektedirler. Gazetecilik literatüründe öne çıkan haber değerleri arasında, güncellik; yakınlık; etki; olağandışılık; çatışma; süreklilik; olumsuzluk; yenilik; ünlü kişiler; seçkin ülkeler gibi ölçütler yer almaktadır. Bir haber bu ölçütleri ne kadar karşılıyorsa, haber değeri de o ölçüde artacaktır.

Yine de, Yenidüzen de dahil gazetelerde, haber değerini belirleyen temel ölçüt, gazetenin genel yayın politikası ve bu politikayı sürdüren yazı işleridir. Editöryal bağımsızlık anlayışı gereği, beğenelim beğenmeyelim, yazı işlerinin haberlere biçtiği değere saygı göstermek zorundayız. Peki, gazetenin bazı haberleri daha küçük, bazılarını da daha büyük vermesi eleştirilemez mi? Elbette eleştirilebilir.

Mustafa Erk isimli Yenidüzen okuru da Cuma günü yayımlanan Yenidüzen gazetesindeki bazı haberlerin veriliş biçimini eleştiren bir e-posta gönderdi. Kısaca şöyle diyordu Mustafa Erk: “Manşet değerindeki Meriç Erülkü'nün yazılı açıklamasını en ilgisiz ve en arka sayfadan yayınlamanızı, ön sayfada Mehmet Ali Erbil'in rahatsızlığını bildirme ihtiyacı duyup da bu yazıya küçük başlık vermemenizi ‘yemedim!’.  Başka da bir kelime bulamadım hissettiğimle ilgili. Bana okur olarak bu taktikle bir şeyleri ‘yedirmeye’ çalıştığınızı hissediyorum. Ve bu taktiği göre göre ‘yemek’ istemiyorum! Bu yazının haber değeri olarak hak ettiği yeri almasından rahatsız olacak olanlar var diye anlıyorum. Bu endişeyle yayın yapılmasını Yenidüzen ilkelerine uygun görmüyorum. Necati Şaşmaz'ın KKTC yurttaşlığındaki absürtlüğün haber değeri  8cm x 8cm mi? UBP, Sünger Bob Kare Şort ve arkadaşı Deniz Yıldızı Patrick'e  KKTC vatandaşlığı mı vermesi gerek, milletin gözüne bu çarpıklığı tekrar (fahri ataşelikten sonra) sokmak için?”

CENK MUTLUYAKALI’NIN YANITI

Eleştiriyi, Yazı İşleri Müdürü Cenk Mutluyakalı’ya aktardım. Cenk Mutluyakalı’nın yanıtını da paylaşmak istiyorum: “Meriç Erülkü’nün açıklaması günün erken saatlerinde yapıldı, gün boyunca tüm internet sitelerinde yer aldı zaten, ertesi güne son derece bayattı, ayrıca, çok uzun bir açıklamaydı, ‘tam metin’ vermek istedik, ileriki sayfalarda geniş yayınladık. Zaten, Sami Özuslu da daha ön sayfalarda yorumladı. Mehmet Ali Erbil ön sayfadan verildi deniyor, ancak çok küçük bir şeritti, üstelik de akşam gelişen bir olaydı. Yurttaşlık konusunu defalarca manşet-sürmanşet yaptık, Necati Şaşmaz’ın ‘kültür ataşeliği’ konusunu da üç kez manşete taşıdık. Yurttaşlıklarla ilgili ‘Bakanlar Kurulu’nun son kararının kupürünü elde edemediğimiz için ön sayfada veremedik, çünkü ‘ön sayfadan geniş verecek’ kadar güçlü bir haber hazırlayacak verilere ulaşamadık. Yine de, bu eleştiriler üzerinde düşünülmelidir. Okurun gazeteyi sahiplenmesi son derece önemlidir. Ancak, ‘yedirdiler’ vb. tarzında bir üslup kullanılması da üzücüdür.”

 

OKUR TEMSİLCİSİNİN YORUMU

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin UBP’li Meclis Üyesi Meriç Erülkü’nün basına yaptığı açıklamayı arka sayfalarda bile olsa tam metin vermesini eleştirebilirdi okurlar. Çünkü haber çok uzundu ve okunması zordu. Keşke sadeleştirilip daha kolay okunur bir metin haline getirilseydi. Yine de, gazetenin verdiği karara saygı duymak zorunda olduğumuzu belirtmek isterim. Gazetenin her sayfasının değerli olduğunu düşünüyorum.

Mehmet Ali Erbil haberinin birinci sayfadan küçük bir şeritle verilmesini yadırgamadım. Nihayetinde ünlü bir şovmenin Kıbrıs’ta bir hastaneye kaldırıldığını, sağlık durumunun ciddi olduğunu anlatıyor.

Ben de Necati Şaşmaz’a vatandaşlık verildiği haberini 5. sayfada, üstelik küçük bir haber olarak görünce şaşırmıştım doğrusu. Çünkü Yenidüzen, Necati Şaşmaz’a kültür ataşeliği verildiği haberini manşetten vermişti daha önce. Ancak, Cenk Mutluyakalı, elimizde, haberi daha büyük verecek kadar bilgi yoktu diyor. Gazetenin bu konudaki politikası belli olduğu için, başka bir niyet aramanın doğru olmadığını düşünüyorum.         


 

Reklamın içeriğine müdahale

Yenidüzen okuru Mustafa Erk, gönderdiği eleştiri yazısında, Adres Kıbrıs dergisinde yayımlanan Anchor Restaurant reklamındaki ifadeyi, “3 Haziran'da yayımlanan reklam kış ayını müjdeliyor!” diye eleştiriyor. Eleştiri haklı, ancak muhatabı gazete değil, reklamı veren kurumdur. Gazetenin, etik açıdan sorunlu olmadıkça reklamın içeriğine müdahale etmesini bekleyemeyiz. Cenk Mutluyakalı’nın ifadesiyle, “reklamlar, reklam sahiplerine aittir. Gazete-dergi, reklam verenlere ‘sayfa’ satar, bir de ‘etik dışı’ bir yayın varsa müdahale eder.”

 


İnternette yayımlanan haberler yayından kaldırılabilir mi?

Yaklaşık bir haftadır, üyesi olduğum ONO (Uluslararası Okur Temsilcileri Örgütü) web sayfasında ortaya atılan bir soruya yanıt aranıyor. Hollanda’nın NRC Handelsblad gazetesi okur temsilcisi Sjoerd de Jong, online arşivlerde yer alan haberlerde düzeltme yapmanın, haber ya da fotoğraf çıkartmanın doğru olup olmadığını sordu. Örneğin haberde maddi hatalar varsa, bunlar düzeltilmeli mi, yoksa habere dokunmadan düzeltme metnini yayımlamak mı daha doğrudur?

Yenidüzen gazetesinin web sayfasında yayımlanan haberler ve fotoğraflar için de benzer taleplerin gelebileceğini düşünerek, okur temsilcilerinden gelen açıklamaları toplamaya başladım. Hürriyet gazetesi okur temsilcisi Faruk Bildirici, her koşula uyan bir ilke geliştirmenin zor olduğunu belirttikten sonra hangi koşullarda haberleri sildiklerini veya düzelttiklerini anlattı. İlk olarak, mahkeme kararı söz konusuysa o haberleri siliyorlarmış. İkincisi, mağdur konumundaki insanları teşhir ederek daha fazla mağdurlaştıran haberleri düzeltiyorlarmış. Örneğin tecavüze uğrayan kadının adını, yayımlanmış haberden çıkarıyorlarmış. Haberlerde maddi hatalar yapılmışsa, örneğin kişinin ismi yanlış yazılmışsa veya bilgiler yanlış verilmişse, onları da düzeltiyorlarmış.

Washington Basın Konseyi ombudsmanı John Hamer, yanlış, adil olmayan, zarar veren ve etik dışı olan içeriğin temizlenmesi yönünde talepler geldiğini ifade ediyor. Kanada Radyosu ombudsmanı Pierre Tourangeau, nadiren de olsa insani gerekçelerle bazı haberleri yayından kaldırdıklarını ifade ediyor.

Konu hakkında Yenidüzen gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cenk Mutluyakalı’ya gazetenin politikasını sordum. “Herhangi bir haberle ilgili, avukat aracılığıyla bir talep geldiğinde (etik bir sorun ya da maddi bir hata varsa) yayından kaldırıyoruz” dedi.

Bu konunun ONO üyeleri arasında bir süre daha tartışılmaya devam edeceğini sanıyorum. Kişisel görüşlerimi şöyle özetleyebilirim.  

Maddi hatalar düzeltilmelidir. Özellikle isim yanlışları zaman zaman mağduriyetlere de yol açmaktadır.

Hak ihlali varsa, ihlali ortadan kaldıracak biçimde haberde düzeltme yapılmalıdır.

Mağduriyet yaratıcı fotoğraflar yayından kaldırılmalı, haberler düzeltilmelidir. Örneğin tecavüz mağdurlarının görüntüleri kaldırılmalı, haberde geçen isimleri silinmelidir.

Washington Post gazetesinin bir zamanlar patronu olan Phil Graham’ın (vefat etti) deyişiyle, “gazeteler, tarihin ilk taslağıdırlar”. Yayımlanan bilgiler ne kadar doğruysa, tarih de o kadar doğru yazılacaktır.   

Bu konuda gazetecilerin ve okurların düşüncelerini ve önerilerini de öğrenmek isterim.

         

 

 

 

 

Bu haber toplam 1911 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler