1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Güzelyurt ve Karpaz için öneri ve proje yoksa lafla peynir gemisi yürümeyecek
Güzelyurt ve Karpaz için öneri ve proje yoksa lafla peynir gemisi yürümeyecek

Güzelyurt ve Karpaz için öneri ve proje yoksa lafla peynir gemisi yürümeyecek

Yurttaşta, siyasetin ve siyasetçinin sorunlarına çözüm getirmedikleri ve getiremeyecekleri ve hatta sorunlarının kaynağı oldukları düşüncesi yaygındır, bu nedenle de onlara güveni çok düşüktür. Siyaset ve siyasetin tüm unsurları bu gerçekle yüzleşmedikçe

A+A-

Yurttaşta, siyasetin ve siyasetçinin sorunlarına çözüm getirmedikleri ve getiremeyecekleri ve hatta sorunlarının kaynağı oldukları düşüncesi yaygındır,  bu nedenle de onlara güveni çok düşüktür. Siyaset ve siyasetin tüm unsurları bu gerçekle yüzleşmedikçe, bu gerçeği kabullenip gerekli siyaset açılımları ve yapılanmaları yapmadıkça da mevcut siyasi partilere yurttaşın güven duygusu artmayacaktır.

Yurttaşın ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını çözme ve aşma konusunda söz verdiğini yapmayan ve yapamayan, söz verdiğinin tersini yapan siyaset, yurttaştan daha farklı bir tepkiyi hak etmiyor da… Halkın topyekun ama dağınık demokratik isyanını toparlayamayan, “başkaları”na karşı sessiz duran ama yurttaşına her gün sayfalarca “açıklamalar” yapan ama somut bir şey söylemeyen siyaset, yurttaştan farklı bir tepkiyi de hak etmiyor… “Her türlüsünden siyasi şov”dan ibaret olan siyaset yurttaştan takdiri alamayacaktır.                 

Genelden özele geçmek için, Güzelyurt ve Karpaz bölgelerinin sosyoekonomik ve sosyo-politik durumuna bakılabilir. Uzun yıllardan beri kötü ekonomik koşullar ve ihmal edilmişlikle mutsuz olan bu iki bölgenin insanı, olumlu bir gelişme olacağını düşünerek ilçeleşme için örgütlendi ve siyaseti etkileyerek yıllar önce ilçe oldu. Ama değişen bir şey pek olmadı; olabileceğe de benzemiyor. Siyasi iktidar “Yatırım yapacağız, ekonomiyi canlandıracağız; korkmayın, siz de yatırım yapın” diyerek, siyasi muhalefet de “Hükümet bu bölgedeki sorunları çözmelidir” gibi sözlerle içeriksiz konuşarak bölgelerin insanlarına mesaj veriyor ama bu mesajları okuyanlar da kendi kendine, “Bölge için somut vizyon cümlesi yok, somut proje yok, izlenecek yol haritası yok; bunlardan umut yok…” yorumunu yapıyor.   

Şu anda her iki bölgede de ekonomi ve pazar faaliyetleri hiçe yakın... Bu ilçelerde yaşayanların ortalama satın alma gücü, sermaye birikimi ve eğitim niteliği Kuzey Kıbrıs’ın en alt düzeyi. Her iki bölge de işsizlik nedeniyle göç veriyor ve dolayısıyla pazarın tüketici nüfusu azalıyor. Ayrıca, çalışan nüfusun önemli bir kısmı da diğer ilçelerde çalışıyor; yani ilçesinde gece uyumak için bulunuyor, gündüzleri diğer ilçede çalışıyor ve harcıyor. Dolayısıyla, bu ilçeler, özel sektör için de yatırım cezbedici pazarlar değil; zaten şu anda ilçe halkı diğer ilçe pazarlarının müşterisi durumunda… Bu durumda ve bu veri tabanından hareketle, acil ve şok ekonomik önlemler ve dolayısıyla iyileştirme ve bölgenin yatırım iklimini hazırlama çalışmaları yapılmalıdır.

Bu bağlamda hükümetin hemen karar alıp çok çabuk uygulayabileceği proje, İç İşleri Bakanlığını, bütün bağlı daire ve kurumları ile Güzelyurt İlçesi’ne, Tarım Bakanlığı’nı da bütün bağlı daire ve kurumları ile İskele İlçesi’ne taşımaktır. Kuzey Kıbrıs küçük bir coğrafyadır, konu mesafeler de uzun ve uzak değildir. Bu bakanlıklar, çalışanlar sayısı açısından en yüksek olanlardır; ayrıca Tarım Bakanlığı konusu itibarıyla da Karpaz Bölgesi’ne çok muhatap bir bakanlıktır. Böyle bir uygulama, her iki ilçenin pazarında tüketen nüfusu artacak, esnaf nefes almaya başlayacaktır; bölgenin özel sektörü yapılanmasını geliştirecek ve yeni projelere yatırım yapmaya başlayabilecek, ilçe haricinden de sermaye yatırımları bu pazarlara yönelebilecektir. Bu uygulamanın sürekliliği de olacağı için, bölge ekonomisine güvenilir ve istikrarlı bir zemin yaratacak; yatırım iklimi böylece oluşacaktır. Diğer bir yararı da, şehirlerarası ve şehir içi trafiğinin rahatlatması olacaktır.

Ayrıca bakanlıkların illa ki Lefkoşa’da olması diye bir Kur’an kelamı yok... Başka ülkelerde önemli resmi dairelerin başşehir dışında başka şehirlerde olduğu örnekleri var; ama olmasa bile Kuzey Kıbrıs’ta böylesine bir ilk örneği yapmak da yasaklanmış değildir herhalde…

Bu önlem yeterli değildir mutlaka, bu acil önlemdir ve hükümetin hemen yapabileceği ve yaprak kıpırdamayan pazarlarda bir kıpırdanma yaratacak şok önlemdir. Gerisi, ülke ekonomisinin bütünlüklü planlanması ve programlanması içinde çözülecektir. 

Siyasetin buna ilk tepkisi mutlaka olumsuz olacak, çünkü yaratıcılığı kısır siyasetin en başarılı olduğu konu fikirleri öldürmektir. Bu projeyi beğenmeyen siyasiler, her iki ilçede de mevcut ekonomik sorunu çözecek karşı önerisini yapmadıkça, sadece lafla peynir gemisi yürütmeye çalışıyor olacaktır. Bu iki ilçenin insanlarının, siyasilerin öneri ve projelerden yoksun sözlerine ve içi boş laflarına karınları tok; birinin hükümettedir diye vaatler vermesi, diğerlerinin de muhalefettedir diye yuvarlak ama “şirin” sözler etmesi her iki ilçedeki yurttaşları heyecanlandırmıyor artık, siyasete inancı ve güveni de sağlamıyor.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 709 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler