1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gutsongomis İstanbul’da, Sertoğlu mahallede
Gutsongomis İstanbul’da, Sertoğlu mahallede

Gutsongomis İstanbul’da, Sertoğlu mahallede

Geçtiğimiz çarşamba ve perşembe günü İstanbul Conrad Otel’de düzenlenen UEFA Kongresi acı gerçeği bir kez daha ortaya serdi. Bu gerçekte, UEFA’ya bağlı olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin tek t

A+A-

 

 

 

Geçtiğimiz çarşamba ve perşembe günü İstanbul Conrad Otel’de düzenlenen UEFA Kongresi acı gerçeği bir kez daha ortaya serdi. Bu gerçekte,  UEFA’ya bağlı olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin tek tanıdığı ülkenin Kıbrıs Cumhuriyeti olduğu gerçeğiydi.

Bırakın siz, Türkiye Cumhuriyeti siyasilerinin ve iktidarda olanlarının Kuzey Kıbrıs ile ilgili popülist ama gerçek olmayan söylemlerine bunların hepsi laf-ı güzaf.

Bu iktidar sahipleri veya siyasiler gerek Türkiye’den ,gerekse Kuzey Kıbrıs’a geldiklerindeki “biz sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni” tanıyoruz sözlerinin sadece bir aldatmaca olduğu UEFA’nın İstanbul’daki kongresinde bir kez daha saptandı.

Bu kongreye, Kıbrıs’ı temsilen Dünya’nın her platformda tanıdığı tek ülke olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal Futbol Federasyonu olan Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP)’nun başkanı Kostakis Gutsongomis katılması bir kez daha bir şamar gibi, “STATÜKOCULARIN” kulaklarında şakladı.

Geçtiğimiz günlerde, Kuzey Kıbrıs’a ziyarette bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Suat Kılıç yaptığı konuşmalarda Kuzey Kıbrıs’a yapılacak yatırımlar konusunda konuşurken, KKTC’yi Türkiye  Cumhuriyeti’nin bir ili olarak düşündüklerini ima ederken, yine aynı kabinenin çok bilmiş Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ta, hükümetlerinin gerçek görüşünü “Kuzey Kıbrıs’ı ilhak ederiz ha” sözleri ile açıklamaktan beis görmedi.

İşte, İstanbul’daki UEFA Kongresi’nde KOP Başkanı Gutsongomis Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsil ederken, bizim Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’da Köşklüçiftlik’teki Futbol Federasyonu lokalinde, yani bizim mahallede belki de kahve içiyordu.

Bu arada, UEFA As Başkanı olan Şenes Erzik, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu yetkililerine randevu bile vermezken, Beşiktaş başkanı olduğu dönemlerde “Beşiktaş’ı Kuzey Kıbrıs’a getireceğiz” söylemiyle UEFA-FIFA kurallarına ve teamüllerine aykırı olarak kahramanlık taslayan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, böyle bir söylemi olduğunu unutuyordu.

Bu arada, bazı spor yazarı arkadaşlarım Demirören’in Sertoğlu’nu bu kongreye davet etmesi ve UEFA kulislerine sokması gerektiğini savunuyorlar. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu başkanına görüşmek için bile randevu vermeyen Demirören’den böyle bir nezaket beklemek abesle iştigal olduğunu düşünüyorum.

Başkan Sertoğlu’nun tabii bu olguda hiç suçu yok ki. Sertoğlu ile beş dakika bile görüşme nezaketini göstermeyen Yıldırım Demirören’in böyle bir kulis içine girmesi beklenemez zaten. Bu nedenle Sertoğlu, bu olayı zorlamak için KOP Başkanı Gutsongomis ile görüşüp, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasında Kıbrıslıtürklere özerklik verilen Spor, kültü ve eğitim bağlamında zorlamalıdır. Bu da olmazsa, sonucu ne olacağı belli olmayan Avrupa Spor Mahkemesi için 45,000 EURO’yu gözden çıkarıp, başvurmalıdır.

 

TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU SADECE KOP’U TANIYOR

 

Bugün Conrad Otel’de, daha 20 gün önce İstanbul’daki Ataköy Spor Salonu’nda dalgalanan Kıbrıs Cumhuriyeti bayrakları, Türkiye Cumhuriyeti’nin, gerçekte Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdığının bir göstergesiydi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ‘mi? O da adım adım, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili olma konusunda emin adımlarla ilerliyor.

 


Şike hikayesi ve namus-su mücessemler

 

 

 

Geçtiğimiz iki hafta şike iddialı ile sallandı. K.Kaymaklı eski Teknik Direktörü Vehbi Özerem’in bir telefon konuşmasından hareketle şikeyi kanıtladıklarını iddia edenlere Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu olayı “centilmenliğe aykırı hareket” olarak yorumlayınca, olayı şike olarak yorumlayanlar ve Vehbi’nin idamını isteyenler  sukut-u hayale uğradılar.Sonra da, Futbol Federasyonu kurullarına saldırmaya başladılar.

Olayın başkahramanı Vehbi Özerem ise, suskunluğunu hala daha koruyor. Ne var ki, bu olayda mağdur olduklarını iddia edenler, bu karar için Tahkim Kurulu’na başvurmadı. Demek ki, bu olay sadece o günlerde Vehbi Özerem üzerinden Kaymaklı’yı vurmak için kullanılacaktı. Bunda da başarılı olmayınca, sanki namus-u mücessem gibi kelle istiyorlar. Bu ülkede şike iddiaları ve olaylarını irdelesek bir roman yazarız.  Önemli olan, Futbol Federasyonu şike konusunda FIFA-UEFA  yasa ve tüzüklerini süratle Kuzey Kıbrıs’a adapte etmeli ve mücadeleyi bu çerçevede yapmalıdır. Bir Vehbi’nin idam edilmesiyle ülkede şikenin kökünün kesileceğini düşünmek sadece hayaldir. Üstelik, Vehbi’nin şike teşebbüsü bile yapmadığı bu kurullar tarafından da tescil edilmiştir. Yani, Vehbi suçsuzdur. Gerisi sadece dedikodudur ve iddialarını kanıtlayamayanlar için  Vehbi’nin yargıya başvurma yolu açıktır.

Bu durumda, şikeye teşebbüs  iddialar konusunda aklanan  Vehb şimdi kendisine verilen cezayı Yükselme Gruplarında mücadele eden bir takımda tamamlayıp,  gelecek sezona hazırlanıyor.  

 


APOEL gerçeği ve masal okuyanlar

 

 

APOEL bir Kıbrıs Rum takımı. 1926 yılında kuruldu. O zamanın Rum sağcılarının kurduğu ve 1 Nisan 1955’te kurulan EOKA tedhiş örgütünün de nüvesini teşkil eden kurumlardan biri olan APOEL bugün, Kıbrıs futbolunun onuru olarak, Avrupa’da ışıldıyor.

Kıbrıslıtürkler olarak, siyasi durumu nedeniyle karşı çıktığımız APOEL ne yazık ki, FIFA-UEFA nezdindeki tek Kıbrıs takımı olarak, tüm Kıbrıs’ı temsil ediyor.

Buna mukabil, 1930 yıllarında, Kıbrıslırumlara karşı kurduğumuz Çetinkaya Spor Kulübü, Kıbrıs’ın değişen konjonktüründe, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne isyan etmiş ayrılıkçı Kıbrıslıtürklerin bir takımı olarak dünyada biliniyor.

İşte, bu Çetinkaya bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırlarının dışına çıkamazken, APOEL Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde dünyaca ünlü Real Madrid’i konuk edecek bir dünya takımı olarak boy gösterirken, Kıbrıs’ta Kıbrıslıtürklere de bu yolu açacak, KIBRIS’TA ÇÖZÜMDEN KAÇIYORUZ.

Kaçmakla da kalmayıp, dünyaya neden bizi tanımadıkları için çıkışırken, masal okuyoruz. Okuyoruz da, 27 Mart 2012 Salı günü APOEL ile ünlü Real Madrid’i görmek için GSP Stadı’na akın ediyoruz.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 525 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler