1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'GÜNEYDEN KAÇIP KUZEYE GELENLER TEKRAR KAÇIYOR!'
GÜNEYDEN KAÇIP KUZEYE GELENLER TEKRAR KAÇIYOR!

'GÜNEYDEN KAÇIP KUZEYE GELENLER TEKRAR KAÇIYOR!'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat BRT’de gazeteci İsmet Özgüren tarafından yönetilen programa katılarak çeşitli sorunları değerlendirdi

A+A-

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat BRT’de gazeteci İsmet Özgüren tarafından yönetilen programa katılarak çeşitli sorunları değerlendirdi. Talat, programda yer alan gazeteci Erten Kasımoğlu, Mehmet Davulcu ve Rasıh Keskiner’in sorularını yanıtladı.

 

HÜKÜMETE YEMİŞ

Bir soru üzerine Talat, hükümetin çok fazla istihdam yaptığına dikkat çekerek, bunların bizim bildiğimiz, açıklanan protokole aykırı olarak yapıldığını kaydetti ve istihdamın ne maksatla tolere edildiğinin anlaşılamadığını belirtti. Başbakanın parti toplantılarında daha çok istihdam yapılacağını ilan ettiğini de hatırlatan Talat, Türkiye’nin protokolün tam olarak uygulanmasında ısrar ederken, bu duruma göz yummasının herhalde hükümetin her isteneni yapmasına karşılık bir “yemiş” olduğunu söyledi.

 

EKONOMİDE FELAKET

Ekonominin çok kötü olduğunu ve her gün iş yerlerinin kapandığını, esnafın çöktüğünü söyleyen Talat, orta ve büyük iş adamlarının da personel durdurmak zorunda kaldıklarını anlattı ve ihalelerin artık Türkiye’de açıldığına dikkat çekti. Bunun felaket bir şey olduğunu söyleyen Talat, hükümetin bu durumu reddetmesi ve derhal para kaynağıyla diyaloga girmesi gerektiği üzerinde durdu.

 

KAÇANLAR YİNE KAÇIYOR!

Talat, güney Kıbrıs’a göç eden insanların olduğunu ve güneydeki Kıbrıslı Türk nüfusunun her geçen gün artmakta olduğunu söyleyerek “oradaki insanlar dağlardan bayırlardan kaçıp kuzeye gelmişti, şimdi de tekrar güneye kaçıyor” dedi.

 

Bankalardaki mevduatın ilk kez bu dönemde azaldığını hatırlatan Talat, çiftçilerin, hayvancıların da ayakta olduğunu söyleyerek durumun çok kötü olduğunu vurguladı.

 

KÜÇÜLME YAŞANIYOR

Bir başka soruyu değerlendiren 2. Cumhurbaşkanı Talat, ülkede ekonomik olarak olağanüstü koşullar yaşandığını belirterek, bu koşullarda elbette olağanüstü önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Talat, diğer bütün parametreler sabit kalarak nüfusun küçülmesi halinde ekonominin de küçülebileceğinin doğru olduğunu anlattı. Talat, hükümetin işçi izinlerinden para kazanmayı düşündüğünü söyleyerek, bu zihniyetin yanlış olduğunu, doğru olanın kayıt dışı yaşamı sona erdirmek olması gerektiğini, bu nedenle de kayıt olmayı teşvik için formalitelerin ve harcamaların düşürülmesi gerektiğini belirtti.

 

Ekonominin küçülmesinin en büyük nedenlerinden birinin de piyasaya para arzının azalması olduğunu söyleyen Talat, dünyanın her yerinde, bir küçülme yaşanıyorsa, gelecek yıl yapılacak ihalelerin bile bu yıla çekilerek piyasayı hareketlendirmek gerektiğini kaydetti. Talat, bunların tersine hükümetin müteahhitlere olan borçlarını bile ödemediğini anlattı. Protokolde özel sektörün güçlendirilmesinin de yer aldığını belirten Talat, aksine özel sektörün zayıflatıldığına dikkat çekti.

 

Yine bir soruyu değerlendiren Talat, hükümetin öncelikle ekonomik bir program yapması gerektiğini söyleyerek, Yunanistan’ın bile o kaosun içinde bunu yaptığını vurguladı. Bu programın görüşülmesi gereken yerlerle görüşüldükten sonra Türkiye ile ele alınması gerektiğini söyleyen Talat, programın, çalışanların alım gücünü koruyacak, esnafı kalkındıracak ve kuzeyin güneyden daha ucuz olmasını sağlayacak bir program olması gerektiğini, bunun maliyetinin çıkması halinde, Türkiye’nin buna destek vereceğinden emin olduğunu söyledi.

 

 

İSPAT OLAYI

Bir başka soru üzerine Talat, Lokmacı kapısında insanların ve turistlerin uzun sürelerle bekletildiğini söyledi ve bunların artık bir tarafa bırakılması gerektiğini, kapılardan geçmenin hızlandırılmasının yolunun bulunmasının şart olduğunu belirtti. Talat “Çünkü bu kıtlıkta turiste ihtiyacımız var. Gelişlerini kolaylaştırmalıyız. Kendimizi, kendi kendimize ve turistlere ispat etmeyi bırakmalıyız çünkü zaten bilinmektedir” dedi.

 

NE SORAN VAR NE EDEN

Bir soru üzerine ne Başbakanla ne Cumhurbaşkanı ile bu konular üzerinde görüşmesinin olduğunu söyleyen Talat “Ne soran var ne eden” diyerek “Herkes kendini en akıllı zanneder” dedi.

 

MAAŞ ARTIŞI GEREKLİ

Ekonomi üzerine değerlendirmelerine devam eden Talat, ekonomik planda halkın ulaştığı refah düzeyinin düşürülmemesine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. Günün koşullarına uygun maaş artışının yapılması gerektiğini de ifade eden Talat, burada da maaşlar arasındaki dengeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, tasarruf önlemlerinde ise öncelikle üst düzeyden başlanması yolundaki görüşlere destek verdi.

 

KIBRIS KONUSU

Kıbrıs konusunda bir soruyu değerlendiren Talat, müzakere diye bir şey olmadığını söyleyerek, işi teknik komitelere indirdiklerini söyledi ve “yani konu uyutuluyor” dedi.

Talat, müzakerelerin canlandırılması için Kıbrıs Türk tarafının çalışması gerektiğini söyledi ve “motor güç Türk tarafı olmalıdır” dedi.

 

Şimdiki iktidarın çözüm istemediğini, anlaşma istemediğini, bugünkü durumdan mutlu olduğunu söyleyen Talat, KKTC’de, tarihte ilk kez ve bir tek kendi dönemlerinde çözüm isteyen bir iktidarın olduğunu ifade etti. “KKTC yaşatılacaktır” söylemlerine karşı Talat, KKTC’nin zaten yaşadığını; ölmediğini  ancak gerekli olanın çözüm ve barış olduğunu belirtti.

 

Talat, ısrarla sürükleyici olması gereken tarafın Türk tarafı olduğunu anlatarak, kendi dönemlerinde bunun böyle olduğunu ancak Hristofyas’ın çok yavaş hareket ettiğini, bu nedenle de çözümü kotaramadıklarını belirtti. Talat, kendisinin Rum tarafına “gelin 10-15 gün, gerekirse daha fazla, bir yere kapanalım. Bu yurt dışında olsun. Türkiye de Yunanistan da BM de gelsin ve bu işi artık bitirelim” dediğini açıklayarak ne yazık ki olmadığını ifade etti. Sonra da kuzeydeki liderlik değişimiyle sürecin çöktüğünü anlattı.

 

Eroğlu’nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine mektup yazarak “Talat’ın bıraktığı yerden devam edeceğim” dediğini hatırlatan Talat, “öyle mi oldu?” diye sordu.

 

 

 

TUZU KURU

Başka bir soru üzerine Talat, Rum tarafının tuzunun kuru olduğunu, Kıbrıs sorununda aceleci davranmadığını anlatarak, Rum Yönetimine Anastasiades’in gelmesi halinde bu bağlamda fazla bir şey değişmeyeceğini söyledi. Bu yüzden önemli olanın Kıbrıs Türk tarafının konu üzerinde çalışması gereğinin anlaşılması olduğunu söyleyen Talat, Anastasiades’in “Annan planı artık yoktur” dediğini, görüşmecinin de kendisinin olmayacağını duyurduğunu hatırlatarak konuyu sürüklemenin ancak Kıbrıs Türk tarafında çözüm isteğinin artması ile olacağını söyledi ve “bu gerçeği biz de, uluslararası toplum da asla unutmamalıdır” dedi.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 901 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler