1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Güney'de Eğitim Anayasa'ya Akırı Mı?
Güneyde Eğitim Anayasaya Akırı Mı?

Güney'de Eğitim Anayasa'ya Akırı Mı?

Ortada bir yasak, iki bakan var... Bakanlar; biri Kemal Dürüst, öteki Nazım Çavuşoğlu. Yasak; Güney’deki okullarda öğrenim gören öğrencilerin A Level sonuçlarıyla Türkiye üniversitelerine kayıt yaptıramamaları. Bu yasağı kim koydu? Çavuşoğlu, M

A+A-

 

 

Ortada bir yasak, iki bakan var...

Bakanlar; biri Kemal Dürüst, öteki Nazım Çavuşoğlu.

Yasak; Güney’deki okullarda öğrenim gören öğrencilerin A Level sonuçlarıyla Türkiye üniversitelerine kayıt yaptıramamaları.

Bu yasağı kim koydu?

Çavuşoğlu, Mecliste yaptığı konuşmada “Güney Kıbrıs’ta okuyan öğrencilerin TC’de okuyamaması için bir yazım yoktur, ortaya çıkarılması halinde istifa edeceğim.” dedi.

Bu açıklamasıyla “Ben yapmadım, o yaptı.” mesajını vererek, Dürüst’ün boynuna ipi astı, pimi çekilmiş bombayı eline tutuşturdu, topu da kucağına attı...

Bizdeki siyaset böyle birşey işte; bomba at, top at, ip as... Becer de nasıl becerirsen becer... Yeter ki elinde, kucağında, boynunda kalmasın...

Oysa bir yöneticinin gençlerin eğitimlerini sorunsuzca sürdürmelerini düşünmesi gerekir.

Önce yasak getir, sorun yarat; sonra da “kim yaptı” derdine düş. Siyasi kaygılardan yarattıkları sorunların “nedenleri” olarak görülmek istemiyorlar.

Düşünün, İngiliz Okulu’nda biri Kıbrıslı Rum, diğeri de Kıbrıslı Türk iki öğrenci öğrenim görecekler, ikisinin de elerinde A Level sonuçları olacak; Kıbrıslı Rum öğrenci Türkiye üniversitelerine kayıt yaptırabilecek, ama Kıbrıslı Türk öğrenci kayıt yaptıramayacak. Adalet bunun neresinde? Akıl mantık neresinde? Üstelik Kıbrıslı Türk öğrenci A Level sonuçlarıyla dünyadaki tüm üniversitelere, hatta Güney’deki üniversitelere bile kayıt yaptırabilecek, ancak Eğitim Bakanlığı’nın getirdiği yasakla Türkiye’deki üniversitelere kayıt yaptıramayacak.

Hangi beyin doğurdu? Hangi el imzaladı? Bu yasağı...

Bakanlık YÖK’e yazı yazarak yasak getirilmesini istiyor. Eğitimde kendi kendimize ambargo koyuyoruz. Gelen eleştiri ve tepkilerden sonra geçen hafta Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi müdürü açıklama yaparak “yasağın kaldırılması için uğraş veriyoruz” dedi.

Ne garip bir yönetim anlayışı önce yasak koy, sonra kaldırmaya çalış. Sorun yarat, sonra sorunu çözmeye çalış...

Ne ki daha da garip olanı bu yasağın “Güney Kıbrıs’ta okumak anayasaya aykırıdır.” diye açıklanmaya çalışılmasıdır.

Öncelikle algılamakta zorlansanız da Dünya siyasetinin ve hukuğunun kabul ettiği, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin imza koyarak kurduğu Kıbrıs Cumhuriyeti gerçeği vardır. KKTC Anayasası’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’nde öğrenim görmeyi engelleyen herhangi bir  madde var mı? Yok...

Öyleyse Anayasa’ya nasıl aykırı bulunur!?...  

Anayasa ne der? Gelin birlikte bakalım: “Halkın öğrenim ve eğitim gereksinimlerini sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir. Devlet, bu ödevini, Atatürk İlkeleri ve Devrimleri doğrultusunda, ulusal kültür ve manevi değerlerle bezenmiş bir muhteva, çağın ve teknolojinin gelişmesine, kişinin ve toplumun istek ve gereksinimlerine yanıt verecek planlı bir şekilde yerine getirir (madde 59(4)).”

Sayın Bakanlar! Ödeviniz neymiş?

Halkın eğitim gereksinimlerini, çağın ve teknolojinin gelişmesine yanıt verecek şekilde planlayıp geliştirmektir. A Level programlarını KKTC yaygınlaştırmaktır, yasak koymak değil...

Ödeviniz neymiş?

Anayasa diyor ki eğitim “Atatürk İlkeleri ve Devrimleri doğrultusunda” olacak.

Ne yaptınız?

Kıbrıs Türk gençliğinin anlına, eğitim diye getirip külliyeyi dayadınız, ilahiyat bölümünü, Kur’an kurslarını dayadınız...

Bunları yaparken Anayasa aklınıza gelmedi de tek derdi “çağdaş bir eğitim almak” olan vatandaşın çocuğu Güney’e giderken mi aklınıza geldi.

Bakanlık bir yandan “Anayasa’ya aykırıdır.” diyor, öte yandan da aynı bakanlığın Talim ve Terbiye Dairesi Güney’de okuyan öğrencilerin öğrenimlerini onaylayarak denklik belgesi veriyor ve KKTC’deki kolejlere geçiş yapmalarını sağlıyor.

“Anayasaya aykırıdır” diyorsan niye denklik veriyorsun? Denklik veriyorsan niye “Anayasaya aykırıdır” diyorsun?

Devletin her kademesinde tutarlılığı, dürüstlüğü, adalet ve eşitliği halk için savunmak gerekir; siyasal çıkarlar için değil...

Mademki “Anayasa” aklınıza geldi, gelin birikte bakalım daha başka neler diyor?

“Devlet, maddi olanaklardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine kadar çıkmalarını sağlamak amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar (madde 59(7)).

Demek ki ister Güney’de, Kuzey’de isterse Dünya’nın başka bir yerinde okul kazanan başarılı yoksul öğrencilere, en yüksek öğrenim derecelerine çıkabilmeleri için burs verilmesi gerekmektedir. Bunu ben değil, sen değil; Ayşe, Fatma, Hasan, Hüseyin değil... Anayasa söylüyor.

Ne yaptı Eğitim Bakanlığı? Bir yasak da Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuna getirdi. ABD, İngiltere, Almanya, İtalya’ya... eğitim için Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuyla gidenlere burs vermeyecek.

Neden mi? KKTC pasaportuyla gitmeleri gerekiyormuş da ondan...

Devlet olarak gençlerin eline dünya tarafından tanınan bir pasaport verildi de bu gençler mi istemedi, kullanmadılar...

Gençliğin eğitimine gelince yasak...

Bu nasıl anlayış?

Trabzon’daki 11. Avrupa Gençlik Olimpik Oyunlarına (EYOF 2011), Kıbrıs Cumhuriyeti katılacak, bayrağı dalgalanacak... Eğitim Bakanı, Türkiye Başbakanı gidecek selam verecek...

Pınar Karşıyaka, APOEL ile maç yapacak...

Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti U19 milli takımları Danimarka’da ilk kez maç yapacaklar...

Bakanların, çocukları, eşleri... Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuyla Avrupa’da tatile gidecekler...

Bunların hiçbirinde KKTC’nin devlet olduğu aklınıza gelmeyecek, ancak yoksul bir genç eğitim için yurtdışına gideceğinde “KKTC’nin devlet olduğu aklınıza” gelecek. “KKTC pasaportuyla seyehat etmezsen sana burs yok.” diyeceksin. Bunu için de yasaklar koyacaksın.

Önce KKTC’yi Trabzon’da, Güney Kıbrıs’ta, Danimarka’da, bakanların cebindeki Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunda arayacaksın. Adil ve tutarlı olacaksın. Sonra gençlere söyleyecek sözünüz olsun.

Sadece gençlerin ensesinde adalet arayarak, yasak getirerek, eğitimden mahrum bırakarak devlete sahip çıkılmaz.

Hem A Level, hem de pasaport yasakları kendi gençlerimize getirdiğimiz ambargolardır. Her iki Bakana bir kez daha sesleniyorum. Birbirlerini suçlamayı bir kenara bırakarak, üniversite kayıtları başlamadan gençlerin eğitimlerinin önündeki engelleri planlı bir şekilde kaldırarak, sorunları çözmelidirler. Sorunlar çözülmezse giderek büyüyecek ve yeni mağdurlar yaratacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1146 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler