1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. GÜLÜMSEYİŞ ZİNCİRİ
GÜLÜMSEYİŞ ZİNCİRİ

GÜLÜMSEYİŞ ZİNCİRİ

Geçmişte heyecan duyduğumuz şeylerin listesini çıkarmaya dursak bir kısmının artık ne kadar sıradan hatta itici olduğunu görebiliriz. Genelde ilkler ya da az yaşananlar için heyecan duyar insan. Ulaşılması zor görünenler heyecan vericidir. Henüz keşfedilm

A+A-

 

Geçmişte heyecan duyduğumuz şeylerin listesini çıkarmaya dursak bir kısmının artık ne kadar sıradan hatta itici olduğunu görebiliriz. Genelde ilkler ya da az yaşananlar için heyecan duyar insan. Ulaşılması zor görünenler heyecan vericidir. Henüz keşfedilmemiş ve gizemli olanlar da aynı şekilde... Ele geçirilince azalır hatta zamanla yok olur bazı şeylerin cazibesi… Deniz kıyısında bir evde oturanlar için deniz o kadar da çekici değildir artık. Güzel bir dağ köyünde gün gelir manzarayı görmez olur yaşayanlar. Makedonya’da bir şiir festivali sırasında cennete benzeyen bir gölde bizi dolaştıran kayıkçı,  nefesimizi kesen görüntülere karşılık “Burası benim evimin bahçesi gibidir” demişti hayatını bu gölde kürek çekerek kazandığını anımsatarak.

Bir aşkın, bir ilişkinin başlangıcı en güzel olarak hatırlanır hep…  Heyecanlar daha çok da pek çok şeyin bir ilk olduğu çocukluk ve gençlik dönemine aittir. Bazı insanlar ise hep çocuk kalmışlardır. Sürekli heyecan burcundadırlar yani… Küçücük şeyler için heyecan duyabilir, her şeyi bir yaşama sevincine dönüştürebilir böyleleri… Kimileri ise hayatta hemen hemen her şeyi denemiş ve tüm heyecanları tüketmişlerdir. Zengin çocukların yoksul çocukları sevindirik eden oyuncakların yüzüne bile bakmaması gibi sıradan bir örnek geldi şimdi aklıma… Kapitalizm heyecan çıtasını yükseltmek, her gün yepyeni keyifler pazarlamakla meşgul bu yüzden…

Heyecan parayla satılan bir şey artık… Dünyanın küçük bir azınlığı sayısız hazlar ve keyiflerle meşgulken başka yerlerde derin yoksulluklar ve yoksunluklar yaşanmakta bildiğimiz gibi... Yine de,  çok yoksul heyecanlar ve çok zengin ruhsuzluklar görmüşüzdür.

Hayata dair heyecanlarımızın düştüğü dönemlerimiz olabilir. Çevredeki her şeyin büyüsünü yitirip sıradanlaştığı zamanlardır bunlar. Geleceğe dönük bir umut ve canlılığın görünmemesi bozar en çok da insanın moralini…

Hep heyecan aramak da yorucudur ama… Heyecanın kendisini sıradanlaştırır bu… Heyecanın bir yarısı da sürprizdir çünkü. Hayatın birden bir armağan uzatmasıdır bize… Arada bir armağan almak, sürekli armağanlara boğulmaktan daha keyifli değil midir?

Parayla satılmayan heyecanlar en keyiflileridir aslında. Doğa sürekli değişim ve heyecan taşır örneğin. Çiçek açmış bir ağaç, bir kuş cıvıltısı birden girer hayatımıza… Sonsuz kombinasyonlarla sürekli bir değişim izleriz dünya bahçesinde… Güneş açar birden, sonra rüzgâr başlar, bir köşeden bir fidancık gülümser bize.

Hiçbir şeyimiz yoksa hayallerimiz vardır heyecanlanmak için… Yaratıcılık en büyük zenginliktir insana. Kendi iç sesimiz en sadık arkadaşımızdır.

Yine de hiç gitmediği ülkeleri, bilmediği tatları, yaşamadığı hayatları merak edip durur insan. Kimileri bir uyuşukluk ve tevekkül içinde rıza göstermişlerdir hayattan paylarına düşene, kimileriyse cesaretle keşfe çıkarlar yeni mekânlar, yeni durumlar, yeni tatlar ve yeni hazları…

Hayat oburluğu, haz obezitesi de iyi bir şey değildir kuşkusuz… Kimilerinin onca hızdan “durup ince şeyleri düşünmeye” vakti yoktur bildiğimiz gibi… Hem öyle derin bir iç sıkıntın varsa nereye gitsen, kiminle olsan, neyi tatsan da seninle birlikte gelir bu… Bir de başkaları acılar çekerken sürekli hazları kovalamak da biraz ayıp sayılmaz mı?

Yine de elden geldiğince kendini ve sevdiklerini şımartabilmeli insan. Mutlu etmek ve mutlu olmak öylesine basit bir şeydir ki bazen. Küçük bir yaratıcılık, küçük bir sürpriz, anımsadıkça insanı gülümsetecek bir anıya dönüşebilir. Yaşanmaya değer bir hayat güzel anlar toplamından başka nedir ki zaten?

Ben derim ki bu Pazar günü kendinizi ve sevdiğiniz birini heyecanlandıracak bir şey yapsanız, sıradan geçebilecek bir günü özel kılsanız mesela…  Kimileri her şeye fazlasıyla sahip olmuşlardır, onları heyecanlandırmak zordur biliyorum. Kimileriyse sadece bir şeye, mesela bir aşka saplanıp kalmışlar ve onun dışındaki hiçbir şeyden heyecan duymaz olmuşlardır. Sonsuz hazlar ve keyifler toplamı bir hayatı hatırlatmak gerekir onlara da… Mutluluk için tek bir seçenek olduğu kanısına kapılanlar bilsinler ki hiç de öyle değildir; sonsuz seçenekler dünyasıdır bu…

Küçücük bir dokunuşla, bir bakışla birden değişir dünya… Sonra bir gülümseme yerleşir yüzümüze ve bir başkasını gülümsetir bu, sonra da o bir başkasını ve hayal bu ya, sizin başlattığınız gülümseyiş zinciri  belki bir süre sonra sizinle iletişimi kesmiş bir sevdiğinize varır.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1046 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler